evelyn matthei adını bir daha duyar mıyız? bilemeyiz. michelle bachelet adını önceden biliyorduk. 2006'da, katolik geleneğin etkinliğinin egemen olduğu ve evliliğin kutsallığından ödün vermeyen bir toplumda, iki çocuk bir arkadaşından, bir çocuk ikinci arkadaşından üç çocuklu bir anne olarak, şili başkanı seçilen bachelet, ikinci kez şili başkanı seçildi. 1938'den bu yana ikinci kez başkan seçilen ilk kişi. yaşamı daha da zengin, daha da etkileyici ayrıntılarla dolu. 15 aralık'ta ikinci aşamada şili seçimlerine katılan seçmenlerin yüzde 62'sini alarak seçildi. şili sosyalist partisi üyesi. 2006'da, şili'de başkan seçilmesi daha çok önemsenmişti; ilgi odağıydı. 2010'da süresi dolduktan sonra, birleşmiş milletler'de üst düzeyde görevde çalıştı. yaşamında nice etkinlikler, nice önderlikleri var.
şili'de, 11 eylül 1973'de yaşananları unutmak kolay değil. matthei ile bachelet 1973 öncesinden iki kız arkadaşlar. matthei ile bachelet'in babaları şili askeri gücünde önde görevlerde. matthei'nin babası pinochet'nin hava kuvvetleri komutanlığı görevine yükseliyor. bachelet'in babası da, allende'nin hükümetinde bakanlık yapıyor. en acısı da, matthei'nin babasının, bachelet'in babasının işkencesinden sorumluluğu biliniyor. ikisi de, babalarının kızları. önce 2006-2010 süresinde, şimdi de 2014-2018 arasında şili'nin iki kez başkanlığından öteye ilk kadın başkanı olarak seçildi.
yaşamın bilinmezlikleri çoktur. bunu da onlardan biridir diye bir süre anacağız. şili'de sorunlar çok; günümüzün yaygın sorunlarından olan, nitelikli, eğitilmiş işgücünün işsizliği sorunundan, uzun süredir, üniversite gençliği sokaklarda. bachelet'in bir önceki başkanlık dönemi de kolay geçmedi ama, gelen dört yılın daha da zorlu olacağını öngörebiliriz. bachelet, bir önceki döneminde de; yeni döneminde de, şili'de büyük tasarımların, büyük değişimlerin özleminde değil; uygulayıcısı da değil. 1973'de zorla ve dışarıdan destekli durdurulan bir özlemin, bugünün küreselliğinde uyarlanmasının ve şili'de huzurun güvencesidir.
2008'le durgunluktan öteye, bunalım ve neredeyse buhranla anılan, abd'de, iki üç ay öncesine değin, neredeyse, yıkım, tıkanıklık ve sonrasında bitiş öngörenler vardı. öyle olmadığını bilenler, söyleyenler daha çoktu. adam smith'in "gizli eli" değdi demek abartılı olur ama, göstergeler, birdenbire, birbiri ardından artı yönde çıkmaya başladı. en önemli gösterge işsizlikte yüzde yediye gerileme oldu. demokrat başkan obama, siyasi yaşamının en zorlu yılını tamamlamak üzereyken, göstergelerin olumluluğuyla daha güvenle ortadaydı bugün. oysa, abd yurttaşlarının obama'ya güvensizliği, önceki bush'un güvensizliğinde bugün. nasıl ki, 2008'den ve sonrasından obama sorumlu değilse; düzelme, iyileşme eğrisindeki yeni göstergeleri de obama'nın başarısı diye almak yanlıştır. öyle de alınmıyor. 2008'den sonra, bugün gelinen noktaya, çok önceden gelinmesi beklentisi de değişmiş değil; bugün varılanın sürdürülebilirliğinin de güvenceleri yok. bugünkü değişimin anlık olmadığını ve bir süre, göstergelerin artı yönleneceğini söyleyebiliriz. bu arada, geçici bütçe dönemi de, şimdilik, geride kaldı ve iki yıl için, bütçe savaşı'nın gerilediğini de söyleyebiliriz.
türkiye'de neler oluyor? türkiye'de, 2002 sonuyla başlayan akp siyasiliğinin tıkanıklığının tükenişe yöneldiğini öngörenler için önemli gelişimler yaşandı. olmayacak servetlere, olmayacak ilişkilerle, onca kısa sürede varılmasının bilinen demeyelim ama, beklenen sonundan örnekler, saklanamaz açığa çıktı.
