6 Eylül 2013 Cuma

cumaları -- 439.

suriye'ye saldırılırsa ne olur konusunda epeyi bilgi var küreselde. 1990'lara, 2000'lerin başlarına göre, saldırı kararındaki abd'nin yaklaşımı, yine öncekilere benziyor mu diyeceğiz? yalan gerekçelerle, yanlış yönlenmelerle abd'nin yaşadıkları da, abd'nin yaşattıkları da suriye'de saldırı kararlılığındaki abd'yi etkilemedi diyemezsek de yeterince etkilemedi diyebiliriz. abd'nin vietnam savaşı sonrası vardığı en önemli öğreti neydi? abd halkının çoğunluğunun desteğini almadan savaşa gidilmesi ülkenin günü için de, geleceğinde de ulusal birliği yıpratıcıdır. 

2 ağustos 1990'ın hemen ertesinde savaş kararı alan george hç bush yönetimi beş ay süresince abd halkını savaşa hazırladı; bir yandan da ırak'ın çevresinde askeri yığınak yaptı. birleşmiş milletler'de nice başvuruyla destek aradı. abd temsilciler meclisi'nde son anda, senato'da tek oyla desteği kazandı. yine son anda da olsa abd dışbakanı james baker ile ırak dışişlerinden sorumlu tarık aziz cenevre'de göstermelik de olsa barış diye toplaştılar. 9 ocak 1991'de, cenevre'deki uzlaşma aramaktan uzak toplantı sonrasında 17 ocak'ta saldırı gerçekleşti. o günler değişikti, soğuk savaş bitti mi, bitmedi mi belirsizliğiyle, sovyetler birliği'ndeki değişim geriye döndürülebilirle döndürülemez tartışmalarında gorbaçov'un abd'nin önüne çıkacak gücü de, inandırıcılığı da yoktu.

2001'de afganistan'a saldırıda saldırı süreci çok hızlı izledi ve birinci ırak savaşı'na göre küreseldeki destek daha yaygın ve kararlıydı. kısa zamanda afganistan'daki yenilen yönetim ve toplumsal destekleri geri çekilir oldu. oysa, afganistan'da kazanılmışlık sürdürülebilir olmadı. yönetimi yıkmanın ötesinde kendi kendine yeten yeniden kurgulanmak istenen afgan ulusallığı bir türlü ortaya çıkmadı. abd bu deneyimden yeterince sonuçlar çıkarmadan 2003 mart'ında bağdat'ta idi abd. 2003'de ırak'ta yaşanan oldubittinin abd desteği de, küresel destekleri de yetersizdi. daha da ötesi saldırı gerekçeleri inandırıcı değildi. abd askeri alanda yenilmemiş görünse de, barış yapacağı karşıtını ararken, ırak'ın yeniden yapımındaki işbirlikçi olabilecekler kıyasıya içsavaşa giriştiler. sonuçta, hem işgal uzadı; hem de, afganistan'daki abd varlığı hedeflerini gerçekleyemedi.

afganistan ve ırak savaşları, abd içselinde, vietnam günlerindeki yıkımı getirmedi. toplumun çözülmesi de, birbiriyle karşıtlaşması da gündelikte yıpratıcı değildi. yine de, vietnam günlerine yakın savaş karşıtlığına varılmadı abd'de ama savaşa gitme konusunda halk desteği yeniden kuşkulu konuma erişti. abd savaş güçleri, afganistan'dan, ırak'tan kazanmadan ama yenilmeden geriye çekilme diye bir siyaseti geliştirdi. 2006'da abd'de ara seçimlerde cumhuriyetçi başkan george w. bush, savaşa yanlısı donald rumsfeld yerine geri çekilmeyi onurla gerçekleyecek robert gates'i öne çıkardı. sonrası obama'nın siyasi yükselişi oldu. abd içselinde vergilendirmeye gidilmeden gerçeklenen iki savaşın uzayan süresiyle, savaş giderlerinin artmasının çoğalttığı iktisadi durgunluk günlerinde abd başkanlığı'na barack obama seçildi. barack obama, 2008 seçimleri süresince ve öncesinde savaş karşıtı söyleme içtenlikli vurgu yapıyor umuduyla yanılsamada etkindi.

abd başkanı obama'nın ilk dönemi türkiye ve mısır'ı abd'nin yanında görmek ve göstermek yanlısı siyasetin ötesinde, israil'e karşı, abd yönetimlerinde obama öncesinde yaşanmayan bir uzaklık yanılsaması egemen göründü. abd'nin iktisadi duraklaması, 1929 günlerine benzerlikler kuşkusuyla korkusu öncelikliydi; abd'de ve küreselde abd'nin içine çekilmesi sıradanlaşırken abd pazarı da, küresel pazar da büyümeden uzaklaştı. 2010'da abd ara seçimlerinde obama ve demokrat parti tarihin en büyük ara seçim yenilgisini yaşadı. 2010 günlerinde obama'nın sözde barışçı ama özde savaşçı olduğu kanısı abd seçmenlerinden yüksek oy aldı.

