öyle anlaşılıyor ki: cumhuriyet karşıtlarının tarihte bulduklarını sandıkları dayanakları altlarından çekmek bir görev, bir amaç sayılmış bu derlemenin yapımında. önce derlemenin adını düşünmeliyiz; yerinde, zamanlı ve gerçekçidir. atatürk için, izlerleri için, cumhuriyetçiler için "ilelebet payidar" olacağı öngörülü cumhuriyetimizin demokrasiyle yön ve anlam değiştirmesinden ortaya nice karşıtlıklarda, nice eleştirilerde azalma yerine, özgürlüklerle, hızlanma yaşandığı açıktır.
ilber ortaylı'nın tarih bilinciyle bilgisini nice değerlendirmiş, nice yazıyla belgelemişizdir. bu yeni derlemede de, derin ve kalıcı tarih bilincine cumhuriyet ve türkiye cumhuriyetçiliği bilincini de katmış demeliyiz. yıkılmış ve yokoluşla karşılaşmış osmanlı devleti'nden devleti sürdürmekte kararlı isyancılar ve toplumsal dayanakları atatürk'ün önderliğinde "türk/müslüman" öğelerin çoğunluğuyla kurtuluşu başarmıştır. kurtuluşu örgütleyen ve sonlandıran önderlik, barışla birlikte duralamamış ve cumhuriyet devrimi'ni gerçeklemiştir.
cumhuriyet'e geçişte de, cumhuriyet'le yeniden devleti düzenlemede ulusallıkla türklük'te biçimlenen cumhuriyet'in ilk yüzyılı önemli bir kazanımdır ve gelecek yüzyılların başarılarının temelidir. ilber ortaylı'nın temel savı budur ve cumhuriyet karşıtlarının, cumhuriyet'i kuruluşundan günümüze yanlış sayanların direndiği de budur. cumhuriyetçiler'le cumhuriyet karşıtlarının uzlaşmazlıklarının bitmezliğinden cumhuriyetçiler'in eksiklenmediği açıktır. cumhuriyet karşıtlarının cumhuriyet'e eleştirileriyle cumhuriyet'i yıkıcılıklarının kazanıldığını saymaları yanılgılarının başıdır; yanılsamadır. ilber ortaylı'nın kısa ve vurucu savlarının özü ve anlamlandırılması budur.
cumhuriyet'in imparatorluk kalıntısından bugünümüze varan yaşamında ortaya çıkan sorunların, yetersizlklerin, aşırılıkların cumhuriyet'in "ulus egemenliği"ni temel almasıyla, çoğulcu demokraside, anayasallıkta, yurtta ve cihanda barışla üstesinden gelinmesi küçümsenmeyecek bir güç gösterisidir.
temeli ve özü doğru kurulmuş cumhuriyet'in yasallığa ve anayasallığa dayanmış gelişiminde büyük sapmanın 1924 anayasası'nın 1961'de yeniden yapımıyla, sonraki yeniden yazımlarının tarihselliğiyle, tepkimelerini günümüz için de, gelecek için de durmadan düşünmenin, yeniden değerlendirmenin; 1961 anayasa yenilenmesinin nedenleriyle değerlendirmeleri, bu derlemenin ana teması olduğunu söylemeliyiz. türkiye'de cumhuriyet tarihinde nice ve sonuçları ağır yanlışlar yapılmıştır; üzerinde enaz düşünülmüş, çok az çalışma, tartışma konusu olmuş 1924 anayasa'sının cumhuriyet'e ve türkiye'ye en uygun olanı olduğunun bilgisizliğine özlü sözlerle, önemli yargılarını vurguluyor ilber ortaylı.
