7 Eylül 2012 Cuma

cumaları -- 387.

türkiye'de istenmeyenler artıyor. türkiye suriye'yle sınır komşusu değil, basbayağı düşman.  suriye'nin karşıtlığı, türkiye'nin insanına mı yönelik? değil. türkiye'nin tarihselliği de, toplumsallığı da suriye için sorun değil. türkiye için de benzeri soruların yanıtı bellidir: türkiye'nin suriye'deki kaynaklardan beklentisi olabilir mi? düşünülemez. türkiye'nin, suriye'nin toplumsallığıyla sorunu mu var; türkiye, suriye tarihinden neyi değiştirebilir? suriye'de aleviler, sünniler, araplar, kürtler, türkmenler, hristiyanlar yok mu? bizde ne değişik? bileşimlerde oranlarda da, neredeyse değişim araplık, türklük dışında benzerdir. düşmanlık nedir, nedendir?

suriye yönetimi, isyancılarına saldırganlık yapıyor; kanlı kıyım sürdürüyor. bu katlanılamaz. doğrudur. şu da doğru değil mi: türkiye suriye yönetimiyle dostluk yaparken buraya neden ve nasıl geldi sorusuna türkiye'deki iktidarın yürütme gücü akp başbakanı inandırıcı yanıt verebildi mi? bu temel sorunun yanıtını veremeyen akp ve başbakan erdoğan'ın suriye yönetimini eleştiri gücü etkinliğini yitiriyor. suriye'den kaçan, türkiye'ye sığınanlara sınırlarımızı açık tutmak tartışılamaz bir durumdur ama, suriye'yle karşıtlığmızın kaçınılmaz sonucu değil midir türkiye'nin sınırlarına yığılmalar?

türkiye, suriye'nin içinde içsavaş konumunda, tartışmasız ezilen, silahsız kitlelerden yana olur; olmuştur da. türkiye'nin, suriye'nin içsavaş konumuna varmasında etkisi var mıdır; nasıl olmuştur tartışılacaktır. bugün de, yarın da. türkiye ile suriye arasında halkların çoğunluklarından bağımsız yaratılan düşmanlık erdoğan'la esat karşıtlığını aşmıştır. bu konumda, türkiye'nin yurttaşları, türkiye'nin geleceğini savaşta görmeyenlerin zor durumda kaldığı açıktır. türkiye'de akp karşıtları direnişlerini nasıl etkili kılabilir? öyle görünüyor ki, suriye'de gelişen kargaşa ve içsavaş bu noktada düğümlenmiştir. akp yönetimi, türkiye'nin çıkarları yolunda yalnızlaşmaktadır; akp, türkiye'den yalıtılmaktadır. türkiye'de, akp karşıtları, akp iktidarının yönetiminde suriye'yle savaşmaktan kaçınmak seçimlerini esat yönetimiyle eşleşmeden sürdürmek zorundadır. türkiye bıçağın sırtında yürüyebilecek midir? suriye'nin içsavaşı türkiye'nin iç barışını sarsabilir mi?

akp'nin türkiye'de geleceği suriye'de düğümlenmiştir. suriye'deki, zulmü hergün derinleşip yaygılaşan esat yönetimi türkiye'den çok erdoğan yönetimini sarsacaktır. suriye yönetiminin her kanlı günü erdoğan için de kara gün olarak yürümektedir. esat yönetimi eriyip yokolduktan sonra,  erdoğan'ın özlediği suriye de, türkiye de olmayacaktır.

davutoğlu'nun tarihten gelen sorumluluğumuz, türkiye'nin geleceğini komşularının yönetimlerini türkiye'ye benzeştirmeyle barış amacının suriye'ye yıkım, türkiye'yi de savaşın eşığine getirmesinin türkiye'nin geleceğini değiştirdiği açıktır. savaşla değişimin getireceği türkiye'de barışın sürekliliği umudu boşluktadır. bu umut, boşuna umudu beslemiştir. akp, erdoğan ve davutoğlu'yla sürüklenilen; türkiye içinden desteklenmeyen savaştan yenik çıkmayacaktır. türkiye'ye saldırı olmadan savaşa aracı olmasının önlemleri anayasal güvencelere kavuşturulmaldır. türkiye'nin savaş karşıtlarının, bu savaş durumundan çıkaracakları ve kazanacakları bu olursa, türkiye'nin geleceğinde savaşsız günler daha uzun süreli ve de sürekli olur. türkiye yaşadığı gerilimlerin dinmediğinden öteye girdiği savaş durumunun zor günlerinden geleceğinin savaş barış koşullarının siyasiliğini de anayasallığa katmalıdır.

