4 Nisan 2014 Cuma

cumaları -- 469.

abd/ab için, uzun sürede, içinden çıkamayacakları sorun kırım'da ortaya çıktı. 1989'dan bu yana, rusya, ilk kez suriye'de, abd'yle ab'ye dur diyebilme fırsatını bulabilmişti. abd/ab, suriye'de duraklamanın ardından, ukrayna'da rusya'yı geriletmeyi zorladılar. rusya, abd/ab, suriye'den sonra ukrayna'da sıradan ve beklenmedik denemeyecek bir güç gösterisine girişti. sonunda, abd/ab, suriye'de rusya'yı geriletememenin ötesinde, ukrayna'da da geriledi ve kırım oldubittiyle rusya oldu yeniden. putin rusya'sı, saddam'ın ırak'ı değildir; kırım da, abd/ab için kuveyt değildir. saddam kuveyt'ten sonra suudi arabistan'a dönecektir korkusuyla korkutmacası; abd/ab'de toplumlarında, kırım sonrası, ukrayna'nın yarısı, sonra da, ukrayna'nın tamamı rusya olur korkusuna denk gelmiyor. rusya'nın g8'den elenmesi, rusya için istenmeyendir ama, g8'de rusya varlığı, hep eğretiydi. yapay birliktelikler yürümüyor.

afganistan'da, 5 nisan'da devlet başkanlığı seçimi yaşanacak. afganistan'daki seçimler, öncelikle, afganistan için önemlidir. çok açıktır ki, seçimler, abd için de, afganistan düzeyinde önemlidir. ya rusya, ya iran, ya ab ya da çin için önemsiz mi? türkiye için önemli değil mi; suudi arabistan için önemli değildir denebilir mi?

türkiye'de yerel seçimler, salt türkiye'yle kısıtlı ve türkiye'yi belirleyecek değildi. 30 mart seçimleri yerelden öteye, küresel karşıtlıklar bağlamında yaşanacaktı; beklendiği gibi gelişti ve gerçeklendi. abd/ab, türkiye'deki 30 mart seçimlerinde, olabildiğince, ortalıkta, açıkta olmamayı yeğledi. türkiye'de iktidarda ve iktidarı kilitleyen erdoğan, 1 haziran 2013'ten 30 mart'a değin karşıtlarını küreselin türkiye'deki uzantıları, işbirlikçileri olarak tanımladı. 30 mart sonuçlarına bakarak erdoğan kazandı diyebilir miyiz? türkiye, abd/ab ekseninde yaşadığı 1945 sonrasından bugüne, ilk kez, abd/ab eksenine karşı siyasi duruş geliştirdi. 1973 ve 1977 genel seçimleri öncesi ve sonrasında, ecevit'li chp abd/ab'yi karşısına almamıştı. 2002'yle başlayan akp siyasiliği de, 2013 yerel seçimlerinde, ilk kez abd/ab'ye karşı açık siyaset geliştirdi.

küresel'de, 1989'dan bu yana yinelenerek paylaşılan yoklamalarda, türkiye'de abd'ye direnç yüzde ellilerin üstünde sürüyordu. 30 mart seçimleri sonrasında türkiye'de abd/ab karşıtlığı nasıl etkilenir bilemeyiz ama, akp için bir açmaz ve bir seçim yapma zorunluluğu yaşanacaktır. 30 mart seçim sonuçlarına bakıp da, akp siyasiliğinde oylarını biriktirmiş olanlar abd/ab karşıtıdır; akp karşıtları da abd/ab işbirlikçileridir denemez; o değerlendirme ve çıkarım yanlış olur. şunu daha kolay söyleyebiliriz: akp ve yandaşlarıyla destekçileri için, 2002'den bu yana abd/ab'yle ilişkilendirmede inandırıcılık giderek azalacaktır. abd/ab'nin, 1 haziran 2013'den bu yana, erdoğan'dan ve akp'den uzak durmaya yöneldiğini öngörebiliriz. bu yeni durum sürekliliğe dönüşür mü ya da akp yönetimince sürdürülebilir mi? yeterli verimiz yoktur ama, akp istese de o uzlaşım esnemiştir. erdoğan yeniden uzlaşım arasa da, abd/ab sütten (1 haziran'dan bu yana) yanık olarak özlenen yoğurta (uzlaşıma) yatkın olmayacaktır.

