türkiye'de de simgelerle çağrışımları çekicidir; çokca da geçerlidir. önceleri 14 mayıs vardı ve 27 mayıs'la anılmaz oldu. 14 mayıs meydanları 27 mayıs adıyla değişti; sonraları, o da değişti.
bu yılı hep tarih diye yaşadık. 21 mart'ta diyarbakır'da tarih yaşanmıştı: türk bayraksız kitlesel katılımlı gün, sonradan 27 mayıs'ta istanbul'da gezi'de geride kalmıştı ve 31 mayıs diye kitlesel ayaklanma ve toplaşma yaşandı. tarih diye yaşadık ve tarihtir diye söylendi, yazıldı.
1 temmuz, 24 temmuz elli yıl öncesinde radyoda coşkunlukla kutlandı diye anılırdı ve tarihin unutulmazları sanılırdı. bu yıl ananlar az sayıldı. sonunda, yine tarih yaşadık ve adına da 16 kasım deniliyor güncelde. tarihte nasıl anılır bilinmez ama, gününde tarih diye yaşayanlar oldu. yakın zamanlarda 29 ekim'in doksanıncısını güncelde yaşadık; sonrasında da 10 kasım'ın yetmişbeşincisi anıldı. yaşayanlar görecektir: 21 mart'ın, 31 mayıs'ın ya da 16 kasım'ın birinci yıllarına bir yıldan az var; beşinci yıllarında kimler, nasıl anar yaşanmış tarihi?
14 mayıs hep tarih diye anıldı ve bilenler için hâlâ tarihtir; 27 mayıs da öyledir. 3 kasım 2002 yaşandı ve üzerinden onbir daha yaşandı ama, 3 kasım diye tarihimiz yok; olmadı.
tarih diye yaşanan 16 kasım'ı değerlendirmede zenginlik egemen. öncesinde belirsizlik egemendi; yaşandıktan sonra bir yanda şenlik sayanlar var; öte yanda sessizleşenler çoğunluk.
şenlenenler orta yerdeler; sessizleşenleri seziyoruz ama, ortalıkta görmüyoruz. yarını belirleyecek olan: sessizlerin yarın nasıl sesleneceğiyle şen görünenlerin azalan yönde mi çoğalan yönde mi ortalıkta görüncekleri olacaktır.
bu soruyu hep soracağız: akp'yi oylayanlarla, akp'de toplaşmışlar 16 kasım'da şen olanlarla mıdır; yoksa, onlar da sessizleşenlerle midir? bunun yanıtını 2014'teki yerel seçimlerle alabiliriz. nasıl? çok açıktır ki, 2014 yerel seçimlerinin nice sonuçları, nice beklenmedikleri olacaktır. iki sonuç ençok açıklamaya elverişli olacaktır: istanbul'da akp gerileyecek mi; diyarbakır'da akp ilerler mi? bu ikili soruya bugünden, yanıtları demeyelim de, seçmeleri olmayan yok.her sorunun ikili yanıtı ve pekçok sonuçları olacaktır. geriye gidip de şundan oldu; bunlardan oldu gerlimi sürdürücüdür. türkiye'de 2014 sonrasına istanbul ve diyarbakır sonuçlarıyla gidilecektir.
adaylar henüz ortaya tümüyle çıkmadan öngörüler anlamsızdır. bugünden söylenecek olan: bugüne gelişte nerelerden gelip de bugünkü yerimizi belirleyen önyargılarla özlemlerdir. akp istanbul'da da, diyarbakır'da olmasın bir seçmeyle özlemi açıklar. istanbul'da olacaktır ama, diyarbakır'da olamaz verilere dayandırılacak gerçekçilik gibi görünebilir. oysa beklenmedikleri çok olur seçimlerin. istanbul'da gerilememiş akp'nin diyarbakır'da ilerlemişliği de; istanbul'da gerilemiş ama, diyarbakır'da ilerlemişliği de açıklanmayı gerektiricidir. büyük soru değişmeyecektir: 2014 seçimleri değişim getirirse mi; 2014 seçimleri, olanı değiştirmezse mi türkiye'de gerilim esner? yoksa, 2014 seçimleri, nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, türkiye'deki gerilimin bir sonrası çelişkinin çatışmaya dönüşmesini önleyemez. o zaman başta girişteki sunulan 16 kasım tarih olur mu ya da tarih miydi daha iyi anlaşılır. şimdiden güvenle söyleyebileceğimiz: diyarbakır'da şenlik yapanlar, türkiye'nin sessizliğinden yalıtılmış kitleselliktir. türkiye'de 16 kasım'ı şenlik olarak yaşayanlar vardır ama, türkiye, 16 kasım'ı sessiz yaşadı gerçeğini görmeye çalışmak gerekir.
