türkiye'de yerel seçimlere giden günler hızla azalıyor. akp'yi desteklemiş yığınların aklı konusunda kuşkular egemen.
1946'dan bu yana, sandıklı, seçimli nice seçimlerden sonraki ilk deneyim güvensizlik oluyor. akp'nin türkiye'yi neden kötü yönettiği konusunda onca etkinlik, onca tepki var ve umutsuzluk yaygın. yerelde siyaset yapanlar da, ulusal düzeyde söylem de, akp karşıtlarında, akp'nin, özellikle de erdoğan'ın geriletilmesi isteminde uzlaşımda. eksik olanı ise akp temsil ediyor: siyasette uzlaşımda, istemin ötesine gitmede yüreklilik. akp, çekirdek örgütünü tartışmasız korurken, birbirine benzemez adayları çevresinde toplamayı sürdürüyor. akp içi demokrasi vardır yoktur ya da gizlide işliyor eleştirisinde haklılık payını kıyıya koymak gerekir. şurası açıktır ki, adayların seçimi diyelim, atanması sayalım, uyumlululuk, onca akp karşıtlığına karşın, sürdürülüyor görüntüsündeler.
akp için gözlediklerimizi, mhp ve bdp için de yineleyebiliriz. chp için yinelemekte duraklamak zorundayız. türkiye'yi belirleyecek büyük kentlerde de, chp'nin yıllardır olamadığı chp uzağındaki yerelliklerde de, yeni bir siyasi işleyişin, inandırıcı aday belirleyiciliğinin, yerel yönetimler için yeni hedeflere göre aday belirlendiğinin söylenmesine uzağız. kimse çıkıp da, chp'nin canlı bir parti olduğunu, tartışmaların olağanlığını savunamaz. chp parti içi ayrımlarında da, parti dışından uzlaşabilecekleriyle de açık, inanılır, güvenilir bir seçim çalışması yapmıştır diyemeyiz. adayların belirlenmesinde yaşanan belirsizliklerin, seçim süresinde değişmesinin de zor olacağını öngörebiliriz.
ya partisiz olmayı övünç ve kıvanç konusu yapmış olanlar? bir de, bizden temizi yok diyen küçüklüklerin, yok düzeyde kalan etkisizliklerini nasıl değerlendirebiliriz?
başlangıç noktalarının yanlışlığını biliyoruz: akp'nin çözülmezliğine inançla akp kitleselliğini tümden karşıya almakta bir değişim yok. bir yandan erdoğan'a eleştiride yolsuzlukla seçimler ilişkisizdir diye yüklenirken; bir yandan da, onca yolsuzluğa karşın nasıl olur da akp'de yığılmaktan uzaklaşamazlar sorgulayıcılığı? akp kitleselliği, yolsuzluklarla, akp'yi seçme konusunu birbirinden ayrı tutmayı seçim sonrası da korur mu? 30 mart öncesi söylenenlerin geçerliliği önyargıdan öteye olmaz.
erdoğan aklı: yolsuzluk ayrıdır, 30 mart seçimleri ayrıdır siyasetinde yoğunlaştı. akp karşıtlarından chp ile mhp içinse, akp'nin seçimlerden oyçokluğuyla çıkması yolsuzlukları yargısızlığa götürmez. akp yerel seçimlerden güvenli ve akp karşıtları ise yerel seçimlerden umutsuz derken dayanak budur. akp seçimlere yönelik çalışırken; akp karşıtları sonu ve işleyişi belirsiz yolsuzlukları seçimden ayırmış seçimden çok yolsuzluklarda takılmıştır. seçimler sonrası akp kazanmışlıkla da yolsuzluk yargılarından uzak duramaz ama, akp karşıtları yolsuzluk, yargılamalar dışında da siyasete dönebilir mi?
akpliler, seçimler sonrasında, yolsuzluklar halkoyuyla geriletilmiştir diyemez; derse de, inandırıcı olamaz ve gerilimi azaltamaz. akp karşıtları da, seçim sonuçlarına göre seçmenler yanıltılmıştır da diyemez; akp tabanı sonunda yolsuzlukları anlamıştır da diyemez. halkın oyu akp'de yolsuzlukları çoğaltmak için, yolsuzluk sürsün diye toplanmıyor. akp tabanının yolsuzlukların yargılanmasının sandık olmadığını bildiğini varsaymayanların, 30 mart'ta sandıkta olmayacağından öteye, 30 mart sonrası siyasetinde de olmayacağını düşünmeliyiz. yargıya siyasetin karıştırılması erdoğan'ın siyasetidir. akp'nin içinden erdoğan'ın siyasetinin sorgulanması yaşanacaktır. akp içinden sorgulama yaşanmadan, demokrasi işlerliğinde, türkiye'de, gerilimin sonlanması güçtür.
akp suriye'den sonra bosna-hersek'te de, türkiye'nin çıkarlarını, türkiye'nin akp çoğunluğundan öteye anlatmaktan kaçınmamıştır. türkiye'nin kıbrıs'taki direnci ve güvenlik gerekçeleri bosna-hersek'te de bir ve benzerdir. akp, türkiye yararına diye, türkiye'nin açık toplumunu inandırmadan, siyasi seçmeler uygularsa başarılı olamaz ve sonunda bosna-hersek de, türkiye de zarar görür.
14 şubat 2014, college station, texas.