suriye'de savaş durumu uzadıkça: türkiye'nin uzun süredir sarsıntısız, duraklamasız süren iktisadi yaşamının etkilenmemesi zordur. gelir bölüşümündeki adaletsizliklerin yeterince yumuşatılmadığı türkiye'de, iktisadi durgunluğun getireceği gerileme adaletsizliklerin sorgulanmasını yükseltecektir. tarihte, akp günleri değerlendirilirken, bugünlerin ağırlığından akp'nin altta kalacağı yönde gelişiyor suriye'yle savaş.

avrupa'da borç yükleriyle, bütçe tıkanıklıklarının geçici çözümleri bilgisi ortaya çıktıkça abd pazarı geçici coşkunluklar gösteriyor. oysa, ne avrupa'da, ne de abd'de yapısal değişim yaşanmadığından, pazar koşullarında, çözüm varsaymak yanlış olur. abd'de pazar ağırdan iyileşiyor görünümünde olsa da, sıradan abd yurttaşları için de, pazar değerlendirmesi yapan iktisadi uzmanlar da uyarılarında direniyor.

abd'de iktisat gerilemeden uzaklaşmış görünümüne karşın siyasiler hem bugünü hem de yarını karamsar görüp göstermeyi sürdürüyorlar. cumhuriyetçiler'in büyük toplantısıyla başkan adaylıkları kesinleşen mitt romney ile paul ryan abd'nin bugünü iktisaden iyi değildir; demokratlar va başkan barack obama ile yardımcısı joe biden kazanırsa, daha da kötü olacağını öngörmüşlerdi geçtiğimiz hafta.

ardından gelen demokratlar'ın büyük toplantsında da vurgusu yapılan şu oldu: abd iktisatı cumhuriyetçi siyasilerle, siyasetçilerle büyük buhranın kıyısına getirilmiştir. abd seçmeninin obama-biden ikilisini seçmesinin getirdiği sorumluluğu abd yurttaşlarının çoğunluğu yararına önlemlerle uçurumun kıyısından dönülmüştür. demokratlar'ın istemi, abd yurttaşları obama-biden'i yeniden seçerek kalkınmayla büyümenin artacağı ve daha da ötesi, bir daha benzeri duraklamaların önleminin alındığı vurgulanmaktadır.

cumhuriyetçiler'in toplantısından esinlenerek romney-ryan'ın seçilebilirliğini düşünebilirken; demokratlar'ın toplantısını temel alarak, obama-biden'in kazanacağını öngörebiliriz. oysa, seçmenlerle, abd'nin pazarda, toplumda egemenlerinin 6 kasım'da seçimlerinin belirleyeciliği konusunda ivediliğe gerek yoktur. demokratlar'la cumhuriyetçiler, 6 kasım'a değin, karşı yanın iktidarından korkutmacayla, kendi yanlarının iktidarıyla abd'nin aydınlık geleceği vurgusunda seçim ortadadır. sonuçta, abd yurttaşları, özgür katılımlarıyla, yurttaşlık bilinçlerinin gereği sorgulmalarının kararını oylayacaktır.

abd'nin geleceğinde 6 kasım seçimleriyle değişim ve yenilenmeden çok; abd'nin gelişmesiyle büyümesinin hızının artmayacağı açıktır. abd, sorunlarını öteleme gücü yanılsamasıyla: abd'de, iktisadi, siyasi, toplumsal sorunlarının çözümsüzlüğü ağırlaşacaktır.

7 eylül 2012, college station, texas.