24 Mayıs 2013 Cuma

cumaları -- 424.

suriye'de kıyımda durgunluk yok. gündelikte yaşananlarla gündeliği iletişimde yayma arasındaki eşitsizlik yanıltıcıdır. başbakan erdoğan'ın washington'da obama'yla buluşmasını değerlendirmede genel yaklaşım erdoğan adına olumsuzluk olarak aktarılıyor. şunu gören ya da gösteren yok: erdoğan'ın geçici çekilmesi olasılığı. neden böyle düşünebiliriz? çok açıktır ki, erdoğan için de, obama için de esad'ın hergün suriye'de varoluşu eksidir. erdoğan da, obama da çok erkenden esad'ın gidiciliğinden yana oldular açıkca ve açıktan. obama için beklenti erdoğan'ın türkiye'yi suriye'ye taşıracak siyasi güçte ve hazırlıkta olduğu idi. benzer biçimde, erdoğan da, abd'nin cumhuriyetçilerinin suriye içlerinde abd'nin öncülüğünü zorlarken, demokrat başkan obama'nın da, açıkta esad'ı karşısına almasının temeli ve hazırlığı varsaydı. obama ile abd suriye içlerinde ilerleyince, türkiye'nin kazanımı kolayca ve kaçınılmaz sayıldı. beklenmeyen, rusya'nın esnemede direnç göstermesi oldu. ayrıca, türkiye'de savaş karşıtlığının gücü önemsenmedi. esad yandaşlığı diye küçümsendi ve önemsenmedi.

obama'nın suriye konusunda konumunda değişiklik ummak yanlış olur. erdoğan için de gerilemesini, suriye konusunda, beklentilerinden gerilediği sonucunu çıkarmak yanlıştır. erdoğan haksız savaş ve savaşçı konumundan, yeniden haklı ve çözümleyici konumu kollayacaktır. türkiye için, suriye'nin içlerinde olması geride kalmıştır demek de, bundan sonra olmaz demek de yanlış olur. suriye'de esad gitmedikçe, erdoğan iktidarını sürdürdükçe, türkiye suriye'nin içindedir. reyhanlı olayı ile suriye'nin de türkiye'nin içine taşması gerilemiştir diyemeyiz. esad zorbalığı durdukça, esad'ın gidişinden umarı olanların, türkiye'nin suriye içlerinde olmasına dayandıranların oldubittilerine açıktır türkiye. bu durumda bir değişiklik olmamıştır. erdoğan'ın cenevre'deki toplantıyı benimsemesi de, erdoğan'ın başından bu yana gösterdiği sabırla uyumlu olduğunu düşünmeliyiz. erdoğan, washington'a gitmeden, abd'siz türkiye'nin suriye içlerinde olmayacağını açıklamıştı. abd'nin, cenevre'den beklediği varsa, erdoğan'ın olmazlanması yanlış olurdu.

şu anda soru şudur: cenevre'de, abd'nin rusya'dan beklentisi olmazsa ne olur? yeniden, özellikle, erdoğan savaşçı değil ama çözümleyici konumuna yükselir.

erdoğan'ın rusya gezisinden beklentisi nedir? çok açıktır ki, rusya'nın suriye konusunda esneklik göstermesini sağlamaktır. rusya için, erdoğan'a göre konumunu değiştirmesi düşünülemez. o durumda, rusya ile türkiye ortak davranıyor sonucu çıkar. cenevre'de rusya ile abd anlaşırsa ne olur? o zaman da, erdoğan'ın sözü kalmaz ve türkiye'nin suriye içinde olmadan suriye'den beklediğini aldığını dinleriz.

erdoğan'ın washington dönüşü akp içinde bir değişim getirmediğini görüyoruz. akp içi dengelerde, suriye konusunda, uyumun sürdüğünü düşünmemiz gerekir.  türkiye'nin suriye içinde olmasıyla, suriye içinde olmaması konumlarında da akp içi dengeler sürer mi? evet ya da hayır konusunda tüm öngörüler önyargı olur.

şimdilik türkiye için, enazından iki konuda huzurlu olmak gerekir: esad yanlısı olabilecek türkiye önemsizdir, yetersizdir; benzeri biçimde, türkiye'nin suriye içlerine taşmasının türkiye'de desteği açıkta değildir.

abd içinde obama, ırak'tan da, afganistan'dan da öndeki güç olmaktan uzaklaşma kararlılığını koruduğunu açıkladı. abd'de dış şiddetin abd içinde etkinliğinin 1990'lar düzeyine gerilediğini açıkladı obama. durum ve gerçeklik öyle değildir diyenlerin tepkileri cok cılız kaldı. abd'nin ortadoğu sonrası, asya'da yeni hedefleri olduğu açıktır. pakistan'daki seçim ve pakistan siyasetinde abd'den bağımsız ve pakistan halkıyla da uyumlu newaz şerif'in seçimde öne çıkmasının üstü örtülüdür. abd'nin dış siyasetindeki bir değişimi simgelediğini düşünmek geçerli olanıdır. newaz şerif'in seçimiyle suudi hanedanı'nın abd yardımının yerini almasının ilk ipuçları ortadaydı. suudiler'in sünni siyasetlerle birlikteliği ne yenidir; ne de pakistan'la ortaya çıkmıştır. pakistan ile suudiler'in birlikteliği'nde abd'ye aykırı ya da abd'den bağımsızlık, şimdilik yoktur. yarını ise bilmek zordur. öyle anlaşılıyor ki, abd, pakistan'da da ortalıkta olmamayı yeğlemiştir. yarın pakistan'da eyalet siyasetleri egemenleştiğinde ortaya çıkabilecek belucistan, veziristan, nuristan, penjap ve benzeri devletçiklerin pakistan'ı ortada küçülteceği açıktır. pakistan'iın yeni eyaletleri nükleer olmadığı sürece, abd'nin istediği odur diye düşünmemiz gerekir.

iran'da seçimlere az kaldı. şimdilik bildiğimiz: 1979 devrimi'nin getirdiği yüce siyasi dini meclis iktidarını korumaktadır. yüce meclis'in başkanı ali hamaney, ahmedinejad'ın toplumsal kitleselliğinin öndeki adayına da, rafsanjani'nin saygın önderliğine de seçilme olanağı tanımamıştır. 1979 devrimi sürmektedir diyebiliriz. ahmedinejad'ın öndeki adayı isfendiyar rahim'in dışındaki adayında birleşmesi ya da bölünmesi iran'daki seçimi belirleyici olacaktır. iran'da devrim'e bağlılık, iran'ı kendi içine döndürmeyi sağlayıcı olacak mıdır? iran seçimleri pakistan seçimleriyle birlikte ortadoğu'da gerilimin geleceğinin belirleyicisidir.

24 mayıs 2013, college station, texas.