18 Nisan 2014 Cuma

cumaları -- 471.

6 nisan'da macaristan'da meclis üyeleri seçimi geride kaldı. sonuçlar beklenmedik olmadı. viktor orban'ın milliyetçi eğilimli partisi oyların yüzde 45,5'iyle 199 kişilik meclise 133 üyelik kazandı. sosyalistlerin önderliğindeki beşli birleşikler yüzde 26,5 oy oranıyla 38 üyelik kazandı. seçime katılım yüzde 62 oranında çok düşük oldu. seçmenlerin yüzde otuzsekizi oy kullanmadı. dışarıdan gözlenince çarpıcı sonuçları kabaca sıralayabiliriz: birincisi viktor orban'ın hıristiyan demokrat partisi 2010 seçimlerine göre, 450 bin oy yitirirken, mecliste temsilci üye sayısı 118'den 133'e yükseldi. oy kullananların yüzde 45,5 oranıyla mecliste yüzde 67 temsile yükseldi. birinci partinin, 450 binlik oy azalmasının, 300 bini ikinci büyük siyasilikte toplanmasına karşın ikinci partinin meclisteki üye sayısı azaldı. üçüncü parti, anti-semitik eğilimli siyasilik, bir önceki seçime göre 150 binlik oy artışıyla, bir önceki seçime göre, üye sayısı da arttı. dördüncü parti olan liberallerin oy sayısı da, üye sayısı da azaldı. sonuçta, yüzde ellibeş oy toplamı, mecliste yüzde otuzüçle temsil edilecek. ikinci partiyle üçüncü partinin oyları sayıca da, oran olarak da birinci partinin toplamından çok. oysa, siyasi gelenekler ve toplumsal dayanaklar olarak, birinci parti ile üçüncü parti yakın olabilecekken iki parçalar. benzeri biçimde, ikinci siyasilik ile dördüncü siyasilik birleşik olsa da yüzde otuzu bulamıyor.

viktor orban da, avrupa'nın ortasında, avrupa birliği'nin tepkisini çekmeden "seçim yasası" oyunlarıyla, "anayasa" yenilemeleriyle, tek parti, tek adam oyununu sürdürüyor. viktor orban'ın 2014 seçimlerindeki enson oyunu da macaristan dışında yaşayan macaristan imparatorluğu artıklarını, seçmen olarak yazdırıp, oylamada katılımlarını sağlamasıydı. macaristan'ın sınırları içinde yaşamamış bu seçmenlerin, seçmen yazımıyla oysayımı seçimlerin en karmaşık ve tartışmalı sorunlarından biri oldu. öyle görünüyor ki, macaristan, kendi sınırları içinde bu seçim yasası oyunlarıyla bir süre daha gidecektir. sanayileşmesi gelişmemiş, üretimi kısıtlı macaristan toplumunda, iktisadi duraklama da yaşanan gerçeklik. 1945'ten 1989'a yaşanmış, zorla bastırılmış toplum, eskiye hayır diye, niteliksiz bir çoğulculuk içinde, 1990'dan bu yana her dört yılda bir, macar milliyetinin yüceliği kısırlığında dönüp duruyor. abd/ab, kendilerine bulaşmayan bu döngünün, uzaktan seyircisi konumunda, viktor orban'ın iktidarını sorun olarak küreselin gündeminde tutmuyor.

afganistan seçimlerinin sayımında iki hafta geride kaldı. yüksek katılımlı seçimin sayımı üç dört hafta daha sürer diye bekleniyor. hindistan'da, altı hafta sürecek seçimlerde, ikinci haftası da geride kaldı. dört hafta sonraya kalan bölgelerin de oylarını kullanmasından sonra, 800 milyonluk oy sayımına göre yeni siyasilik belirlenecek.

abd'de 2014 ara seçimler yılı olarak 4 kasım'a odaklanmış durumda. demokratlar, temsilciler meclisi'nde yeniden çoğunluk olma uğraşında yeterince umutvar görünmezken; cumhuriyetçiler, temsilciler meclisi'nden öteye senato'da da çoğunluk olacaklarına daha iyimser görünüyorlar.

türkiye'de, yerel seçimlerin tamamlanmasıyla ortaya çıkan seçim-sayım sonuçlarının getirdiği dört parçalı görünümü her siyasilik kendine göre yorumluyor. ortak değerlendirme olarak, dört parçanın da kendini yenilmiş ve gerilemekte görmüyor olduğunu görüyoruz. akp'den kaçan oyların etkisizliği ile akp dışındaki üç siyasiliğin belli yörelerin dışında siyasi çalışma yapmaması ve oy almaması da da ortada duruyor. dört siyasilik de, kendi dışında, siyasi birleşiklik içinde açıktan arayışta görünmüyor. türkiye'nin siyasi geleneklerine göre, birinci siyasilik akp ile ikinci siyasilik chp'nin birleşikliği sözkonusu değil. akp-chp birleşiklik arayışından öteye uzlaşık da değil; ayrıca, karşıtlık, uzlaşmazlık olarak ortada duruyor. seçim öncesinde olmayan birleşiklikler ya da birliktelikler, bundan sonrası için de siyasi çabayı gerektiriyor. akp ile hdp/bdp birlikteliği ve chp-mhp birlikteliği olabilirlikleri en yakın olarak öngörülüyor. uzak olabilirlikler olarak da akp-mhp ve chp-hpd/bdp birliktelikleri konu edilmiyor.