akp, geldiği gibi gidecektir öngörüsünde olanlar için soru açıktı; nasıl oldu da, bunca gecikti yolsuzluların açığa çıkması? benzeri ve tamamlayıcı soru da önemlidir: yolsuzluklar bunca mıdır? bu soruları sorabilenler için yanıtlar açıktır.
akp'de toplananların katılanları ya da kervan yollandıktan sonra katılanlarının ayrılmak için bunca beklemelerini zaman içinde anladıkça değerlendireceğiz. daha da ötesi, yargılayacağız da. orada değiliz.
gezi patlaması yaşandığında erdoğan ve akp tepkisi yanlıştı; bunu biliyoruz. yanılgılarını yeni bir siyasilikle değiştiremediler. her tepkileri türkiye'yi ve küreseli değil ama, kendilerini yanıltıcıydı. neler demediler? bir avuç dediler. türkiye gerçeğinden uzaktır derken, türkiye'den uzaklaştıklarını bilemediler. abd/ab desteklidir diye saptırmaya çalıştılar başaramadılar. 2002'de akp gelirken abd/ab desteği yok muydu? türkiye'de abd/ab destekli hükümetlerin gelmesi de, gitmesi de ne istenir ne de desteklenir. burasından kuşkumuz olmamalı. şundan da hiç kuşkumuz olmamalı: gidenlerin, gidicilerin, gideceklerin abd/ab desteğini yitirmesinden korkmayan ve bunu açıklama ya da yeniden akp benzeri siyasiliklerin ardından toplanmak için yeter sayana bir türkiye hiç olmadı. bugün de olmayacaktır. abd/ab, akp öncesi gitsin diye etmen iken neden durup da sorgulamadıklarını, akp'nin geç de olsa benimserler mi? açıkta söylemeyeceklerdir. akp'nin içinde bilenler çoktur ve hergün akp'yi içinden sorgulayanlar artacaktır.
gezi'de ortaya ya da sokağa çıkan tepkiye ne dedilerse; bir sabah oğullarının sorgulanmasına da benzerini dediler. doğrudur; abd/ab de akp'nin bugünkü varlığından kaygılıdır. akp'yi dağıtacak olan abd/ab olmayacaktır. akp'nin içinden yaşamak isteyenler, akp'yle kazandıkları servetleri korumak kaygısında olanlar akp'nin bir sonrası için, bir süredir arayıştadır. olduğunu ne biliyoruz; ne de açıktadır ama olması açıkta olanlardan açıktır diye düşünmek olağandır.
akp sonrası ne olur? akp, kendi içinden sorgulanmadan söylenenler de, söylenecekler de öznelliktir. nesnel olarak söyleyeceğimiz, gideceklerini, bugün daha açık gözlediğimizdir. türkiye'nin kuruluş geleneğini eleştirmek, karşıt olmaktan öteye, yoketmeyi temel hak saymak, akp'nin bitiricisi olmuştur. yolsuzluklar da, zorbalıklar da, baskılarla yanılgılar da o temel yanlıştan ayrı değildir.
akp savunmadadır. akp geçmişte tıkanmıştır; geleceği tasarlamaktan da, geleceği yönlendirmekten de uzaktır bugün.
akp'nin direnci uzadıkça, 2002'den bu yana türkiye'de egemen kıldıkları yıkımların kalıcılığı değil ama, derinleşmesi artacaktır. akp sonrası, akp'yle yaşanmış yıkımların yeniden yapımı uzun ve zorlu yaşanacaktır. türkiye o zorlu günlerin eşiğindedir.
türkiye'de, akp'yle, geleneklerden öteye, kurumlar ve yapılar sarsılmak istenmiştir. türkiye'nin dayanıklılığıyla direnci, akp sonrası zorlu günlerin güvencesidir.
son yolsuzluklarla ortaya çıkanlar ortadadır. türkiye'nin olası cenevre-2'de önemi ve etkinliği yokolmuştur. iran'dan yeni güç ruhani ile ırak'ın ana gücü maliki'nin ankara'ya gelişleri ötelenmekten öteye türkiye'yi zayıflatmıştır. türkiye'nin, içeride, dışarıda akp iktidarını yedirtmeyiz yanılsamasından öteye gücü zayıflamıştır. akp, içeride dışarıda, üstesinden gelemeyeceği güçlere karşı güçsüzdür.
20 aralık 2013, college station, texas.