türkiye'nin bundan sonrasında, akp sonrasında, olmak isteyenler için de sorun akp'den kolay ve açık görünmüyor. akp karşıtları için zorluk açıktır: hem abd/ab adına olacaksınız; hem de akp'nin 2002'den bu yana olan görünümünde olmayacaksınız. türkiye'de seçmenlerin akp'den kopmayışlarında akp'nin türkiye'nin çıkarlarından yana olduğu gösterisini geriletmek kolay olmayacaktır. türkiye'de akp'ye karşıtlar yüzde ellinin üstündedir ama, abd/ab karşıtlığı da yüzde ellinin üstündedir. akp'liler tümden abd/ab karşıtı değildir; akp karşıtlarının tümü de abd/ab yanlısı değildir. türkiye'de siyaset yapanlar için zorlu bir açmazdır bu. akp karşıtlığnızı abd/ab'ye dayandırarak iktidar olamazsınız; akp'yi, abd/ab karşıtı göstererek de akp seçmenlerinden oy çalmanız zordur.

türkiye 1945'ten bu yana ilk kez bu seçmede düğümlenmiştir. sonunda hem türkiye seçmeninin bağımsızlık kıvancına, tutkusuna öncülük edeceksiniz; hem de abd/ab ile karşıtlaşmayacaksınız. akp, bağımsızlıkçı görünürken abd/ab ile karşıtlaşabilmeye gitmektedir. akp'yi, abd/ab ile karşıtlaşma kararlılığını kolaycı ve küçümseyici varsayamazsınız. bu seçme bunca açık, ilk kez kitleler sunuldu. akp karşıtları abd/ab'yle oldukları için oylamadılar adayları. akp seçmenleri ise gündelik çıkarlarını ve akp'yle kazanımlarını türkiye'nin abd/ab uzantılarına karşı oldukları varsayımıyla kullandılar.

30 mart seçimleriyle ortaya çıkan durumu değerlendirmede, her zaman olduğunca, çok yönlü ikili değerlendirmeler yapılıyor. örneğin, bir yandan, akp tartışmasız kazanmıştır değerlendirmesi var: akp kazandı diyenler, akp yanında da, akp karşıtlarında da egemen konumdadır. bir de, akp'nin kazanmadığını söyleyenler vardır: bunlar da, akp içinde de azdır; akp karşıtlarında da azdır.

türkiye'de, 31 mayıs 2013'ten 30 mart 2014'e değin yaşananlar seçimleri etkilemiştir. etkilememiştir diyenler, seçimler için beklentileri gerçekçi olmayanlardır. 31 mayıs 2013'ü yaşamış türkiye yaşanmasaydı, akp yüzde ellibeşleri bulurdu diyenlerin verileri de, kanıtları da geçersizdir. benzerini, akp karşıtlarının oyları yüzde kırkbeşleri bulmazdı demek için de söyleyebiliriz. unutmayalım; gezi ayaklanması'nın ilk ve en kalıcı şiarı: "bu daha başlangıç!" olmuştur. 30 mart seçimleri başlangıçtır. akp, 30 mart'la ilk kez gelecek hedeflerini, yeniden tanımlayacaktır. erdoğan, uzlaşmaz biçimde, benden yana olmayanlar benim karşımdadır gerilimini sürdürecektir. erdoğan için, akp için belli hedefler için, geçici uzlaşmalar evresi geride kalmıştır. tümüyle ve hep benden yana olanlar, olacaklar için akp varolacaktır diyecek erdoğan'ın; hergün çevresinden azalma yaşanacaktır.

akp karşıtları için akp ve erdoğan birincildir. akp karşıtlarının erdoğan'ı ve akp'yi etkilemeleri olanaksızdır ve geride kalmıştır. akp karşıtları için kendi içlerindeki uzlaşımı kalıcı ve akp'ye karşı birleşik kurma sürecindeyiz. nasıl olur ya da bu ne demektir? akp'den kopacakları şimdilik öteleyelim. akp karşıtları chp, mhp ve bdp nerede ve nasıl uzlaşabilir? sorun chp'dedir öncelikli olarak. chp'de bdp'yle olabilecekler azdır; mhp'de de yoktur diyebiliriz açıkça. bdp tümüyle akp'yle olacaktır gerçekliğini yaşanmadan bilemeyiz. chp ile mhp birlikteliğinin oluşumunda, chp çoğunluğu mu, mhp çoğunluğu mu belirleyici olur? chp-mhp istemeyenlerin olacağı açıktır. chp'yle olamayacak mhpliler ile mhp ile olamayacak chpliler nereye gidecektir? bdp'den akp'yle olamayacaklar ne olacaktır?