1961'de, 1960 kesintisi yeniden yaşanmasınla, 1960'a "meşruiyet" kazandırma zorunluluğunun sonucu ortaya çıkan 1961 anayasası'nın güçlü bir sorgulmasını yapıyor. 1961'de yapılması gerekenin 1924 anayasası'nın "ıslahı(reformu)" olmalıydı savını siyasal bilgiler okulu'nun saygın öğretim üyelerinden tahsin bekir balta'nın, gününde öngördüğünü de yeri geldikçe yineliyor. oysa yaşanan ne olmuştur 1961'de? cumhuriyet'le devrim yaşamış türkiye'nin demokrasiyle yaşadığı tıkanıkları gidermede türkiye'yi "reform" etme hedefini öngören 1961 anayasası gerçeklenmiştir. 1961 anayasası, türkiye'nin, cumhuriyet'le en büyük başarısı olan "kalkınma(sanayileşmeyle kentleşmenin)"sının hem önünde ayakbağı olmuş; hem de evriminin yanlış yönlenmesini arttırmıştır.
cumhuriyeti demokrasiyle gerilemiş saymak da, demokrasiye kısıtlar getirmede anayasa'da yaptırımlara yer vermek de anayasa'nın, güçlülerin güçlerini süreklileştirme aracına dönüştürme uğraşını getirmiştir. anayasalar yenilenebilir, değişebilir, düzeltilebilir ama, 1961'de gerçeklendiği gibi öncekinin tümden yadsınmasıyla günümüzde varılan çıkmaz ortadadır. 1961 anaysası, 1971'de yenilenmiş, değiştirilmiş ve düzeltilmiştir. 1982 anaysası ise, 1961 anayasası'nın yoksayılıp yeniden yazımını getirmiştir. 1961'de yapılan yanlış 1982'de ikinci kez yinelenmiştir. oysa, 1971'de 1961 anayasası'na yapılanın 1961'de 1924'e yapılması gerçeklenseydi cumhuriyet'in kuruluşuyla sürekliliği cumhuriyetçiler için daha güçli dayanak olurdu. cumhuriyet'in ilk yüzyıl'ında üç kez yeniden yazımla, nice değişimlerle anayasa yazımı da hem sıradanlaşmış; hem de anayasallığa önemli darbelere neden olmuştur.
cumhuriyet'in sonraki yüzyıllarına yeniden özüyle, sözüyle 1924 anayasası'nın yenilenmişiyle gitmekte artık geç kalınmıştır da denebilir ama, üzreinde düşünmek de, tartışmak da geç sayılmamalıdır.
osmanlı'nın yıkımını getirenlerin neler olduğu; yıkımın nerede, nasıl olduğu konusunda cumhuriyet öncesinde de, cumhuriyet boyunca da tartışma eksik olmamıştır. cumhuriyetçilerin o yıkım kargaşalarından, çöküş tartışmalarından yılmayıp yükselttikleri cumhuriyet'in türkiye'ye özgülüğünden öteye türkiye'nin özgül güçlülüğü olduğuna inanan bir düşünür bilgeliğinde ilber ortaylı.
ilber ortaylı, atatürk'e de, cumhuriyet'e de inanışında akıllı, bilgili ve yetkin bir kişilik. gücünü bilen insanların yalınlığıyla yerinde tepkiciliği bu son derlemesinde de belirgin. ilber ortaylı'nın atatürk'e yaklaşımında, neredeyse savunmacı diyeceğimiz güvenli bir yaklaşımı var. ilber ortaylı'nın cumhuriyet'e yaklaşımında eleştirelliği ise hem güçlü, hem de yapıcı. ilber ortaylı, cumhuriyet'in önderi atatürk'e sözetmezken; atatürk'le olanlarla da, atatürk'e karşıt olanlarla da, atatürk sonrasındakilerle de kıyasıya bir tartışmada. cumhuriyet'i değerlendirirken de, cumhuriyet'in kazanımlarına inançtan öteye cumhuriyet'in sürekliliğne güvenle, cumhuriyet'in gücüne güç katılmasına katkının öncülüğünde.
ilber ortaylı'nın kişiliğinde ve yapıtlarında cumhuriyet'in neden ilk yüzyılının sonrakilerinin hazırlayıcısı ve sürekliliğinin tartışmasız olduğunu yakalıyorsunuz.
1. ilber ortaylı, yakın tarihin gerçekleri, timaş yayınları, istanbul 2012.
28 ocak 2013, college station, texas.