venezüela'da hugo chavez yeniden seçildi. rusya'da putin, iran'da ahmedinejad ve türkiye'de erdoğan da seçimle iktidarını sürdürenler. günümüzde seçimle iktidarını korumak sıradanlaştı. demokrasilerde seçim kazanmanın önemi açıktır ama seçimle iktidarın değişmesinin önemi daha da güçlüdür. rusya'da putin, venezüela'da chavez, iran'da ahmedinejad ve türkiye'de erdoğan'ın seçimle yenilenmesi hem siyasi kişilik olarak onları önemli kılar; hem de, ülkelerinde demokrasinin sürekliliği daha az tartışışır olur. şimdilik, herbirinin seçim kazanma güçlerini biliyoruz. herbirinin seçimle yenilenebilirliğini bilmiyoruz.
venezüela'da chavez'in karşısında güçlü bir siyasilik vardı. chavez, altı yıl daha başkanlığı yüzde ellibeşi bulan oyçokluğuyla zor da olsa kazandı. venezüela'da seçim sonrası ilk çarpıcı gelişim: chavez'in başkan yardımcılığına nicolas maduro'yu ataması oldu. bu atamanın ya da seçmenin değerlendirilmesinde gözlemcilerin ortak kanıları, chavez sonrasına geçişte yeni siyasi önder sayılması. adını sıraladığımız demokrasilerde bir sonrası da önceden seçilebiliyor. chavez sonrası için şimdiden bu tür seçmelerin geçerliliği üzerine değerlendirme yapmak yanlış olur diye öngörmeliyiz. şimdiden söylenebilecek olan, chavez'in, bolivar bağımsızlıkçılığıyla, ulusal sosyalistlik siyasetinde ödünsüz direnilmesini amaçladığıdır. seçimlerin gerçekliğini durmak yok, yola devam diye alabiliriz. venezüela'da yol biter mi, yoldan çıkılır mı öngörüsü boşluktadır. venezüela'da seçmenlerin chavez'e sekiz milyonluk desteğinin niceliksel gücü ne denli önemliyse, altı milyonun üstünde seçmenin capriles'i oylaması da o denli önemsenmelidir.
türkiye'de suriye ile yaşanan gerilimle karşıtlığın soğumayacağından öteye, cehennem ateşine dönüşmesinden de uzak durulmadığı günler sürüyor. türkiye'de, uzunca süredir, siyasi kararların amacı da, odağı da suriye'dir. türkiye'nin iktisadi duraklaması da, pazarın yeniden büyümesi de suriye'yle açıklanacaktır bundan böyle. bitirilmeyen ya da bitirilemeyen anayasanın baştan yazılımı da suriye çıkmazıyla duraklamıştır. anayasa değişiminde tıkanıklığa çözüm müdür suriye sapması; yoksa, suriye çıkmazıyla anayasanın yenilenmesi de çıkmazda mıdır bir süre bilemeyeceğiz? türkiye'de yerel seçimler de suriye'ye odaklıdır. suriye odağında akp'nin erimesi gelişecektir. bugün gelinen noktada: türkiye, suriye'yle savaşa girerek de, savaştan uzak durarak da son on yılından geriye düşmeye başlamıştır. türkiye'de akp iktidarı en güçlü konuma geldiği varsayımında sonunu hızlandırmıştır. türkiye'nin duraklaması akp'yi de, türkiye'yi de geriletecektir. gerilemenin geriletilmesinde akp'nin birliğiyle bütünlüğü de sorgudadır. akp'nin dışından eksilmeyen sorgulama akp'nin içinden de sorgulmayı getirecektir.
abd'de 6 kasım seçimleri tartışmaları hızla sürüyor. obama ile romney arasında tv'de yaşanan tartışmadan sonra kamuoyu yoklamalarında romney'e daha olumlu yaklaşım geçici bir durum mudur; yoksa, seçim yaklaşırken romney ile ryan'a yöneliş seçim gününe değin artışını sürdürür mü? başkan yardımcıları joe biden ile paul ryan arasındaki tv tartışmasından da cumhuriyetçiler umutlanmış görünüyorlar. cumhuriyetçilerin bu umudu, gelen iki haftada yaşanacak obama romney tartışmalarıyla nasıl gelişir? demokrat başkan obama'nın siyasi genellemelerle umudunu sürdürmesi kolay değildir. obama'nin romney'den daha açık olmasını isterken, kendisinin de daha açık olması gerekir. dört yıldır temsilciler meclisi'ne sunulmuş bütçe taslağı yoktur. bir önceki cumhuriyetçi bush yönetimi bütçe seçmeleri sürdürülerek değişim olmadığından öteye, olmayacağı seçmenlerce de tepki konusu olacaktır.
abd'de, enaz konuşulan, abd'nin dış siyasetinin "müslüman" ülkelere karşı, israil yanlısı siyasetlerle olmayacağı gerçeği sonunda abd'nin dışta düğümlenmesine neden olacaktır. günümüzde, demokratlar'la cumhuriyetçiler "iran"a nasıl yaklaşalımda tıkanmıştır. abd, iran'daki gelişmeleri dış siyasetinin de, güvenliğinin de temel odağına indirgemiştir. abd için dış siyaset iran odağını aşmak zorundadır. görünüşte, demokratlar da, cumhuriyetçiler de iran denince yakınlaşmakta ama sözde biri ötekini en büyük korku olarak görüp göstermektedir. bu bulanıklık abd'nin dış siyasetini etkisizleştirmektedir. abd'nin dışa bakışındaki bulanıklığın iki büyük sonucu yaşanmaktadır: bir yandan, abd dostları abd'ye güvenini yitirmektedir; öte yandan da, kimi küçüklükler, abd'yi yoksayan kendi başınalıklarında yürümekten çekinmez görünmektedir.
abd'de, 2008'de doruğa çıkan içsel tıkanıklıklar; abd dışsalında da tıkanıklığa yönelmiştir. abd taze kanı demokratlar'la mı bulacaktır; yoksa, abd, cumhuriyetçiler'le mi yenilenecektir?
12 ekim 2012, annapolis, maryland.