21 Şubat 2014 Cuma

cumaları -- 463.

1989 sonbahar'ı günlerinde değiliz. "arap baharı" ise birbiri ardından gelen soğuk dalgalarıyla, erken bahar etkisinde, yanıltıcı yaşandı. libya paramparça olduktan öteye suriye'de karakış kalkmak bilmedi.

türkiye'de yaşanan gezi olayları ve ertesi "arap bahar"ı sonrası olmasının ötesinde "arap baharı" ile doğrudan ilintili değildir. 2013 haziran'ında yaşanan brezilya sokak gösterileri de türkiye'yle doğrudan ilişkili değildir; tayland'da yaşananların myanmar'la hindistan'la ilişkisi kurulabilir ama, suriye'yle ukrayna'yla ne ilişkisi olabilir? venezüella ile türkiye ve ukrayna nasıl birlikte düşünülebilir? abd'nin her olayla ilgilenmesi ve her olay için cia'nin ilgili birimleri olması yeterli değildir açıklamada. ayrıca, abd'nin belirleyici olduğu da, olacağı da; bu sokak çatışmalarının, abd merkezinden eşgüdülen saldırılar olduğu düşünülebir ama yanıltıcıdır. öyle görünüyor ki, sonunda, tümünden abd en kazançlısı değil; tek kazançlısı da olabilir. neden?

abd'nin içerisinde gündemden başlayalım. nedir abd'nin günceli? abd'de, ukrayna'da sokaklarda isyanda olanlar kırılırken, neden yanlarında olmuyoruz diyenler var; burası açık. abd başkanının da, her sokak gösterisinde, geçici çözüm olasılığı belirdiğinde: iki yanı da, karşıtlıkların uzlaşımla çözülmesi yanlısı çağrıları eksik kalmıyor. bu, abd'nin kazanmasının bir açıklaması oluyor. abd, her ülkede, ayrı insan kümeleriyle, iç karşıtlıklarda, öndekilerle uzun süreli ilişkilerle doğal bağlaşıklıklar, işbirlikçiler bulabiliyor. bunlardan yola çıkarak da abd bunları sokaklara yığıyor diyemeyiz; demeye kalkınca, ukrayna'nın yanukoviç'i, türkiye'nin erdoğan'ı, suriye'nin esad'ı, venezüella'nın maduro'su, mısır'ın mursi'si, tayland'ın şinivatra'sı konumunda oluruz.

1989 öncesinde, ikili karşıtlıkta birinde ortaya çıkan karşıtlıkta yeriniz, yanınız açık oluyordu: sovyet yanlısı olarak destekliyor ya da antiemperyalizm kolaycılığında açıkladığınızı sanıyordunuz; amerikancı olarak sovyetçiler'in yenilmesinden yana olabiliyordunuz. ne abd, ne sovyetler diyenler de oluyordu. 1989'la değişenin anlaşılmadığını söyleyebiliriz. şunu da anlayabiliriz: emperyalist "emeller" değişmez, vb. bunlar yetersizdir 1989 sonrası karşıtlıklarını değerlendirmede.

şu anda, sokakları ateşler, kanlar içinde olan ülkelerin neredeyse tamamı abd'yle savaş durumunda değil. abd'nin çıkarı ve beklentisi abd çıkarlarının güvencesini geliştirecek abd ile çıkarını birleştirmekten eksiklenmeyen yerel işbirlikçilerin "despot"lara karşı kararlı ve gerilemeyen direnişte olduklarıdır. isyan konumunda olanların abd'yle olmasını abd için oldukları eşitliğine zorlamak yanlış olur.

aylardır türkiye'yi değerlendiriyoruz; yine, yeniden nice döneceğiz türkiye'ye. 

önce ukrayna'yı değerlendirelim kısaca. ukrayna'da yaşananlardan despot konumunda ve kendi yurttaşlarını suriye'nin esad'ının zalimliğinde kurşunlayan eli kanlı yanukoviç'in gücünün sonuna gelindi. her an, her gün yanukoviç'in bir daha tarihteki eli kanlı zalimlerin çöplüğünde sonlanacağını söyleyebiliriz. yanukoviç'in kanlı sonunu abd ile açıklamak yanlıştır demenin ötesinde faşist ulusalcıların iktidarı izleyecektir demek de yanlış olacaktır. sıraladığımız ülkeler içinde yakunoviç'ten elleri daha kanlı olan karşıtların olduğunu biliyoruz. o zaman nedir sorun; nedendir bu karşıtlık? ukrayna'daki karşıtlık, bin yıllık karşıtlıktır. yakunoviç'in gitmesiyle bitecek değildir. yulia timoşenko'nun hapisten salıverilmesiyle ukrayna'da abd iktidar olacak değildir. ukrayna nüfusunun yüzde yirmiyi bulan azlığı, rusya'nın despotunun zorlamasıyla, ukrayna'nın egemenliğini rus çıkarlarıyla birleştiremez. ukrayna rusya'nın uzantısı olamazdı; olmayacaktır.

