19 Eylül 2012 Çarşamba

gelir bölüşümünde eşitsizlik, iktisadi durgunluk.

2008'den bu yana abd'den kaynaklı bunalımın nedenleriyle, duraklamadan yeniden canlanmaya nasıl dönülür üzerine tartışılıyor, uğraşılıyor. birbiri ardından kitaplardan paul krugman'ın[1] yazdığını konu etmiştim; bukez de, joseph e. stiglitz'i[2] konu etmek istiyorum.

krugman'la stiglitz 2008 bunalımına yaklaşımlarında, neredeyse, birebir örtüşürken, birbirlerini tamamlıyorlar.

krugman'la stiglitz'in 2008 bunalımı konusunda sözleri, öncesinden uyarılarıyla da uyumlu; ikisi de, 2008 bunalımının, bir biçimde geliştiğini öngörenlerdendi. 2008'i önleyememenin güçsüzlüğünü, bunalımdan çıkışta öncülük gücüne dönüştürme kayguları ortak. krugman, bunalımdan öteye buhran olarak yaşananın değişebilirliği umudunu korurken; stiglitz ise, bunalımın uzamasının tehlikeleri uyarısında iyimser görünmüyor.

krugman da, stiglitz de, düşüncelerinde, değerlendirmelerinde, yargılarında marksist değil; kapitalizmin yıkımını da yıkılası olduğunu da düşünenlerden değiller. 2008 bunalımının da bir biçimde aşılacağını açıkça belirtiyorlar. bunalımın uzamasının ve uzadıkça ortaya çıkacak sorunların bunalımın yıkımını ağırlaştıracağını vurguluyorlar.

stiglitz, 17 eylül 2011'de new york'ta zuccotti park'ında toplaşan ve "ows(occupy wall street)" olarak adlandırılanların ortaya çıkışından olumlu beklentileri olduğunu belirtenlerden.

abd'de gelir bölüşümünde eşitsizlik ve adaletsizlik yeni midir? abd toplumunda, abd kapitalizminin egemenlerinin ve abd kapitalizminin bireylerinin en duyarlı oldukları eşitlikte ayrımın artmamasıyla açığın kapatılmasında sorun olduğu yeni değildir. yine de, özellikle, 1980'den bu yana yaşanan kapitalizmin toplumca, siyasilerce denetimi ve yürütülmesinde yaşanan yönlenmenin 2008'deki duraklamayı önlemeyemediğinden öteye hızlandırıcısı olduğu gerçeği yadsınamaz. stiglitz, süregiden bunalımın,1980'lerin siyasi güçlerinin egemen kıldığı iktisadi yaşamda, 1992-2000 arası demokrat başkan bill clinton dönemini ayrı tutuyor. daha da ötesi: bill clinton sonrası george w. bush dönemini yıkımın önlenemez siyasetçisi olarak görüyor, gösteriyor. 2008'de değişim umuduyla seçilen barack obama ve yönetiminin de, iktisadi önlemlerde, bill clinton yaklaşımı yerine, george w. bush yöntemlerini sürdürmesine şiddetle tepki gösteriyor. barack obama'nın, bütçe seçmelerinde bir değişiklik getirmemesi de, yüksek gelir kümelerini vergilendirmesiyle, kamu harcamalarını çoğaltmakta 1980'le iktidar olan cumhuriyetçi anlayışa ezik görünümüne eleştiriden öteye tepkili.

stiglitz eleştirileriyle, gelir bölüşümündeki eşitsizliklerin artması eğiliminin geliştirdiği toplumsallığın, abd'nin ayırdedici anayasal demokrasisini zorladığını öngörüyor. stiglitz, demokrasinin bu sonucu getirdiğini söylemektense, benimsemektense; ağırdan, demokrasinin gelir eşitsizlikleriyle sonlanabileceği korkusuna katkıda bulunuyor.

stiglitz, devletin sınıfsal yapısından, oluşumundan uzak çözümlemeleriyle; devletin kamunun ortak aracı ve etkinliği varsayamında. stiglitz, bu yüzden, 2008'le yaşanan gerçekliğin hızla değişebilirliğinde kökten yapısal çözümden çok, kamusal olanakların, yürütme önderliğinde, yasama desteğiyle düzenlenmesine güveniyor. stiglitz de, krugman benzeri, "devlet" dediğimiz aygıtın, kamunun ortak yararına dayalı yeniden gelir bölüşümünde adaleti sağlamaya yönelik, 1930'ların çözümleyici geleneğini temel alması gerektiğini, süregiden ve süregidecek 2008 bunalımı için çözüm olarak sunuyor.

stiglitz uyarılarının da, çözüm öngörülerinin de, gönümüz abd'sinde ve iktisatın küresel işleyişinde sıcak havada serinletici bir esinti bile bırakmayacağını söyleyebiliriz. abd'de siyasetin uzlaşımdan çok uzlaşmazlığa yönlendiği; abd'nin gücünü aşan sürdürülemez yayılmalarının gereğinden dönemeyeceği gerçekliğinde, 1930'ların "refah toplumu/devleti" anlayışına dönmesinden çok hızla uzaklaşacağını görmemiz gerekiyor. stiglitz ve krugman çözümlemelerinin siyasi dayanakları günümüz abd'sinde yok. abd'de devletin sahipleri, öncelikle, kendi egemenliklerini sürdürücü ve güçlü kılacak yönde yürüyeceklerdir. toplumsal kalkışma ya da gelir artışı ve adaleti isteyen kitleler abd'de ortada yoktur bugün. stiglitz, bugün yoksa, yarın olabilir korkusunu öngörürken yeterince etkili olacaktır diyemeyiz.


1. joseph e. stiglitz, "the price of inequality: how today's divided society endangers our future", w.w. norton&company,2012,  new york-london.

2. paul krugman, "end this depression now", w.w. norton&company,2012,  new york-london.


19 eylül 2012, college station, texas.