22 Şubat 2013 Cuma

cumaları -- 411.

abd'nin vietnam savaşı'ndan önemli çıkarımları vardı: abd'nin çoğunluğunu savaştan uzak tutmak birincisiyse; ikincisi de savaşın gündelik kitle iletişiminde enazda konu edinilmesiyle belgelenmesi. bu ikisinden de önemlisi: abd'nin çoğunluğnun desteklemediği durumlarda savaşa uzak durmak. özellikle, 1991'de körfez savaşı süresince, abd, kendi kurallarını etkin kullandı.

1991'deki körfez savaşı'nda erken, hızlı ve etkin kazanımla vietnam'ın üstü örtüldü ve ölçü öncekiler değil sonuncusu oldu.

vietnam savaş'ından nice görüntü vardır toplumun unutkan belleğinde ama, körfez savaşı'ndan abd'nin yıkımı ya da zaferi anlamında kalıcı, çarpıcı görüntü yoktur. bellekler zorlanırsa: körfez kıyılarında, çöllerde, denetimsiz yanan petrol kuyularıyla, kuveyt'ten kaçarken yollarda yokedilmiş ırak ordusunun, özellikle, asker donanımlarıyla malzemelerinin yanmış dağınıklığı düşünülebilir. 1991 ırak savaşı'yla ilgili kitap da, anı da norman schwarzkopf'un anllatıkları dışında azdır. 2001 afganistan ve 2003 ırak savaşları sürecinde anlatılanlar, aktarılanlar çoktur. yine de, savaşın içinden aktarılan görüntüler vietnam günlerinin doğrudanlığını çağrıştırmaz; epeyi sanal, çokça da sonrasıdır.

abd'nin, afganistan sonrasından ilk çıkarımı insansız savaştır. şöyle desek daha açıklayıcı olur: az insanla, uzaktan kumandalı. savaşta insan artık "düşman" cephededir; dost cephede insanlar giderek ortadan çekilmekte, uzakta yaşayıp uzaktakileri öldürmektedir. önceleri veri toplayıp bilgilendirme işlevindeki insansız araçlar hızla silahlandırılmış ve önceden saptanmış hedeflerden öteye gerçel zamanda vurucu güç olmuştur.

tarihte ya da yakın tarihte olduğunca, "askeri" olanaklar hızla "sivil" yaşamda kullanıma dönüşmektedir. enson "nükleer" silahlanmada yaşanan durum yakında "insansız" savaş olanaklarında da yaşanacaktır. bu aşamada, başlangıçta kazanılan ayrıcalık hızla yayılacaktır ve enaz "nükleer"e duyulan korku düzeyinde tepkiye neden olacaktır. özellikle araçlar küçüldükçe ve uzun yolculuklara dayanıklı oldukça bunların getireceği sorunları aşmak ya da denetlemek zorlu olacaktır.

üretimde insanların kaldırılması değilse de, enaza indirilmesi ya da tasarım yoğun olarak kullanılmasının getirdiği "işsizlik" sorunları ortadaır. askerlikten arındırılmış, üretime katılımı doğrudanlıktan dolaylıya dönüştürülmüş insan kitleleri için "katılım" sorunları ne olabilir? ne güzel kendilerine zamanları çoğalacak diyebiliriz.  ayrıca, eğitime, sanata, spora ve nice insan eylemine, etkinliğine daha çok zamanı olacak diye düşünebiliriz. doğrudur, olabilir; öylesi de düşünülebilir.

şunu da gözlüyoruz: insanlığın, özellikle, sanayi toplumunun, sanayileşmenin getirdiği eğitimde de insansızlık gelişiyor. teknolojiyle eğitim, öğretmensiz, uzaktan erişimli öğretim çözüm olarak öngörülüyor, tasarlanıyor. bir yandan da eğitim, öğretim isteyenlerin kitleselliği düne, bugüne göre daha hızlı artarken.

insanlar çoğalıyor; insansız ilişkiler egemenleşiyor. bu durum gelişim olarak da gözlenebilir, gelişen tehlike olarak da. sıradan ve geçmişe göre kurgulanmış çözümlemelerin yetmezliğini söylemek zor değildir.

abd'de obama'nın ilk döneminde yeterince anlaşılmayan "geçici" ve "geçiş" yürütmesinde sona gelindi mi? obama'dan önceki başkan bush'un vergilendirmelerinde, çok belirleyici olmayan sürdürmeden öteye artan ve denetlenemeyen bütçe açıklarında durmaya geçilebilir mi? ırak'tan sonra, afganistan'da da azalacak askeri giderlerin bütçede getireceği artılar yeterli olacak mıdır? enson, 1989'la soğuk savaş giderlerinden sağlanan azalmalarla 1990'larda bütçe açıkları beklenenin çok ötesinde yaşanmıştı. meclislerden destek almadan, abd toplumununa danışılmadan yaşanan iki savaşla artılar bittiğinden öteye 1980'lerden, 1990'lardan çok daha fazla borç yüküne varılmıştır. ayrıca, boşta kalanlarla işsizlere yüksek eğitimli katmanlar da eklenmektedir. üretimdeki verimlilik güçlüdür; istemi karşılayacak sunum vardır. teknoloji geliştirmede de sorun yoktur. işsizler ve boşta kalanlar toplumda nasıl değerlendirilecek sorunu çözümsüz ortadadır. işsizlik evrelerinde, geleneksel toplumsal tepkilerin yaşanmayışı ise ayrıca günümüze özgü bir olgudur.

abd'de cansız süren kalkınma avrupa'daki duraklamayı süreklileştirme işlevinde yaşanmaktadır. ispanya sokaklarında, yunanistan ve fransa sokaklarına benzer umutsuz, dağınık tepkiler sıradanlaşırken italya'da seçimlere gidiliyor. italya'da duraklamayı aşmak yönünde bir seçim sonucu beklenebilir mi? umutvar olmak için yeterli veri yoktur. tek bildiğimiz avarupa'da ençok oy almış komünistlerle, sosyalistlerin seslerinin kısık olduğudur. işi durdurmaktan öteye, çalışma koşullarında kazanılmışı korumadan öteye hedefleri olmayan komünistlerin gerilemesinin doğallığını anlamak zor değildir. italya'da bu seçimlerle yükselen bir siyasi güç: siyaseti tümden yadsımaya yönelik tepkicilerdir.

türkiye'de siyaset durmuş ve "heyet"lerin sağlayacağı barış umutlarıyla türkiye'nin yüzyıllık sorunları geride kalacak; gelen yüzyıllar barışla sürecek beklentisi yanılsaması egemendir.

22 şubat 2013, college station, texas.