abd nerede? bu açık ve yalın soruya yanıtlar ortalıkta çokça. bu sorunun yanıtının belirleyiciliğinde ise ayrılık yok görünüyor. ortadoğu'da, türkiye'de ve küreselin her yöresinde abd'nin varlığı olağan sanılıyor. örneğin, türkiye'de, mısır'da ve brezilya'da olanlarda abd'nin ve rusya'nın da etkinliği düşünülebiliyor. biraz da ingiltere ve almanya varsayılıyor; çin'in türkiye'de, mısır'da ve brezilya'da işi olabileceğini benzeri kolaylıkla söylemek zor. oysa, ırak'ın kuzeyi'nde "petrol" paylaşımında, çin de epeyi söz almış, epeyi belge toplamış, epeyi yatırım yapmış durumda. yine, benzeri biçimde, suriye'de, rusya'nın birleşmiş milletler'de ve suriye yerelinde rusya'nın direncini olağan görüyoruz, yineliyoruz ama, çin'in direncini çokça atlıyoruz.
abd'nin içinden bakıldığından da durum karışık görünüyor: abd nerede? abd'nin çoğunluğu, abd'nin yayılmasını da, uzaklarda abd'nin belirleyici olmasını da desteklemiyor. oysa, abd, sürekli yayılıyor ve hergün biraz daha küreselde erişmediği nokta kalmıyor. 28 temmuz'da kamboçya'daki seçimlerde yılların muktediri ve iktidarı bırakmamakta her yola başvurmaktan uzak durmayan hun sen'e karşı sam rainsy'nin başarılı seçim sonuçlarını değerlendirirken, abd'yle olmasını, çin'le olmasından daha akılcı, daha geçerli ve daha olabilir düşünüyoruz. 2008'e göre, 2008'den bu yana fransa'da sürgünde yaşayan sam rainsy, büyük oy patlaması yaşadı; hun sen ve partisi de büyük düşüşe karşın iktidarı bırakmamakta direniyor. 2008'de ülkesinden kaçmak zorunda olan sam rainsy, kamboçya'da, iktidarın ucunda sokaklara çağrı ile hun sen'i teslime zorluyor. abd nerede diye soruyoruz? abd uzak duramıyor ama, kamboçya'da seçimi belirleyen abd'dir demiyoruz, diyemeyiz. abd de öyle göstermiyor ve görünmekten olabildiğince uzak duruyor.
31 temmuz'da da zimbabwe'de seçimler yaşandı. abd/ab'nin karşıtından öteye yeminli düşmanı 94 yaşındaki muktedir, zorba ve güçlü mugabe 2008'dekinden az oy almasına karşın karşıtı morgan tsvangirai oylarını korumanın ötesinde arttırmasına karşın mugabe'nin gidici olmasının sokakları zorlamadan olmayacağı görünüyor. oysa, önceki iki seçimde de sonuçlar mugabe'nin çoğunluğunun kuşkulu olduğunu getirmişti. 2008'deki önceki seçimlerde uzun süre sokaklarda kanlı gösterilerde, mugabe'nin baskıcı zoruyla, mugabe iktidarı teslim etmemişti. abd nerede sorusuna mugabe: buradayım yanıtını vermişti.
buradan mısır'a dönersek ne gözlüyoruz? 2011'de tahrir günlerinde abd nerede ise, günümüzde de oradadır. abd için mısır'da varolmak ve israil'le camp david'de sağlanmış barış antlaşmasının sürmesi abd'nin yeridir. abd hüsnü mübarek'le neden birlikte olmuşsa, geçiş sürecinde geçici askeri konsey'le nasıl olmuşsa, muhammed mursi'yle olmaktan uzak kalmamışsa; bugün de tahrir'i arkasında gören abdül fettah sisi'nin karşısında sisi'den uzak kalmayan bir yerdedir. abd istediğini yaptırmaktan çok; yapılandan, yaşanandan, yarın abd karşıtlığına dönüşüme en uzak sonucun alınmasını zorlama yanındadır. mısır'da karşıtlaşanların iki yanı da abd'yi karşısında görmemeye çalışırken, iki yan da, açıktan abd'yle olmamayı seçmiştir. abd mısır'da buradadır.
abd'den cumhuriyetçi güçlü senatörler john mccain ile lindsey graham yakında mısır'da olacaklardır. doğal ki, bu ilişki hem abd adınadır, hem de abd'nin resmi ilişkisi değildir. abd'de, ulusallık ve güvenlik işleyişi budur. resmı görevli, günün yetkin abd'lisi john kerry ise, uzaktan cebelleşmektedir, yalpalamaktadır. john kerry, bir yandan bugünkü mısır gerçeğiyle sisi'den abd'nin beklentileri doğrultusunda yönelişleri sıralarken; bir yandan da, yarınki olası sisi'siz mısır gerçekliğinde de olabilmeye özenlidir. abd, tahrir günlerinden bu yana, mısır toplumunda, mübarek günlerinden çok gerilerdedir ve yakın günlerde mübarek günlerine dönmesi zordur. ayrıca, olası sisi güçlenmesinde, abd'nin iyice gerilemesi de, bugünden abd için kaygı vericidir.
abd'nin mısır'daki zayıf görünümü, şimdilik, suriye'deki zoryönetimi ve esad'a zaman kazandırmıştır. bu da abd'nin bugün suriye'de olmak istediğinden geri bir noktadır. iran'da bugünlerde gerçeklenecek ahmedinejad'ın görevi hasan ruhani'ye tesliminde de abd yoktur. bu noktada abd nerededir? 1948'den bu yana ortadoğu'da israil'i yaşatma uğraşında yeniden israil ile filistin temsilcileri arasinda kısa sürede sonuçlandırılacak uzlaşım toplantısı duyurulmuştur. john kerry, filistin'den batı yakası temsilcileriyle israil'in güçlü siyasetçisi livni'yi bir masada buluşturmuştur. bunca yıl olmamışı, bunca zayıflamış abd dış gücünün, dokuz ay diye öngörülen sürede, barışla sonuçlandırması olanaksızdır. hamas'ın görüşmelerin dışında tutulması zayıflığı, toplantının temsili gücünü de, yarınki yaptırım gücünü de başından azaltmıştır.
sonuçta, abd nerededir sorusunda, abd istediği yerde değildir ve abd belirleyiciliğinden çok çok oyunculu, çok oyunlu karmaşalarda abd, yaşananların ardından gelir durumundadır. bu durumu da, abd içselinde, john mccain ile lindsey graham abd'nin gerilemesi ve zayıflığı olarak geri kalmaksızın vurgulamaktadır. abd'nin bu konumu değişir mi ya da yeniden yayılmacılıkla belirleyicilik egemen olur mu? bunun yanıtını da abd'den çok ve abd'den önce mısır'dakiler, türkiye'dekiler, iran'dakiler verecektir.
türkiye nerededir? türkiye, kendi içinde, akp'den, erdoğan'dan arınmanın demokrasi içinde çözümünde arayışta olmalıdır. demokrasi arayışlarının açıkta ve türkiye'nin içselinden gerçeklenmesi gerçeği dünden de zorludur. erdoğan'la akp'nin, demokrasi içinde, yaşananları geriletmede, dayandığı çözümler ise tutuklamalardan, yargılamalardan ve susturmalardan ötesini bulmuyor. erdoğan'la, akp'yle, türkiye'de, demokrasi zorlanıyor ve geriletiliyor.
2 ağustos 2013, college station, texas.