mısır'da sorun çözümlendi mi? sorun neydi? şunu biliyoruz: msır'da, muhammed mursi gerilemiş görünüyor. mursi'nin geriye çekilişi anlık mıdır; geçici midir? sokaklar da yatışmamış görünüyor. sorun çözümlenmediden öteye, çözülesi de değildir. sokaklarda ya da sokaklardan silahlı örgütlenme gelişir mi? mısır için düşünülesi en yanlış olanıdır. gözü kara bir avuç silahlıyla varılacak iktidar olmaz. mursi'nin iktidarının güçlenmesini ya da mursi'yi de eleyecek sokakları da temizleyecek gücün kapısını açarlar.
mısır'da sokaklar, geriye çekilmenin gücünü bulup da, olası mursi düşkünlüklerinde sokaklara taşarlarsa, sokakların özlediğine varılır. yoksa, kargaşanın getireceği kargaşadır ve sonunda durduran güç oluşur. "tahrir"de odaklı özgürlükçü beklentilerin mısır'ı yaşanmaz yapmaktan öteye güçleri yoktur. "tahrir"deki kargaşanın yatışmayacağından öteye, özgürlükçü iktidarın yolunu kolaylaştırıcı olması zordur. silahlı, kanlı kargaşadan da iktidar, bugünün mısır'ında olanaksızdır.
mısır'daki gelişimler, bu yüzyıl'ın sorusunu gündeme taşıyacaktır; dağınık sokak kalabalıkları mı; yoksa, örgütlü toplum çoğunlukları mı demokrasinin önderi, taşıyıcısıdır? "arap baharı" diye uzayan gerilimlerden benzeri soruların daha sıkça sorulur olduğunu yaşayacağız.
mısır'da yaşanan uzlaşmazlıktan bir gücün bitmesinden öteye uzlaşmacı çözüm beklemek yanlıştır. mısır'ın içi kargaşa içindeyken mısır'da belirleyici olamayanların da her öne çıkana dayanak olması çözümsüzlüğü süreklileştirmektedir. bu durum da, bu yüzyıl'ın ikinci byük sorusunu gündeme taşımaktadır: dıştan doğrudan karışmalar da; dışarının, içeride aracı güçleri desteklemeler de uzlaşmazlıkları sürdürücü olmaktadır. mısır da, güçsüz yürütme gücüyle içeriden dışarıdan gerilemektedir.
mısır'da sokaklarda yaşanan kargaşadan bir üstü suriye'de silahlı kanlı çatışmalar olarak suriye'yi paramparça etmiştir. en zayıf görünen beşar esad yanlıları, karşılarındaki çoğunluğa eşitsiz silah gücüyle direnmektedir. isyancıların çokluğuyla aykırı orantılı silah güçsüzlüğünden iki yıla yaklaşan gerilimde sona gelindi dendikçe sonlanma ötelenmektedir.
suriye'de rusya ve çin'in direnisi sürerken, türkiye'nin suriye'nin içine taşması gücü gerçeklenemedikçe, abd/ab dışarıda beklemededir. suriye'de beşar esad'ın azalan direnci mi; beşar esad'ın direncini yıkamayan çoğunluğun direnci mi ilk çözülecek? suriye'nin içi de, dışı da beklemededir.
ırak'ta abd'nin çekilişinin sonrasının ırak'ın içinde barış olmayacağı bilinegeldi. bağdat'la kuzey'in çelişmesi bekleniyordu. nasıl oldu da, türkiye bağdat'la başaladığında bağdat'ı yalnız bıraktı ya da bağdat'ı karşısına aldı? erdoğan-davutoğlu ikilisiyle türkiye'nin ırak'ta bağdat'tan yalıtılması bilinçli midir; o tasarım nasıl evetlendi soruları yanıtsızdır günümüzde.
türkiye'de iktisadi kalkınmada duraklama durumu gelişiyor demek için erkendir, önyargıdır. türkiye'de iktisadi kalkınmada yavaşlık olduğu, artık, gizlenemez durumdadır. akp'de ve gündelikte değişim bundan mıdır?
durduk yerde, israil'de dışişleri bakanı avigdor lieberman istifa ediyor, iran'dan ahmedinejad türkiye'ye geliyor. bu arada, abd'den "patriot bataryaları" askerleriyle türkiye'ye konuşlanıyor. gazze'de bunların uzlaşımı olduğunu düşünmek ilişkilendirmede en yakınıdır.
abd'de "büyük pazarlık" sürerken, "küçük uzlaşım" da sağlanmıyor. 31 aralık'a gün sayan abd'de geçici uzlaşım, son anda, sağlanacak mı? abd'de 31 aralık'tan önce kalıcı çözümler beklemek hem anlamsızdır, hem de gereksizdir. abd, bir süre daha geçici çözümlerle oyalanacaktır.
14 aralık 2012, college station, texas.