29 Kasım 2013 Cuma

cumaları -- 451.

cenevre'den umutların azaldığı, iyimserliğin inişte olduğu anda, iran'ın uzlaşmaya hazır olduğu açıklandı. açıklamayla birlikte: abd yanından ve iran yanından değerlendirmeler umutlandırıcıydı. tartışmalara tanıklık eden birleşmiş milletler'in değişmez üyelerinin yanında almanya temsilcisinin de olması barış için yeterli midir?

abd'de uzlaşma metnine sorgulamalar vardı ama, önemli ve önleyici güce erişecektir demek zordur. iran'da da egemenlerin kamuda soğukkanlı desteklerinin ötesinde karşıtlık yoktu. obama'nın açıklamasını temel alırsak: iran nükleer silaha varacak arındırma çalışmalarını anında durduracaktır. ruhani'yi temel alırsak: abd ve küreselin güçlüleri iran'ın nükleer güç olmasını benimsemiştir.

cenevre'deki uzlaşıma yüksek sesli tepki israil'den netanyahu'dan geldi. suudi arabistan sözcülerinin de sevinmedikleri yönünde açıklamalar eksik değil.

suriye'de karşılıklı, esad yanlılarıyla karşıtlar, birbirleriyle kanlı savaşı sürdürürken, uzunca süredir, abd ile iran yetkililerinin birlikte umman'da görüşmeleri sürdürdüğü de açıklandı.

bugün ne olduğu da, dün neredeydik de önemlidir ama, daha da önemlisi yarın nerede olunur sorusudur. önce bilinenlere bakmak gerekir. abd, ortadoğu'da silahlı eylemlerle, askeri güçleriyle yayılmada tükenmedi ama, tıkandı diye görmeliyiz. benzeri biçimde, iran'ın da uzun yıllardır süregiden yalıtılmada, son baskılarla bunalmakta olduğu iran'ın yaşanan gerçekliğidir. şöyle de görebiliriz: abd, iran'ın nükleer güç olmasını iran'a saldırmanın dışında önleyemeyeceğini anlamıştır. iran da, abd'nin ortadoğu'da yerleşikliğini pahalıya getirecek güçte olduğunu yaşatmıştır. iran'ın abd'ye saldırması düşünülemeyeceği gerçeğin bir yanıysa; öteki yanı da, abd'nin iran'a saldırısından getirisinin, ortadoğu'da daha çok yıkım ve sonu belirsiz savaş olacağıdır.

sonuçta, abd de, iran da karşıtlaşmaktan yorgun ve zayıf düşmüştür. iki yan da birbirini teslim alamayacağı noktasındadır bu uzlaşım.

geleceğe ilişkin öngörüler özlemlere göre değişiktir. uç noktalarda ortadoğu'da yeni kaymalarla, dağılmalar sonucu yeni birliktelikler umanlar vardır. israil ile mısır ve suudi arabistan birlikteliği, iran'a saldırır beklentisi bir uçta sözedilirken; ençok zarar görenin türkiye olacağı öngörüsünden sözedilmektedir. bu uçlarda gezinenleri izlesek de, hak vermek kolay değildir. sonunda, herkes, başladığı yerde olacaktır demek en güvenli yaklaşımdır. 

iran'ı nükleer güç saymak yerinde olur. abd'nin beklentisi de, zaman içinde, iran'ın lübnan'dan, suriye'den, ırak'tan gerileyeceğidir. 1979'dan bu yana lübnan'da etkinleşen iran; 1989'dan sonra ırak'ta ve suriye'de daha çoklaşan iran da, uçlardan geriye çekilmeyi zamana yayacaktır.

bu, geçici diye açıklanan cenevre sonuçlarının, sürekliliğe erişmesi altı aylık sürede olmayacaktır. yıllara yayılacak uzlaşma arayışını yolundan çıkarmaya gücü olanlar çıkar mı? yerel örgütlenmelerle, güçleri gerileyen kimi siyasilerin, yolboyu durdurma çabalarının kazanmasını beklemek yanlıştır. ortaya çıkanları yalıtıp yoketmek zor olmayacaktır.

cenevre'deki gelişmelerin türkiye'ye yansıması doğrudan olacaktır. cenevre'de bir sonrası suriye ve ırak'taki gelişimlerdir. öyle görünüyor ki, sykes-picot, yüzyıl sonra yerel güçlerin etkin katılımıyla daha kalıcı ve sürekli çözüme zorlanıyor. türkiye, ırak, suriye, israil gerçekliklerinin değişmezliği ve dış etkilerden yalıtılması yılları alsa da, yeniden ve daha gerçekçi tartışma odağına geliyor. sonunda, iran'dan öteye türkiye'nin, mısır'ın ve suudi arabistan'ın herbiri nükleer güç oluncaya tartışma bitmeyecektir.

türkiye'de değişim sürecinin durdurulamaz olduğu açıktır. akp'nin türkiye'de kazandığı siyasi temsil gücünün yerel yönetimlerde de, tbmm'de de gerileyeceği sürecin olağan yaşanacağını bekleyemeyiz. akp de kendiliğinden gitmeyecektir. türkiye'de akp'yi sorgulayanların çoğaldığını görmekle, akp'nin kendi içinde arınmaya doğru gerileyeceğini öngörmek sıradandır. türkiye'de değişmez olan: türkiye'nin kurtuluşcu ve kurucu akıllarıyla geleneği olduğuna inançtır. türkiye'nin değişmezliğine direnenlerin, isyan edenlerin azalacağı gelen yılların gerçekliği olarak yaşanacaktır.

29 kasım 2013, college station, texas.