abd'de, 6 kasım seçimleri sürecinde, başkan adaylarının ikili tartışmaları geride kaldı. bundan sonrasını, özellikle, yerelde partililerin çalışmaları belirleyecek. abd seçmenlerinin yüzde doksanbeşi seçmesini yapmış görünüyor. oyların yüzde doksanbeşi demokrat obama ile cumhuriyetçi romney arasında eşit dağılacağı bekleniyor. abd'de seçimi seçmenlerin yüzde beşi belirlemiş olacak. bunun anlamlandırılması nedir?
abd'de, seçim süreciyle, seçim kazanılmasıyla başlayan yürütme süreci birebir değildir. seçimi kazanmanın gücüyle yürütmenin belirlenmesi açıklık kazanır. şu anda iki adayın karşılıklı tartışmalarıyla, adaylar adına konuşanları biribirinden ayırmak gerekir. bundan da önemlisi: abd'de egemen olanın kişilerden çok devletin "sistem" olgusudur. abd'de seçilmiş başkanın gücü "sistem"le uyumuyla, "sistem"e bağlılığıdır. abd'de belirleyici olan siyaset partiler ve partili siyaset değildir. abd'de siyaset uzlaşımdır. abd'de "sistem"i zorlayan başkanlar ya da "sistem"le uyumsuz başkanlar düşünülemez. abd'de "sistem"i zorlamak isteyenler hep olmuştur ama o siyasetlerin iktidarı zorlaması az yaşanmıştır. abd'de başkan "sistem"i güçlendirmek için, "sistem"i yürütmek içindir. abd'de değişim karşıtlıklardan birinin ötekine egemenliğinden önce karşıtlıkların ayrımlarının uyumlulandırması uzlaşımıdır.
2012 seçimleri sürecinde gelinen bu noktada abd'de "sistem" dünden güçlüdür. nasıl ki, obama"yla abd'de "sistem" değişmediyse; olası romney başkanlığı da "sistem" değişikliği olmayacaktır. bu durumdan varılacak sonuç: abd'de seçimlerin belirleyici olmadığı değildir. abd'de seçimler, her ülkeden, her toplumdan önemlidir. daha da ötesi, tarihte seçimle süren en güçlü ülkedir. seçimle kazanılan güç abd'de yürütmede, yasamada, yargılamada "sistem"i seçmenlerin özlemine göre yönlendirme gücünü verir. seçilenin gücü kısıtlıdır. karşıtını yoksayma yeniden seçilebilirliği önemli ölçüde kısıtlanır. seçilmişlerin "keyfiliği"nin kısıtları "sistem"in değişmezliğini sürekli kılar. seçimle kazanmış güç karşıtını yoketme değil, karşıtını uzlaştırmayla yükümlüdür. uzlaşımı başaramayanın seçilmesi zordur.
abd'de 2012 seçimlerinde bugün gelinen noktada, seçmelerini oylayacak olan seçmenler, kendi güçlerini de, "sistem"in gücünün de doğal bilincindedir. abd'de yıkılmayan, sarsılmayan bu katılım bilincinin adı yurttaşlık bilincidir. abd'de, seçmenler de, seçilenler de yurttaştır. "sistem"in ortak belgesi ve bilincin ölçüsü de anayasallıktır. abd'de bu değişir mi? 2012 seçimleriyle de değişmeyeceğini güvenle söyleyebiliriz.
abd'nin büyük sorunları var. abd'nin en büyük sorunu toplumunun kendi içindeki uzlaşımını küreselin uzlaşımına dönüştürmekte yeterince güçlü olamamasıdır. abd'nin küreselde yayılması, abd'nin küreselin egemenliğinden önce, abd'nin egemenliğinin içselde korunması amaçlıdır. abd'nin içselde yurttaşlarına neden küreselde de egemen olmasını inandırmasi bu yüzyılın sorunu olacaktır. bu amaç kolay gerçeklenebilir denilemez. abd'nin kendi içinde gelişen yurttaşlık bilinciyle gerçeklediği uzlaşımı küreselin de uzlaşımına vardırması yüzyılları bulacak kararlı bir savaşımı gerektirecektir. abd'de 2012 seçimleri de bu amaçtan geriye dönülmeyeceğini göstermiştir.
23 ekim 2012, college station, texas.