abd, savaşlardan ve yayılmalardan geriye dönüşe geçer beklentisinin nasil bir küresele dönüşeceği belirsizliğinde tunus, mısır ve libya içten sarsıldı. obama yönetimi, ne olayların önüne geçebildi; ne de ortadoğu'da ve küreselde yaygın olan abd'nin ortadoğu'yu biçimlendirmede işbirlikçileri yönlendiriyor karşıtlıklarını önleyebildi. ortadoğu'da dış güçlerin uzaktan etkileriyle, abd/ab'nin kendi içindeki pazar sorunlarının altındaki ezik görünümleri sürerken, ortadoğu'da kitleler, özgürlük arayışlarında, silahsız sokakları, meydanlar doldurdu. tunusita, mısır'da zoryönetimler geriledi; libya'da zalim yönetim zorla, silahla, havadan saldırılarla yokedildi. bu gelişimlerin hızıyla başarısı suriye'de de yılların baskısıyla yaşamış kitleleri için bir umuttu. yerel isyanın, dıştan abd silah desteğiyle abd'nin doğrudan saldırısı ve işgalini gerektirmeden suriye'de yönetim ve siyasal değişim getireceği koşulları oluştu.

abd'nin, özellikle, ırak'taki inandırıcılktan yoksun gerekçelerle, ırak toplumunu dağıtması ve ırak'ın paramparçalığı abd içselinde de, küreselde de abd'yi yalnızlaştırdığı suriye'de yaşanan yıkımda daha belirginleşti.

abd, suriye savaşı hazırlığında, 1989'dan bu yana yaşamadığı iki önemli gerçekliği aşmakta zorlanıyor: rusya ile çin'in birleşmiş milletler'deki, değişmeyen direnciyle, abd'nin savaş öncesi askeri yığınak yapacağı bölgesel üs bulmak. ayrıca, saldırı için, gerekçelerde inandırıcılıktan uzak abd dayanakları: hem abd içinde, hem de küreselde, ilk kez açıkça tartışılıyor.

abd dirençleri aşabilir mi? öteki türlü de sorabiliriz, abd'ye direnç, bukez abd'yi durdurabilir mi ya da abd'ye bozgun yaşatabilir mi? abd kazanamaz demek önyargıdır; abd kazanacaktır demek de boşinandır. abd, suriye'de savaşmaya mı istekli; abd, suriye'de savaşmadan kaçmaya mı eğilimli? bu iki durum için de yeterli veriler vardır. yine de şunu gözlemek gerekir: suriye savaşı, birinci ırak savaşı hazırlığında da değil; ikinci ırak savaşı oldubittisi de yaşanmıyor. abd'nin savaşması olağan görünse de; abd'nin savaşmadan savaş durumunu uzatmasını tümden yoksaymamalıyız. abd'nin karşısında yeralan rusya ile çin'in suriye'de savaş durumunu önleyemediği açık ama bu durumun abd'yi caydırıcı olmadığı da açık. abad'nin suriye'ye saldırmasına rusya'nın da, çin'in de suriye'ye kalkan olacaklarını ya da abd'ye karşı saldırı nedeni sayacağını bekleyemeyiz.

abd saldırısı yaşandığında rusya'nın kıyıda kalmayacağını söylemek boşuna beklentidir. benzeri biçimde, savaş öncesinde suriye'nin abd saldırısıyla tepki göstereceği beklentisi de boşuna beklentidir. abd saldırısında suriye'deki yönetimin dayanıklılığı olmadığ ne getirir? suriye'de olası yönetim değişikliğinin suriye'de barışçı çözümün önkoşulu ise de, kaçınılmaz sonucu değildir. suriye içinden uzlaşık ve uzlaştırıcı güç var mı saldırı sonrası için? abd'yi savaş öncesi ağırdan davranmaya neden olan da; yarın savaş sonrası uğraştıran da yeniden suriye yönetimi oluşturulmasıdır.

kazananı olmayacak suriye savaşı'na abd'nin saldırgan olarak katılması da; çevre ülkelerinin destekleri de yetersiz görünüyor savaş öncesinde. savaşla yetersizlik azalmayacak çoğalacaktır. bu durumda erdoğan ve akp hükümeti, nasıl olur da savaş yanlısı olur? erdoğan ve akp türkiye'yi savaş durumunda ulusal birlik içinde tutabilir mi? savaşın beklenmedik anlık geri tepmelerinde, türkiye'deki olası tepkileri, erdoğan ve akp yönetiminin aşabilmesi kolay olmayacaktır. benzeri biçimde, suriye'deki saldırı sonrasında olası yönetim değişikliğinin de hızla barışa dönmesi beklentisi yanılsamadır. suriye'deki savaş sonrası karmaşa uzadıkça, savaşın getirisi olmadığından öteye, türkiye'deki gerilimleri arttırıcı etkisinin, erdoğan ve akp yanında kolayca karşılanmayacağı açıktır.

obama için suriye'ye saldırının bitiriciliği; erdoğan için bitici etkide yaşanacaktır. savaştan uzak durmayanların savaştan kazanımları olmayacaktır. savaşı önleme güçsüzlüğü, yetersiz siyasi önderler için sonu hızlandıracaktır. suriye'de esad için kaçış yoktur ama, obama ve erdoğan için de savaşın bitiş olduğu yaşanan gerçeklik olacaktır.

6 eylül 2013, college station, texas.