türkiye'deki somuta bakarsak iki siyasi gerçeklik açığa çıkıyor: akp içinde paylaşım karşıtlığı son onbir yılda çok az yaşandığı biçimde yaşanıyor ve içeriden dışarıya taşıyor. akp'de kaderini birleştirmişlerin, akp bileşenlerinin paylaşımda geride kalanlarıyla geride kalmaya direnecekleri, partiiçi baskılarından kopmuyor ama, seslilerin kovulacaği izleri sezinleniyor. yarın 2014 seçimleri adayları ortaya çıktıkça, karşıtlıkların azalmayacağını artacağını öngörmeliyiz. erdoğan'ın tek kalmasını getirecek seçmeler parti adayları olarak ortaya çıkabilir ama, öyle olduğuna tepki de ortaya çıkacaktır. bugün için, akp'den kopacakların akp'den koparacak güçleri olmayacağıyla, akp'de kalarak güçlerini korumaya alma belirleyici görünüyor.
16 kasım'ı şenlik ve tarih olarak yaşadıklarını sananlarla söyleyenlerin saklayamadığı gerçeklik de açıktadır. nedir açık olan? öcalan'ın kürtleri tümüyle temsil etmediği de açıktadır; barzani'nin ya da türkiye dışı ırak ve suriye kürtlerinin türkiye'deki uzantıları da öyle etkili ya da belirleyici değildir. bu gerçekliğin, seçimleri nasıl etkileyebileceğini, özlem ve kendi seçmelerine göre öngörü diye yansıtanları, seçimlerin sonuçlarına değin kuşkuyla izleyeceğiz.
istanbul'un çoğulluğu, diyarbakır'da da çoğulluk olarak yaşandığında, türkiye'de demokrasi gelişmiştir diyeceğiz. türkiye, 2014 seçimlerini yaşayacaktır; bu olağandır, sıradandır. önemli olan: 2014 seçimleriyle nasıl bir türkiye'de yaşayacağız ya da 2014 seçimleriyle değişim yaşanacak mıdır?
cenevre'de 20 kasım'da başlayan toplantıdan abd/ab istekleri doğrultusunda bir uzlaşıma varılacak mıdır? uzlaşımın iran'da ya da olmazlanan israil ve suudi arabıstan'da yanısması ne olur? suriye için cenevre'de toplanamayanlar, iran diye toplanınca, olası uzlaşım, suriye'ye de yansır mı? tahran-bağdat-şam-beyrut, bir anda barışa mı yönelir? cenevre'de olası uzlaşım iran'la kısıtlı kalmaz; bu açıktır ama, daha da açık olanı uzlaşma olur mu? varılan uzlaşıma tahran'da, bağdat'ta, şam'da ve beyrut'ta evet denmezse ne olacaktır?
abd'nin içselinde demokrat başkan obama'nın etkinliğiyle abd yurttaşlarına verdiği güven gerilerken dışişlerinden en üst düzeyde yetkili john kerry cenevre öncesi yerinde duramadı. pakistan, afganistan, israil sonrası washington'da ayaküstü de olsa davutoğlu'yla buluştu. bu arada, "oas (organizatıon of american states)" yıllık toplantısı'nda, 190 yıllık monroe doktrini'nin abd yanından tek yanlı olarak geçersizliğini açıkladı. doğal ki, yaşanan gerçeklik monroe doktrini'ni çoktan geçersiz kılmıştı. eskilerin deyişi olan bilineni açıklamış oldu diyebiliriz.
bunların ardından, afganistan'la 2014 sonrası 2024'e değin abd'nin askeri varlığını abd yasalarına göre koruyacağında, afganistan'la antlaşma metninde uzlaşıldığını açıklaması afganistan yanında tepkiyle karşılandı. afganistan'ın yüce kurulu olan "loya jirga"nın onaylama konusunda öyle oldubittileri kabullenmeyeceğini abd'nin aşabilme gücü nedir? abd'de 2014 seçimleri öncesinde, abd'nin özlediği 2014-2024 süreli antlaşmanın sağlanması olanaksızdır diyebiliriz. abd'de, özellikle demokratlar, antlaşmanın 2014 kasım'ı öncesinde gerçeklenmesine uğraşırken; cumhuriyetçiler de, 2014 seçimleri öncesinde demokratları zayıflıkla suçlama aracı olarak kullanacaktır antlaşma uzlaşmazlığını.
22 kasım 2013, college station, texas.