2014 aralık'ında seçimler nasıl gelişir bilemeyiz ama, geçiş sürecinde de, seçim sürecinde de, seçim sonrasında da "rusya" karşıtı bir yönetim ukrayna'da barışı süreklileştiremez. ukrayna'nın yüzde yirmisini ukrayna'da rusya'ya süremezsiniz. ortodoksluk katoliklik karşıtlığında gerilimle toplumu yönetemezsiniz. ukrayna sorunu türkiye'ye benzemez ama, özenle izlememizi gerektirir. rusya'nın ukrayna'da kazanması olanaksızdır ama, rusya'yla uzlaşıklık bulununcaya gerilim yatışmayacaktır. sanıldığı gibi, kimilerinin yanlış umutlarıyla geliştirdiği gibi federasyonlar, kantonlar, özerklikler de ukrayna'da çözüm değildir. ukrayna'da tarihin birikiminde güçlü yıkılmaz bir ulusal bilinç vardır. ölmeyi de, öldürmeyi de göze almışları "faşizm" demekle kendi huzurunuzda kendinizi yanıltırsınız. ukrayna'da uzlaşık bir çözümün getireceği bir sonrası da belarus ve rusya federasyonları'nda despotluğun, zalimlerin gerilemesi olmalıdır.

türkiye cumhuriyeti'nin çıkarı da, güvenliği de ukrayna'da yakunoviç'in geriye gelmemecesine sonlanmasıdır. ukrayna'da bitmeyen başlangıç yılmadan sürecektir. yanukoviç yönetimi ve sonlanması erdoğan yönetimi için düşündürücü ya da öğretici olur mu bilemeyiz demeliyiz.

venezüella, ukrayna'ya göre türkiye'ye daha uzaktır.  venezüella'nın maduro'su da, kırmızı gömleklileri de, iktidar süreci de, bileşimi de ve venezüella'nın sınıf katmanları da türkiye'ye benzerlik göstermez. yine de: türkiye'yi ilgilendirmez diyemeyiz.  nasıl ki, erdoğan, türkiye'ye müslüman ahlâkı diye akp ahlâkını yüzde elli oy aldı diye dayatamazsa; maduro da, adaletsiz gelir bölüşümü diye chavez sosyalizmini yüzde elli oygücüyle dayatamaz. kentlerin çoğunluklarını, geliri bölüştürme diye kırlardaki oygücünle zorla gelir gerilemesinde toplumu gerilim içinde yönetemezsin. yoksa, sokaklar, meydanlar, meclisler zorla kaldırılamaz; tutuklamalarla, baskılarla, zoryönetimle yürütme olmaz. sorun maduro'nın gidip gitmeyeceği değildir bundan böyle; sorun, kentlerin egemenleri yeniden çoğunluk olduklarında gelir bölüşümünde adil olmaya özenle olacaklar mıdır?

ukrayna'da da, venezüella'da da uzlaşım olmadan gerilim bitmez. biri gidip, karşıtı gelmesi değildir özlenen, gereken değişim. gerilimin bitmesinde uzlaşımı gerçekleyecek siyasi bileşimler oldubittilerle, geniş ve uzlaştırıcı gerçeklenmezse geçiciliklerle oyalanma sürecektir.

ukrayna, venezüella ve tüm kalkışmaların ardındaki toplumsallıkları, tarihsellikleri, siyasilikleri kolaycı, ulusallık, liberallik, sosyalizm, abd, rusya ve benzeri açıklamaların ötesine taşıyacak akıllar günümüzde azdır.

cenevre-2'den sonuç alınmayacağı ilk öngörüydü. cenevre-2'den çıkan tek sonuç aman uzak düşmeyelim, yeniden toplanmayı sürdürelimden öteye olmamıştır.

21 şubat 2014, college station, texas.