13 Aralık 2013 Cuma

cumaları -- 453.

tayland'da ayaklanmaları zorla bastıramayınca, uzlaşımış görünümlü yatıştırma deneyimi ne getirir? çözümü ve birlikte yaşamayı getirmez. tayland'ı 2001'den bu yana seçimleri kazanan parti yönetiyor. partinin güçlüsü uzun süredir tayland'ı dubaiden yönetiyor. önde kızkardeşi seçimi kazanmış görünüyor; ardında, uzağında güçlü muktedir. sokağı yatıştırmak için şubat ayında erken seçim yaşanacak. seçimde yeniden muktedirin çoğunluğu gerçeklenirse ne olur? sokaklar kaldığı yerden sürdürür. ya muktedir ve kızkardeşi? 1997'de anayasa yazarları tayland'ı demokrasiye geçişe hazırladıklarını düşünmüşlerdi. 2001'de seçimi kazanan muktedir, yozlaşmış krallığa karşı, kitlelerin yüzde ellisinin oylarını topladı. zaman içinde yozlaşma, muktediri sardı sarmaladı. şubat'taki seçimlerde bukez değişik diye umuluyor. sokaklarda yenilen muktedir, sandıktan, onun adına aday olanlarla yeniden kazanamaz umudu var. sorular çoktur; soruların ikisi önemlidir: muktedir yenilirse toplumun yarıya yakını kıyıya çekilir mi? öteki soruyu düşünmek bile istemeyenler de toplumun öteki yarısı oluyor: muktedir seçimi yeniden kazanırsa, sokaklardan da olmadı mı diyecekler?

tayland'da durulma da yok; yatışma da geçicidir. soğuk savaş günlerinde de değiliz. kolayından, muktedir, sovyet yanlısı ya da karşıtlar kurtuluşçu. öteki türlüsü de çokçaydı; muktedir abd yanlısı; aşırılıklardan ve karşıtların bağımsızlıkçılığını yönlendirmek için sokaklar da abd desteğinde olabilirdi. günümüzde, soğuk savaş koşullarının geçerliliği çoktan geride kaldı. yerelde, tayland'da, sokak, seçim, yozlaşma, umutlanmayla uzlaşıma daha çok var. şubat seçimleri ne getirir göreceğiz. 

1970'de yok yerden sokaklarda gösteriler başladı. ortada hindistan ve iki yanında, birbirlerinden binlerce kilometre uzaklarda batı ve doğu pakistan vardı. kendi geleneklerine, batı'sı doğu'su kendi anlayışlarına göre müslüman idiler. müslümanlık temelinde ayrımları yoktu. batı'da şiiler de vardı; doğu'da bir ve benzerdiler ve sünni olmanın dışında müslümanlık bilmiyorlardı. batı kendini daha pakistan sayarken; doğu bengal olmayı temel alarak, bangladeş diye ayrıldılar. kırk yılı aşkındır, 1971'den bu yana yığınla seçim yapıyorlar. birinci muktedir ile ikinci muktedirin kızları, bir o bir ötekisi seçimleri kazanıyor; öteki askerler araya giriyor; sonra yeniden seçimler ve kızlardan biri kazanıyor. songünlerde, islami cemaat önderini, küreselin etkisiz ve dostlar alışverişte görsün tepkilerini yoksayarak asarak cezalandırdılar. sokaklar yaşanacak değildi; bir süre, sokaklar kandan geçilmezdir diyebiliriz. islami cemaatin başının suçu da bangladeş dışında anlaşılır değil: 1971'de batı'dan kopmasaydık diye sorgulamayı siyasetinin amacı yapmış. bakalım seçimler ne getirecek? pakistan'dan kopmasaydık diyenler mi; yoksa, tarihi sorgulamayı siyaset sayanlar mı? abd hangi yandan; çin, hindistan, rusya nerede? ab neden uzak duruyor mu diyeceğiz? japonya, kore neden karışmıyor mu diyeceğiz? belki de, ne halleri varsa görsünler, yesinler birbirlerini; bize ne mi demeliyiz? türkiye'den başbakan tayyip erdoğan da muktedir olarak asmayın dye araya girmeyi denedi. kim dinler? 1971'de ülkenin doğu'sunu yitiren batı'nın butto'sunu da astıklarında ne demirel'i, ne de ecevit'i dinlemişti batı'nın muktediri.

küreselde sorun yokmuş sayanlarla sorunlar bitmez diyenler yanyana yaşıyor hep olduğunca. sovyetler dağılırken kaçan kaçanaydı. gürcüler bir yandan, öteki uçtan da baltik toplulukları. isyanın sosyalizmden öteye rusluk egemenliğine olduğunu anlamayanlar, sovyetler'i sosyalist devrimden geçmiş sayanlar olmuştu. sovyetler birliği diye rus ve rusya egemenliği yaşandığını düşünmeye yabancıydı çoğunluk. en zorlu kopuşlar belarus, ukrayna ve kazakistan ayrılıkları oldu. öteki yerlerdeki rus azınlıklar önemsizdi. oralardaki ruslar'ın işi bitti kaçtılar gittiler. kalabalıkların içinde erimeye yeterince zaman olmamıştı. zorlu olanları belarus, ukrayna ve kazakistan oldu. üçünde de birincil sorun: rusya'nın yatırımları ve kaynaklarıydı. en önemli kaynak da nükleer olanlardı. daha da sounlu olanı, rusya'yla sınırları vardı ve rus nüfus herbirinde önemli sayıdaydı.

ukrayna'da ruslar azınlık ama toplumun yüzde yirmisi ediyor. ukrayna içinde erimek istemeyen ruslar isyancı değil. ruslar'ın egemenliğine direnen yüzde seksen ise sokaklarda. suriye'deki karmaşıklıkta ve zenginlikte değil ama, azınlığın çoğunluğu yönetmesi kolay olmuyor; dışarıdan destek de yetmiyor. sonuç, sokaklarda bitmez tükenmez karşıtlıklar.

ya kore'nin kuzey'inde? komünizmi önce ve uzun süre tek adamlık yönetime dönüştüren muktedir birgün gidince aile şirketi sürdü. şu anda, babadan oğula üçüncü nesildeyiz. genç torun ailenin onurunu korumak adına meclise girdi ve halasının kocasını ya da hanedanı başlatanın kızının kocasını ülkeye kötü örnek olmasın diye ortadan kaldırdı.  erken seçim kararı alınmadı. muktedirin seçileceği seçime ne gerek var?

cenevre-2 diye toplanılırsa, en güçlü beklenti olarak, en kısa zamanda, özgür, açık ve adil seçimler kararı çıkacaktır diye beklemeliyiz.

türkiye'de seçimlere olağan ve geleneksel işleyişte gidiliyor. adayların çoğunluğunu parti başkanları açıklıyor. yerel seçimlerde adayların partili oluşu mu; yoksa yerelliğin seçmeleri mi belirli olacak? 

13 aralık 2013, college station, texas.