30 mart seçimleri sonucunda ilk değerlendirme şudur: türkiye dört parçalıdır ve parçaların biri yüzde kırkın üstündedir. bir parçanın ise yüzdesi, türkiye genelinde, yüzde onu bulamayacağı kesindir. öteki iki parçanın ise, birlikte olmaları anında yüzde elli olmaz. türkiye'de kalıcı bir değişim için de, akp'den çözülme hem gereklidir; hem olmazsa olmazdır. chp-mhp birlikteliği, anında değil ama, olabilir gelişirse, akp'de, bdp'de de çözülmeye dönüşür.

30 mart'ta her parçanın, kendi içindeki tartışmaları sonucu yaşadığı gerilemeler önemsizdir. 30 mart'ta önemli kazanım gösteren ve öne çıkan da olmamıştır.

30 mart seçimlerinin gösterdiği iki gerçeklik vardır: türkiye'de seçmenler oylarıyla katılımda bilinçlidir, inançlıdır. türkiye'de seçime katılma geleneğiyle katılma gücüne ençok saygılı akp'nin, o katılım gücünü, iktidarı ve demokrasiyi salt kendi için kötüye kullanma gücünü de bulması gerçekliğinin getirdiği sayım yolsuzluklarının aşılması kolay olmayacaktır. akp'nin seçimleri salt oy çokluğuyla kazanmadığı kuşkusu, akp için, bu seçimde en yüksek düzeydedir. akp'nin gücü salt oy çokluğu değildir diyenlerin karamsar olması gerekmez. seçimleri oy çokluğu ötesinde kuşkulu kazanmanın da sınırı vardır.

30 mart seçimleri 2002'yi değiştirmemiştir ama, 2002'nin değişebilirliği, her anlamda, 30 mart'ta yaşanmıştır. türkiye'de dört parçalı siyasette duraklama noktasındayız. bir sonrasında dağılma olacağı kesin değildir ama, olabilirliği vardır. olanın ne olduğu konusunda değerlendirmeler dağınıktır. ne olabilir ya da olmalıdır konusunda öne çıkanlar ortada değildir ama, çıkacaklarını düşünebilmeliyiz.

türkiye için seçim öncesi pekçok sorunlar vardı. o sorunlar dağ gibi önündedir türkiye'nin. güneydoğu'daki isyan dün neredeyse, 30 mart sonrası da birincil olarak türkiye'nin önündedir. akp'yle isyanın sonlanamdığı da, sonlanmayacağı da ötelenemeyecek gerçekliktir. türkiye'nin ırak sınırından sonra, suriye sınırında savaş olasılığı 30 mart'la gerilememiştir. 30 mart'la, akp'nin savaşa gitmesinin; akp için de, türkiye için de, cumhuriyet tarihinin, en zorlu sınavı olacağı görülmüştür. akp'nin karşıtlarından yanına katarak türkiye'yi savaşa sürükleyemeyeceği açıktır. türkiye'de, kamu kaynaklarının siyasi yandaşlarla, özel çevresine aktarılması gerçekliğinden akp'nin uzak durmadığının, 30 mart sonuçlarıyla aklanmayacağı biliniyordu; bilinenden öteye ortadadır ve üstü örtülemeyecektir.

30 mart seçimleriyle, akp'nin yolsuzluk, savaş ve parçalanma konusunda akp olarak başedemeyeceği yaşanmıştır. akp'nin, 30 mart sonrasında zulüm ve baskıdan uzak, demokrasi içinde, yasallığı koruyarak, anayasal kurumlarla uyumlu sürdürebilmesi olanaksızlaşmıştır. akp, demokrasi içinde özgürlükçü ve uzlaşıcı olmayacaktır derken, türkiye'nin de zorlu günlerden, kötü yönetimden kurtulamadığı seçim sonrasındayız bugün. akp'nin iktidarı uzarken, akp'nin iktidardan uzaklaşmasını isteyenlerin çoğalmasının durmayacağını güvenle öngörmeliyiz.

4 nisan 2014, college station, texas.