türkiye'de başbakan erdoğan konuşuyor. bir an suskunluk oluyor. ardından, kıyıda köşede kim kalmışsa, başlıyor bu da nereden çıktı diye. başbakanın bilmediğinden, anlamadığından, gündem oluşturduğundan, konu saptırdığından derken gündem değişiyor. türkiye'de gündemler sonuçlanmıyor; gündemlerden değişim oluşmuyor.
anayasal olarak "kuvvetler ayrılığı" tartışması mı olur? yürütme erki yasamadan, yargıdan denetim istemez bu olağandır. bunu söylemek için önce şunu düşünmek gerekir; yasamayla yürütme ayrı mıdır türkiye'de? soyutta ayrıdır; somutta, tbmm akp yasama gücüyle, akp yürütme gücü ayrı mıdır? türkiye'de? siyasetçi olarak akp başkanı, yargı denetiminden de yakınması ne olur? güçlerin birliği olur. başbakan erdoğan tartışmanın geliştiği noktada ne diyor? başbakan erdoğan, akp erkler arasındaki ayrıma en duyarlıdır özenlidiri de söyleyebiliyor. nerede başlıyor, nereye varıyor gündelik tartışma? başbakan erdoğan'dan başlayan tartışma başbakan erdoğan'la dönüyor duruyor.
"patriot füzeleri" tartışması değişik mi gelişti? bu tartışma ve karşılıklı düşünce etkileşimi getirmiyor. güçler arasında, siyasetler arasında, toplumda gerilimi süürdürmekten yenilenme ve uzlaşma sağlanmıyor. boşuna, anlamsızlaşan karşıtlaşma korunuyor. ne zamana değin? besbelli ki yeniden seçime değin kördöğüş, kısırdöngü sürüp gidecektir. seçimle ne değişir ya da değişir mi? seçime çok var; seçim de nereden çıktı diye karamsarlık, umutsuzluk, kötümserlik toplumda yaygınlığını sürdürüyor.
bu arada, anayasal değişim boşlukta; füzeler neden ve neye karşı anlaşılmaz dururken adana, gaziantep ve kahramanmaraş'ta konuşlandırılacağı kararı açıklanıyor. neden ve kime sorusu yerine nereye tartışılmadan kararı açıklanıyor. türkiye'de buradayız.
abd'de neredeyiz? suriye, katar'daki toplantı sonrasında gündelik insan yıkımları, ülke yıkıntıları görüntüleri dışında yok denebilir. yerine ne var? bingazi'de ne oldu tartışması var. bingazi tartışması başladığından mı, başlamasından mı, önce general david petraeus gitti; ardından birleşmiş milletler abd temsilcisi olası abd dışişleri bakanı adayı susan rice gitti. sonunda, 2016'da, olası abd başkan adayı hillary clinton için soru dolu kaldı bingazi. hillary clinton, bundan böyle her adımında bingazi diye sorgulanacak.
abd'de cumhuriyetçi kitlelerin çoğunluk olarak yadsıdığı john kerry, cumhuriyetçiler'in senato'da ençok güvenerek desteği beklentisiyle hillary clinton'un yerine aday olarak atanıyor. öyle görünüyor ki, biçimsel bir senato değerlendirmesi sonrası abd dışişlerinin sorumluluğunda john kerry'yi göreceğiz. bu değişim midir abd için, abd dışında? "biçim"de değişim görünen, görüntüde değişik duran john kerry siyasette sürekliliktir başkan obama yürütmesinde.
6 kasım seçim sürecinin temel konusu olan bütçe seçmeleriyle vergilendirme gereği tartışmasında büyük uzlaşımın kıyısına yaklaşılmazken; küçük ve geçici çözüm de uzak görünüyor. pazar da çıkıyor gibi olurken inişe geçiyor.
abd'de büyük tartışma sivillerin, bireylerin silahlanması odağında dönüyor. bu bitmez tartışmalarda yeni kitlesel kıyıma değin tüm siyasiler kendi konumlarını koruyor ve silahsızlanma yerinde duruyor.
italya'da güçlü başbakan mario monti de daha çok kısıta dayanamadı; azalan desteği değerlendirerek istenenlere uymaktansa, ayrılmayı seçti. yerine gelenle ne olur ya da seçimle mario monti güçlenerek gelebilir mi? italya ve küreselde durgunuğun sürmesine yeniden italya etmeni eklendi.
mısır'da kaçamak seçimlere katılımın yetersizliği sonuçların etkili ve geçerli olmasını getirmedi. mısır'da daha çok seçimler olacaktır demek olağanıdır. ya gazze; ya hamas? ortada ne filistin uzlaşımı var; ne de israil'de seçimle ortaya çıkacak yeni güç dengesinin filistin'le uzlaşımı benimseyeceğinin beklentisi.
21 aralık 2012, istanbul, türkiye.