chp-mhp olabilirliği ancak ve ancak akp-hdp/bdp birlikteliğine karşıt olarak olabilir dersek önemli bir öngörüde bulunmuyoruz. benzeri biçimde, akp-mhp birlikteliği de, anında chp-hdp/bdp birlikteliği arayışını getirmez dersek de önemli bir öngörü değildir.

birbiriyle uzlaşmaz ve yakınlaşmaz dört parçalılığa bakarak, türkiye'nin bölünmüşlüğü ve parçalanmaya yönelmişliği sonucunu çıkaranların dayanaklarının türkiye'nin içinden çok türkiye'nin dışından dayatılan gerçeklik olduğunu görenleri, önemsemezlerin ortalıkta çokça olmasına yanılmamak gerekir. doğu ve güneydoğu'daki akp türkiye değil mi? büyük kentlerde yüzde üç ile beş oranında oy alan hdp/bdp türkiye dışı mı? chp'nin, türkiye'nin önemli yöreselliklerinde, yüzde ikilerin altına düşmesini, chp'nin türkiye partisi olamamakla açıklamak kolaycılığını da, türkiye gerçekliğinin değişmezliği olarak değil, bir sürelik olarak almak gerekir.

bundan sonrasında ne olur? olabilirliği en yüksek olanı dört parçanın da kendi içlerinde parçalanmasıdır. o parçalanma neden ve nasıl olur öngörmek zordur. o parçalanmalar olduğunda, yeniden bileşimlerin olması kaçınılmazdır. kendi içindeki parçalanmaların öteki parçalanmalarla yeniden birleşimleri bir sonraki siyasetin başlangıcı olacaktır. o siyasiliğin gecikmesi, bugünkü değişmez dört parçalı donmuşluğun sürdürücüsüdür.

türkiye'de siyasetler içi tartışmalar, uzlaşımdan çok, parçalanmışlık ve yokoluş olarak yaşanır. tartışma sonrasında birliktelikle sürdürme beklemek yanlıştır. bugün de, tartışmalar yaşandıkça, yaşanınca benzeri olacağını öngörmeliyiz. her siyasilik kendi içindeki tartışmaları ötelemekle oyalandığından tartışma yaşanmıyor görünüyor ve partiler yapay birlikteliklerini sürdürüyor.

dört siyasiliğin de, kendi içinde, tartışma içinde olduğunu düşünmemiz gerekir. birindeki parçalanma, ötekilerindeki parçalanmaların da hızlandırıcısı olacaktır.  henüz izleri görünmeyen bu parçalanmaları bir yana bırakıp, somuttaki olanlara bakarsak  ne görüyoruz?

genel halkoyuyla belirlenecek cumhurbaşkanlığı seçimi öncelikli ve tek siyasilik olarak yaşanıyor. bilinen tek gerçeklik: halkoylaması yapılacak ve adaylardan yüzde elliyi bulan olmadığında, ikinci oylama yapılacağıdır. adaylar kişisel midir; parti adayları mı olacaktır? adaylık yeterliliği ölçütleri nelerdir bilinmiyor. ayrıca, adayların seçim çalışmalarında kişileri adına mı, siyasilikleri adına mı oy isteyecekleri ya da siyasi çalışmalarının giderlerinin nasıl oluşacağıyla denetlenebilirliği de bilinmezdir.

halkoyuyla seçilecek cumhurbaşkanının halkın tümünün cumhurbaşkanı olmasıyla; yalnızca seçmenlerinin başkanı olmaması nasıl sağlanabilir? cumhurbaşkanı seçme "usulünde" değişim oldu ama, seçilecek cumhurbaşanı'nın sorumluluk ve yetkilerinde anayasal değişim olmadı. bugünden sonra da, tbmm'de anayasal değişim ya da halkoyuna başvurulacak anayasal değişim beklemek yanlış olur. seçilecek cumhurbaşkanı'nin tbmm'yi dağıtma yetkisi yok. tbmm'den, yeniden seçimleri gerektirecek meclisi boşaltma düşünülemez. o zaman?

türkiye, cumhurbaşkanlığı seçimi diye basbayağı ve apaçık bir anayasal bunalıma yönlenmiş durumdadır. 

akp'nin tek adayla seçime gitmesi nasıl sağlanır? akp'nin cumhurbaşkanı adayı nasıl belirlenecek? bunun ne örneği var; ne de tanımı var. akp'nin kendi içinde kargaşadan tek adayda birleşerek çıkması olasılığı yüksektir diye öngörsek de; tek adayda uzlaşamama olasılığı da vardır demek yanlış olmaz. belirleyici olan da, bu olasılıkların olmasına değin yaşanacak siyasiliktir diye düşünmemiz gerekir. akp'den tek adaydan çok aday çıkmasının getireceklerini akp egemenleri de kestiremez. ola ki, akp, tartışmasız ve tek adayda uzlaşık seçime katılırsa, akp'yle birleşecekler mi akp'ye karşı birleşenler mi tartışmasına başlayabiliriz. 

akp'nin adayı oluşmadan, öteki siyasiliklerin adaylarla ilişkilendirilmeleri boşuna eylemdir. belirleyici olan: akp'nin adayının nasıl oluşacağıyla tek aday mı olacağıdır. cumhurbaşanının yetki ve sorumlulklarının genişletileceğini beklemek yanlıştır. akp'nin içinde yaşadığı ve yaşayacağı kargaşa açıktır.

18 nisan 2014, college station, texas.