türkiye'nin sorunları çoktur. türkiye'nin sorunlarından birisi de akp'dir. akp de, demokrasiyle gelip, demokrasi diye gitmemeyi siyaset yapan siyasiliklerden oldu. akp'nin direnci, uzun dönemde, türkiye için de, akp için de, demokrasi için de sorun olacaktır.
toplumlar değişir. siyasilikler değiştirici güç olarak vardır. değişim evrimi süreklileştirmeyi getirdiğince, gelişimlerin yıpratıcısı olduğu da çoktur. gelişimin yıpranmaya başladığı anlar, gelişimin tıkandığı noktalar da, anlar da, siyasiliklerin değişmesi öncesidir. türkiye'de, demokrasi içinde gerileyen ve gerileten siyasiliklerin gitmemek direncinden yaşananlar demokrasi tarihinin sayfalarını çoğaltmıştır. akp'nin gidişi, türkiye'nin, uzun dönemde, siyasiliğinin belirleyicisi olacaktır.
akp, türkiye gerçekliğinde, akp'nin gidişini "darbe"yle özdeşleştirmeye çabalıyor. akp karşıtı siyasilik "darbe" olarak görülüyor; "darbe" korkusunun ateşi yükseltiliyor. türkiye'de darbelerin çözümsüzlük olduğu biliniyor. geçici ve anlık çözümlerin, siyasetin bir sorununu çözerken, nicelerinin yaratacısı olduğu biliniyor. akp bu genel anlayışı zorluyor ve akp adına, "darbe" kalkanının ardına saklanıyor. öyle anlaşılıyor ki: akp de oyçokluğuyla kazanılmış gücün oygücüyle değişmezliğini öngörüyor. akp'nin demokrasi içinde yaşanmayacak siyasiliklerin seçmen yurttaşlarca sorgulanmayacağını varsayıyor. akp, işte bu noktada: türkiye'ye, akp seçmenlerine ve demokrasiye zarar verici konuma düşüyor.
akp, beş yıldır uzaklaştığı brüksel'e, ilk beş yılına benzemeyen konumda gitti geldi. akp'nin brüksel'de ve washington'da her görünmesi, akp iktidarı için, yeni bir yükseliş olarak sunulurken; ilk kez, brüksel'den, sorgu dolu, soru dolu dönüldü. akp, abd/ab'nin soru ve sorgulama gücünü türkiye'ye biçim vermek olarak algılamak ve yansıtmak istediğindendir bu durum. çok açıktır ki: ne washington'un, ne de brüksel'in türkiye'yi sorgulama gücü düşünülemez. soyut ilkelerle, somut gerçeklikleri doğru görmemiz gerekir. akp, abd/ab'nin sorgulama gücünün akp'yi olduğunca, türkiye'yi de zora düşürdüğünü görmek gerekir. akp de türkiye'dir ama, türkiye akp'den çoktur. akp, sorgulama konumundan, akp'ye siyasi güç oluşmayacağını görmesi gerekir. akp, siyasi olarak kuşatılma durumundadır. akp'nin kuşatılması, türkiye'nin de daralmasıdır; türkiye'nin de kısıtlanmasıdır. akp, türkiye'nin yarısından cayıp da, türkiye'nin tartışmalı yarısıyla direnemez. akp'yle türkiye'nin geldiği nokta budur. türkiye bu noktadan ileriye sıçrayacaktır. türkiye'nin akp'ye "mecbur" olmadığı yaşanacaktır.
demokrasiyi yaşama biçimi olarak yürüten her ülkede, her toplumda olduğu gibi; türkiye'de de seçimler ilk adımdır. 30 mart seçimleri akp'nin bitişi olmayacaktır ama, akp'nin bitişi ilk sezinlediği seçim olacaktır. 30 mart sonrası, akp için de, türkiye için de zorlu yaşanacaktır. akp'nin kendi içinden de, akp dışından da eleştirilmesine akp'nin dayanıklılığı ne olur? 30 mart seçimleri, anında, iktidar değişikliği getirmese de, iktidar değişikliğinin gereklerini de, olabilirliğini de, nedenlerinden çok nasılını da getirecektir. 30 mart seçimleri öncesi umutlu akp'nin umutlarında da değişim yaşanacaktır; akp'nin gitmezliği karamsarlığındaki umutsuzların umutlanacağı değişim yaşanacaktır.
türkiye'de, 30 mart sürecinden çok, 30 mart sonrası süreç bugünden öngörülemeyecek hareketlilikte gelişecektir. 30 mart sürecinde yaşananlar, 30 mart sonrasının değişiminin zorlayıcı ve hazırlayıcı adımlarıdır.
30 mart öncesinde yaşanmasa da; 30 mart'la türkiye'de siyaset dağılacak ve yeniden derlenecektir. tbmm'deki tüm siyasilikler, 30 mart sonrasında altüst oluşları yaşayacaktır. 30 mart sürecinde sessizleri oynayanlar da; 30 mart sürecinde tbmm'de birbirinin üzerine yürüyenler de, dağılacaklar ve derleneceklerdir. türkiye'de akp'yle adaletin de, kalkınmanın da, demokrasinin de yaşadığı zorlanmalar; yeniden, yeni güç dengelerinde tasarlanacaktır, yeni uygulamaların temeli olacaktır. türkiye akp sonrasına giderken; akp, kendi sonrasını önlemekte yasallığı da, anayasallığı da zorlamaktan öteye çözümsüzdür.
cenevre'2'nin toplnması önemlidir. beş artı bir diye bilinen güçlerin ve özellikle abd ile rusya'nın iran'ı, ırak'ı ve suriye'yi belirleme gücü var mıdır? abd'nin tek başına yetmediğini biliyoruz. abd'nin de, rusya'nın da tek başına yaptırımları, ötekinin yaptırımlarını önlemekten öteye değildir. abd'nin de, rusya'nın da istedikleri gerçeklenemez ama, istemediklerini gerçekleyebilecek bir güçlülük de yoktur. abd ile rusya'nın dışındaki tüm güçler için de benzeri öngörülmelidir: iran'ın istemediği, ırak'ın direneceği, suriye'nin askeri güç görmedikçe yoketmekten gerilemeyeceği yaşanmıştır. türkiye'de, türkiye'nin, neredeyse yüzyıllık geleneklerine aykırı düşlerle beklentiler geliştirenlerin cenevre-2'deki sonuçlara katılmama gücü yoktur. cenevre-2, türkiye'nin, ırak'ın ve suriye'nin en zayıf anında toplandı. ne yazık ki, zayıflıklardan yararlanmak isteyen güçler ve oluşumlar gelişmez umudu, türkiye'nin tek beklentisidir. suriye'de ateşkes ilk ve tek kazanım olabilir cenevre-2'de. sonrası, bir dizi siyasi değişimlerdir tüm bölgede. cenevre-2'de, bu noktada dağılma ise, suriye'de yaşananların daha yaygın, daha derin ve daha uzun sürmesidir.
cenevre-2'den tek başına kazanmış ulusallık olamaz. cenevre-2'den tüm ulusallıkların yitirmiş olması beklentisi en yüksek olasılık olmasına karşın, bu beklenti, kötümserliktir diye düşünülmelidir. cenevre-2'den iyimserliğimizi korumak en akıllı davranıştır.
24 ocak 2014, college station, texas.