kore yarımadası altmış yıllık uykusundan kalkıyordu; füzeler hedeflenmişti; gün geçmiyordu ki: füzeler ateşlendi, ateşlenecek. kitle iletişiminde tüm konular ikincileşiyordu. 14 nisan pazartesi'nden bu yana kore yarımadası geriye çekildi ve bir biçimde yine uykuda.
abd'nin gündemi ve odağı abd'nin içselinde yaşanıyor obama yönetimiyle. uzaktan erişimli savaş dışında, uzaktaki yerli işbirlikçilerin gönüllü aracılığyla yürütülüyor abd dişsalı. öyle görünüyor ki, bir süre abd önde değil, geriden yönlendirecek dışsalı. ola ki, abd çıkarlarında gerileme ya da uzaktan katılımlı gönüllüler de abd'den paylarını çoğaltma isteğinde öne çıkarlarsa ne olur günümüz abd yönetiminin ve yönlendirmesinin siyaseti değildir. abd'nin somut durumunu ya da görünümünü abd geriliyor; abd çekiliyor diye almak yanılsama olur; yanıltıcıdır, yanlışa neden olur. abd'nin "paldır küldür" siyasetleri, enazından, bir süre için askıdadır. gerileyen görünümdür; değişmeyense abd'inin dıştaki varlığıdır.
kore geriye atıldı gibi; iran'la ne durumda abd? abd'nin iran'la uzlaşmadığından öteye uzlaşmaya uzak durduğu da açık. on yılı aşkındır, iran'a girildi giriliyor ne oluyordu? iran'da içinden işbirlikçilerin yeterince olduğu ve gerektiğinde ortaya çıkacağı beklentisiyle on yıl geçti. şimdi de 2013 haziran'ı bekleniyor. iran'da 2013 seçimleri ne getirir? iran'da abd'yle olacaklar çoktur ama yeterli midir? abd'nin beklentisi odur. 2009 seçimleri sonrasında ortaya çıkacak yeşil devrim iktidarı büyük kentleri sarsmıştı ama iktidara yaklaşamamıştı. sokaklara erken dökülenler sokaklardan zorla uzaklaştırılmıştı. 2013 seçimleri öncesi sessizliğin bir nedeni 2009'daki ezikliktir. abd'nin iran'la ilişkileriyle iktidarı zorlama seçimlerle değil seçim sonrasınadır.
venezüella'da 14 nisan seçimlerinden önemli sonuçlara varıldı. neredeyse onbeş yıldır iktidarını sürdürmüş chavez'in sosyalist örgütlülüğü seçimden küçük bir ayrımla önde çıkmıştır. chavez'in ölmeden önce seçtiği maduro'ya seçmenlerin desteği chavez'e desteğinin altında kalmıştır. uzun dönem için bu seçim sonucu önemlidir. maduro yönetiminin sözden öteye kaynak yaratmasıyla, kaynak geliştirmesi ve paylaşımda payları azalanların öfkesini demokrasi kısıtları içinde dengelemesi gerekiyor. maduro yönetiminin çabaları yeterli olacak mıdır? seçim sonuçlarını maduro karşıtı capriles kabullenmemiştir. daha da ötesi capriles sokakları baskı olarak kullanmak istemiştir. abd de, seçim sonuçlarına kuşkuyla yaklaşıp capriles'e dolaylı destek olmuştur. sokaklarda çatışmalar ve ölenler olmuştur. capriles sokaklarda gerilemeyeceğini gösterince capriles'e tutuklama baskısı kullanılmıştır. bugün için, seçim sonrası venezüella için de, maduro için de, capriles için de zorlu başlamıştır. chavez'in uzunca sayılacak iktidar döneminde kazanılan kitlesellik ve anayasallık maduro'nun siyasiliğinin sürmesi ve sürekliliği için yeterli midir? bugünden, yeni siyasetler geliştirilemezse zordur diye düşünmek gerekir.
abd içselinde, silahlanmada, yasalarda yeni düzenlemelere yaklaşmış görünürken senato oylaması olumsuz sonuçlanmıştır. bu sonuç, silahlanma yanlılarının gücünden çok, cumhuriyetçiler'in obama yönetimiyle değiştirici olmaya dirençlerinin gücü olarak alınmalıdır. öyle görünüyor ki, 2014 ara seçimlerine değin pazarda büyük duraklama yaşanmadığı sürece, cumhuriyetçiler dirençlerini sürdürecektir. abd de günü birlik yaşamayı sürdürür olacaktır. abd yasamada tıkanıklıkla kurumların yıpranması sarmalından obama yönetimi sonlanıncaya değin içselde kördöğüşü sürdürecektir. abd için içselin uzlaşmaz karşıtlıkları, dışsalda ya da dışarıdan saldırı diye yaşanmadığı sürece kalıcıdır.
türkiye'de kalabalıklar sessiz, küçük bir nicelik, kalabalığı kazanma ya da değişim yolunda, kamuya açık görünümlü, kamusallık olmayan etkileşimle zaman geçiriyor. türkiye'de isyancıların ateşe uzak durdukları ortamda silahla bitirme de durmuş görünüyor. bu durumun, bu sessiz ve kitlesel katılımsız etkileşim ne güne değin sürer? akp, türkiye'de 27 nisan'a gösterdiği bayraklı tepkiyi günümüzde bayraklarla sokaklarda göstermediği sürece içten eriyecektir. şimdilik, akp'nin türkiye algısı ve değerlendirmesi akp'nin erimediği yönündedir. bu verinin doğruluğuna, geçerliliğine yaslanan akp, türkiye gerçekliğinin akp'nin beklentileriyle çeliştiğini gördüğünde geri adım atabilir mi? akp cephesinde geriye dönüş için hala zaman vardır. oysa akp ve akp'nin çevre güçlerinin topluma yansıttığı ise geriye dönüşü olmayan yolda ilerleme kararlılığıdır.
19 nisan 2013, college station, texas.