şam'da, bağdat'ta patlamanın olmadığı gün yok; patlamayla parçalananlar onlarca hergün. patlamaların, parçalanmaların duracağı da yok; durulacağı da yok. cenevre toplantısı'nı kim, nasıl çağırır, kimlere çağrı yapılır; kimler toplantıda yer alır belirsiz.
abd'de birkaç aylık soluklanma, sorunların yıllarca üstesinden gelinmiş yumuşamasını getirdi. oysa, üç aylık geçicilik gün gibi geçer. abd'de 2014'teki ara seçimler yaşanmadan bütçe tartışmaları bitmeyecektir. abd'de son duraklamada kim yitirdi sorgusundan çok kazananın olmadığı yargısı egemen. 2014 seçimlerinde temsilciler yenilendiğinde durulur mu abd? zordan öteye olanaksız demek yerindedir. abd'nin içine kapanarak güvenliğini koruması, dışta yayılmadan daha etkindir. abd'yi geri çekmeye düzenli ve sürekli oy veren abd seçmenlerinin 2014'de yayılmadan yana oy vermeyeceklerini düşünmeliyiz.
avrupa'da durgunluktan çıkış arayışlarında her ülke kendi başına davranmayı sürdürüyor. ingiltere'de kamu giderlerini kısıtlamayla, hizmetlerde kısıtlamayla yeniden canlılığa varılır siyaseti uygulanıyor. almanya'da benzer çözüm birincil yürürlükte. fransa ise, durgunluğu aşmak için, borçlanmayla da olsa kamu tüketimlerini arttırmayı yeğliyor. ıspanya ile italya da üç ülkenin izleri olarak, bir yandan kamu tüketimini azaltmayı amaçlarken öte yandan da kamu giderlerini dengeye almakta zorlanıyorlar. ortada para birliğini, her ne pahasına olursa koruma ab'nin belirgin siyaseti oluyor.
japonya ise, yirmi yılı aşan durgunlukta, kamu ödemelerini durdurucu mali siyasetten, korkusuzca kamusal yatırımcılıkla bir uçtan öteki uca geçmiş görünümde. çin'de ise kamu yatırımından çok kamu gelirlerini, kamusal kaynakları yağmalayıcı işleyiş durdurulamamakta.
abd ise, avrupa'ya, asya'ya, latin amerika'ya kamu giderlerini kısmayın öğüdüyle giderken, abd içselinde ingiltere ile almanya'dan değişik ve fazladan yaptığı para basmayı sürdürmek. abd'nin para basma gücünün korkulan enflasyonu getirmemesinin güvencesiyle durdurulmamasının uzun dönemde getirisinde ikili öngörüler değişmiyor: bir yandan önce canlılığı geliştirelim; sonrasında enflasyon olursa dengeleriz yanlıları ile karşı yanda bu para basmayla sağlanan canlılık yapaydır, kalıcı değildir, sürdürülemez korkutucuları.
bir anlamda: seç seç al.
türkiye'de ise, başbakan erdoğan akp'nin tek yetkilisi ve durdurulamaz otoritesi olarak, kurumları yoketmek için seçilmişçesine durmaksızın saldırgan konumunda. türkiye'nin gerilimi eksikmişçesine ya da az durulur gibi olduğunda yeniden bir gerilimi güncelleştirmek zorundaymışçasına davranmaktan duramıyor akp'nin tek yetkilisi. akp yöneticileri, odtü'nün öğrencilerinin yıllar öncesinden elleriyle bir bir diktikleri fidanların ormanlaşmasını yıkıp geçmeyi hizmet diye, yenilik diye ve yol uygarlığına katkı diye yoketme girişimindeler. bir yandan da söyleyecek sözünüz varsa, kaldıysa seçime altı aydan az kaldı tehditinden uzak durmuyorlar.
türkiye, seçim yolunda, tbmm'de temsil edilen siyasiliklerin yapay birlikteliğinde sarsılmasız ilerliyor. oysa, toplumsal temelde parça parçalık sürüyor. toplumda en belirgin siyasi karşıtlaşma erdoğan karşıtlığıyla yeminli chp karşıtlığı oluyor. türkiye'de tüm çözümlerin düğümlendiği, erdoğan'ın denetlenemezliği noktasında yükselen, bir gevşek doku karşıtlık var. bir de, türkiye'nin cumhuriyeti'ni yıkmak için her ne pahasına olursa olsun chp'nin yokedilmesinde yoğunlaşan kitleselleşme özlemi. türkiye'de gelen seçimleri belirleyecek olan bu karşıtlıkların uzlaşmazlıklarıdır. türkiye'nin sorunu erdoğan ve akp'dir diye öngörenlerle; chp bitmeden türkiye bitirilemez varsayımındaki türkiye ve cumhuriyet karşıtları ayrışıktır. bir de bunların ikisini de yoksayma eğilimindeki nice üçüncüler var. seçimin beklentisinde akp de gitsin, chp de bitsin diyenler mi kazanır? yoksa, çözülen temsili güçleri yeniden derleyecek güçler mi, günü geldiğinde, ortaya çıkar. ya da, akp de gitmezse, chp de bitmezse ne olur?
sonuçta, seçimlerde benim siyasetim olsundan çok ve önce onlar olmasın da siyaseti belirleyici olacak öngörüsü egemen görünüyor.
25 ekim 2013, college station, texas.