ortadoğu'da suriye, ırak ve mısır yangın yeri görünümünde. türkiye bu yangının getirdiği dumanların altında; israil ise, artık dışarıya adım atmakta zorlanan bir baskıyı üzerinden atamamakta. avrupa'da pazar duraklaması ile dışarıdan yığılan göçmenlerin zorluklarını dengelemekle ve de yeniden güçlenerek değiştirememekte toplumsal gerilimde. ya abd? abd ise, 2008'le birlikte hızlanan içine dönüklüğü aşmakta geçici çözümlerle, ötelemelerle zaman kazanma uğraşında.
abd batıyor mu ya da batar mı? bu sorunun bunca kolay söyleniyor olması yeni değildir. hem abd tarihindeki verilere bakarak; hem de, tarihte abd'nin eriştiğine denk olmasa da yaygın egemenliklere bakarak abd'nin yıkımını öngörmeleri anlayabiliriz ama, yanılgıları gözlemek de, açıklamak da doğrusudur. abd'nin iç ve dış borçlarının yükselme eğrisinin, tarihteki benzerlerine göre, benzeri sonuçları getireceğini söylemek öngörüsü, hem yanılsamadır hem de nice yanılgıların temeli olabilir. abd'de yerelin baskısıyla yöreciliğin güçlenmesi ne ayrılmayı amaçlıyor; ne de, ayrılıkçılık çağrıştırıyor. abd'de yerellikler de, yöresel tepkisellikler de güçlü devleti ve güçlü ulusallaşmayı yıkıcı olmaktan önce korumacı ve değişimi denetleme tutkunluğunda. bunun anlamı şudur: tarihte görülmemiş ve hiç yaşanmamış bir olguyla karşı karşıyayız: kitleler, yayılmacılıkla, tüketimcilik kazanımlarıyla yayılmacılığa ve tüketime değilse de paylaşımcılığa direnç gösteriyor.
abd'de, bir yandan oluşan servetin kaynağı çalışanların, kazananların, üretenlerin çoğunluğu var iken; bir yandan da yoğunlaşmış servetin bölüşümünde, paylaşımında düşkünlerin, geride kalanların payının azalmasını sorun etmek isteyenlere direnen yereller ve yöreselciler gücü var. yirminci yüzyıl'da uzunca süre, abd'de biriken servetle refahın paylaşımında üst gelir kümeleri ile alt gelir kümeleri arasındaki ayrım azalan eğri konumunda seyir etti. 1970'lerdeki abd'nin içte ve dışta savaş durumunun getirdiği duraklamaya tepki olan 1980'lerde, toplumsal huzurun bolluk ve refah paylaşımı yerine, bolluğun refah olarak paylaşımının sürdürülebilir olmadığını temel alan tepkicilikler egemen oldu. reagan'la başlayan ve bush, clinton, bush diye süregiden yönetimlerde kazanamayanların paylaşımdan paylarınının gerilemesine çözümsüz ve düzelticiliğe tepkiciler önemli yasama gücüne erişti. bu dönemin soğuk savaş'ın sonlanmasını getiren olduğuyla, soğuk savaş günlerinde sosyalizmle yarışma ortamında refahı öncelikle geliştirmenin getirdiği, kaynakların üst gelir kümelerindeki yoğunlaşmasındaki gerilemelerin düzeltici olmasının, abd'nin bolluğunun sürdürülebilir olacağı tartışması birincillik kazandı.
1980'lerle gelişen ve 1930'ları yadsıyan siyasi önceliklerin son durağını bırakalım, ara durağı olarak da düşünülemeyen 2008 duraklamasıyla abd'de yeniden 1980'lerle gelişeni de yadsıma siyasiliği arayışı gelişti. çok açıktır ki, 1980'lerle gelişmiş ve toplumsallığı da, siyasiliği belirleyici olan kitleselliklere önderlik edenler, yadsınmış 1930'lara dönüş korkusuyla, 1980'lerle başlayan evrenin yürümez oluşunun kuşkusunu geliştirenlerin karşıtlığını yaşar oldular. 2008'den bu yana yaşanan bütçe karşıtlığının, bir gücün teslim oluşuna değin ya da teslim alınışına değin süreceğini öngörmek olağanıdır.
16 ekim'de abd temsilciler meclisi'nde bütçenin küçültücüleri kazanamadı ama, bütçenin durdurulamaz borçlanmayla refah paylaşımını paylaşımını genişletilmesini durdurduğunu söyleyebiliriz. abd'de, kısa süre için değil, uzunca süre, ne 1930'lar paylaşımcılığı, ne 1950'lerin büyümeciliği, ne de 1980'lerle gelişen vergilendirmeye direncin yürümesi geçerlidir. abd bütçesinin borçlanmayla toplumun refah düzeyini korumanın geriletileceği açıktır. abd'de üretim artışıyla gelir düzeyinde gelişimin üst gelir kümeleri dışında sürekli yükselen eğrisinde duraklama noktasında düzelme kolay değildir. abd'de içselinde, yakın gelecekte yeniden refah ve paylaşımda büyümeyle düzelme geride kalmıştır. bu yeni gerçeklik 2008'le ortaya çıkmış değil, 2008'le sıradanlaşmış, abd'nin temel gerçekliğidir.
türkiye'de artık 2014'teki yerel yönetim seçimleri süreci ve siyasetin parti içinde tartışmaya dönüştüğü süreçteyiz. türkiye hızla 2014 yerel seçimlerinde akp'nin 2009'daki oy seçim gücünde akp yanından artış akp karşıtlarınca gerilemeye odaklanmıştır. türkiye'de siyaset 2014 yerel seçimlerine değin donmuştur. akp içinde ve benzeri biçimde tüm siyasiliklerde parti içinde çıkar karşıtlıklarında yarılmalarla kopuşlar türkiye'nin seçim sonrasının belirleyicisidir.
18 ekim 2013, boston, massachusetts.