3 Ağustos 2012 Cuma

cumaları -- 382.

30. olimpiyat londra'da tüm coşkunlukla ilerliyor. 1964'de tokyo'dan sonra güvenlik birincil oldu. 1948 londra, 1952 helsinki, 1956 melbourne, 1960 roma ve 1964 tokyo: gerilimin enazda yaşandığı olimpiyatlar idi. 1968'de meksika'da yaşananlarla olimpiyatlar da yerelle küreselin gerilimlerinin yansımalarıyla ortamı olarak yaşandı. 1968'de, küreselin dört bir yanında yaşanan toplumsal yangınlar meksika'da da yaşandı. günlerce öncesinde meksika sokaklarında yaşanan kıyam oyunları engellemedi ama abd'li karaderililerin güçlerini havaya öfkeyle, tutkuyla yumruklaştırmaları barışın olimpiyatlar'dan, uzunca süre uzakta duracağını simgelemişti. 1972'de münih'te israil'li atletlere yapılan saldırı olimpiyat tarihinde kara bir leke olarak silinmedi sonrasında. sonraki olimpiyatlar da, gününümüzdeki 2012 londra'da da sporcuların, izleyicilerin güvenliği oyunların seyirliğinden, yayılmasından, paylaşılmasından öncelikleşti.

1930'ların son olimpiyatı berlin'de yaşanırken 1940'ların son olimpiyat'ına değin en uzun süreli son kesintinin olacağını öngörmek zordu. 1940'ların ilk ve son olimpiyat'ı londra'da idi. sonrasındaki aralıksız dört olimpiyat'ın, soğuk savaş koşullarına karşın, en huzurlu, en barışçı ortamlarda yaşanacağını öngörmek de zordu. 2012 olimpiyatları günlerinden sonraki olimpiyatlar, yeniden, barışın egemen olduğu, güvenliğin gereksizliği demeyelim ama, 1968'den, 1972'den bu yana yaşananlardan güvenliğin sezinlenmediği geleneğin başlangıcı olabilir mi? bugünden öngörmek zordur.

1964'e gelinceye japonya olimpiyatlarda çok önlerde ve başarılı olmazdı. 1988'e değin kore'nin güney'i de öyleydi. çin halk cumhuriyeti de 1990'larla önlerde görünmede bugün abd'yle yarışan düzeyi buldu. soğuk savaş döneminin abd sovyetler karşıtlıkları 1992'den bu yana abd çin karşıtlığına dönüşmedi. avrupa'nın gerilemesiyle avusturalya'nın kararlı ve surekli varlığı 2012'de sürüyor. en şaşırtıcı olanı almanlar'ın önlerde ve etkin olmayışları. en kararlı ve en güçlü olanı abd katılımı ve başarıları oluyor.

abd'de seçimlerde beklenen cumhuriyetçiler'in büyük toplantısı. ağustos'un son günlerinde florida'nın tampa kentinde cumhuriyetçiler mitt romney başkanlığı'nda neden toplaştıklarıyla, abd ve küreselde nelerde odaklaşacaklarını kararlaştıracaklar. bir sonraki hafta da kuzey karolayna'nın charlotte kentinde demokratlar obama'yla neler değişti, neler değişebilir diye toplanacaklar. cumhuriyetçiler için hedef bellidir: senato'da da çoğnluk olup başkanlığı da kazanmak. demokratlar içinse, temsilciler meclisi'ni de kazanıp abd ve küresel için tasarımlarını daha güçlü kılmak.

abd'de 2008 eylül'ünde patlayan bunalımın etkilerinin ençok yaşandığı işsizlikde, öngörüldüğü gibi istenen iyileşme hızlanmıyor; işsizlik yüzde 8'in üstünde çakılı duruyor. kalkınma hızındaki yetersizlik de ortada. cumhuriyetçiler, hala, vergilerin azalmasıyla kamu tüketiminin kısıtlanmasını çözüm diye öngörürken; demokratlar da gelir ve bölüşümdeki eşitsizlikleri korkutucu, baskıcı kullanarak kamu tüketimini kısmadan ödeme gücü yüksek olanların vergide katılımlarını arttırıcı önlemlerden umarı vurguluyor. bir yandan da uzlaşımdan sözedenler: "büyük pazarlık"tan ve birlikte karşılıklı ödünleşmeden çözüm beklentisinde.

suriye'de şam'daki büyük patlamanın ardından, halep'in de isyancıların egemenleşir olduğu günlere varıldı. devletin, toplumun çözülmesiyle azınlıklar iktidar özlemlerini daha açıktan açıklar oldu. suriye dağıldıkça dağılmanın anlık değil, sürekli olduğu değerlendirmeleriyle; yeni suriye ve güç paylaşımları sıradanlaşıyor. abd/ab suriye içine doğrudan girmeye uzak dururken; suriye'ye girmeye gönüllülük gösteren türkiye ile suudi arabistan'la; suriye'den çıkmak istemeyen iran-ırak ve rusya direniyor. suriye'nin toplumsallığıyla tarihselliği ise paramparça ve öçalmayla kan gütme olağanlaşıyor. bu arada, kendini barış meleği diye ortaya atan kofi anan güçsüzlüğünü kabullendi. suriye'de olmayacak duaya amin diyenlerden kofi anan, suriye'deki yıkımın sürmesinden ve beşar esad yönetiminin baskısının savunmadan direnmeden kaynaklanmadığını açığa vurdu. suriye'de içeriden güç oluşumu dağınık; dışarıdan çözüm birlikteliği zayıf ve suriye'de kanla acı egemen.

türkiye'de içte de, dışta da toplumdaki çoklu karşıtlıklar sürüyor. türkiye'nin suriye'de ne istediği de, ne yapabileceği de açıkça bilinmezken toplumun oldubittilere direneceği varsayımıyla; oldubittilerin kaçınılmazlığı karşıtlığı esnemiyor. türkiye'de toplumsal gerilim gerilemeyip, yer yer patlamalar ürkütüyor. türkiye'nin giderek sıradanlaşan tutuklulukla sürdürülen yargılama toplumun yarısının sessiz ve katılımsız desteğiyle sürer varsayılırken; toplumun yarısı için de tepkisiz acılı baskıya dönüşmüş durumda. eski genelkurmay başkanı hilmi özkök tanıklık ederken, astı olmuş, birlikte türkiye'nin savunmasını tasarlamada yardımcısı olmuş eski genelkurmay başkanı ilker başbuğ sanık konumunda. türkiye için de, özkök adına da, başbuğ adına da utanç verici konumlamadan özgürlük, demokrasi aşaması tanımlayanların varlığıysa ayrı bir zayıflık olarak yerinde duruyor. türkiye'de bir sonrası patlamaya mı dönüşür; yoksa, bir yerde uzlaşım nasıl olur konusunda ortada, açıkta bir etkinlik yaşanmıyor.

3 ağustos 2012, college station, texas.