13 Ağustos 2012 Pazartesi

abd'de 2012 seçimleri - 16.

abd'de 6 kasım seçimleri sürecinde delege seçimleri çoktan geride kaldı. önce cumhuriyetçiler 27-30 ağustos günlerinde florida'nın tampa kentinde toplanacaklar. ardından da, demokratlar, 3-6 eylül günlerinde kuzey karolayna'da charlotte kentinde toplanacaklar. 7 eylül'le seçim tartışmaları bugünden kıyasıya karşıtlığa dönüşecek.

bu toplantılar öncesinde, geleneksel, son önemli gelişme de geride kaldı. abd demokrasi işleyişinde abd başkan adayı başkan yardımcısını kendisi seçiyor. cumhuriyetçi başkan adayı başkan seçilmek için yardımcısını açıkladı: paul ryan.

başkan adaylarının seçtikleri adayın anlamlandırılması abd siyasetinde, özellikle, açıklandığı anda çok önemseniyor. ilginç olanı da şu oluyor: abd seçmeni, başkan adayına oy veriyor; başkan yardımcısının artı ya da eksi etkisi önemsizdir. ardından da ekleniyor: başkan yardımcısı seçimi, başkanın karar verme gücüyle, karar verme anlayışını gösterir.

paul ryan'ın seçimi cumhuriyetçiler'i birleştirici midir; yoksa, cumhuriyetçiler'den kopmaları, ayrı durmaları mı getirir? bu ikisi de olur ama, toplaşanların niceliği ayrı duracaklardan çok olur. paul ryan seçiminin birinci göstergesi şudur: abd, içeriye dönmeyi amaçlıyor. abd için dışa yayılma amaçtan çok zorunluluktur. abd'nin romney ve ryan ile de içe dönüşü olanaksızdır. 2000 yılının seçim öncesinde cumhuriyetçi aday george w. bush da benzeri amacı simgeliyordu. 2000 sonrasını biliyoruz: abd, tarihinin maliyeti en yüksek, en uzun süreli bitmeyen savaşların içine düştü. 2008 yılında demokrat başkan adayı barack obama'nın amacı ırak'ta ve ardından afganistan'da savaşı durdurmaktı. oysa, seçime bir ay kala abd'nin 1929 iktisadi buhranı'na denk içsel sorunu yaşandı. başkan obama, dıştan çok içe dönük siyasete tutsak oldu.

paul ryan, genç ve yıpranmamış bir siyasi kişiliktir. paul ryan, kısa süreli siyasiliğinde, hızla öne çıkmıştır. başkan obama gibi, deneyimli bir iş sorumluluğuyla geçmişi yokç ya nesi var? ortada yaşanan büyük tartışmalara büyük katılımı ve etkin söz üretme gücü var. bu yeterli midir? yetmediği de, yetmeyeceği de açıktır. abd devlet ve kamu geleneğinde başkan adayları da, başkan yardımcıları da valilikle, senatör geleneğinden geliyor çokluk. valilik geçmişinin önemi yönetme ve yürütme gücünü gösteriyor. senatörlük geçmiş ise, yaygın temsil gücüyle etkin yasama gücünü gösteriyor. mitt romney, önemli bir eyaletten valilik deneyimiyle yüklü. paul ryan ise ne vali, ne de senatör. nasıl oldu da mitt romney başkan yardımcısı olarak wisconsin'den yedi kez temsilciler meclisi'ne seçilmiş paul ryan'ı seçti?

paul ryan abd'nin bu yüzyıldaki varoluş uğraşında önemli tartışmaya en güçlü katılanlardan biridir. abd, yirminci yüzyıl'da iki büyük sorunla yaşadı: birincisi, avrupa'daki iki kanlı boğuşmaya, abd'nin kuruluş ilkelerine ve geleneklerine aykırı olarak etkin ve belirleyici olarak katıldı; ikincisi de, sovyet sosyalist gerçekliğini dengelemek zorunda içte uyarlanmalarla değişimler yaşadı. abd, tarihin en büyük askeri gücü olarak, küreselin yöneticisiyle egemeni konumuna geldi. bunun getirdiği yıpranmalardan kopması da, gerilemesi de tarihsel olarak olanaksızdır. sovyetler gerçekliği abd'yi belirleyen oldu. abd, 1920'lerin sosyalizm kabarışını önlemeyle dengeleyip ötelemede gücünden ötesini zorladı ve "refah devleti" konumuna erişti. abd'de kamu çok saygın ve istenen değildir. 1930'ların kamusallığı ileri bir aşama olarak amaçlanmadı. "refah toplumu" bolluk toplumu gereği değildi.

abd, dışarıdaki yayılmacılığıyla, içerideki refah paylaşmacılığı sonunda 1970'lerle, tarihinde hiç yaşanmayan gerilemelere uğradı. abd, kapitalizmin dayanağı olduğunca, kapitalizmin sonlanabileceğinin de zayıflıklarının göstergesiydi. 1970'lerdeki bu yıkılışı durdurma yönünde, abd içe dönüşü kuruluş geleneklerinin tartışmalarını canlandırarak yaşadı. 1930'ların kamucu ve kamuya öncelikli toplumsallığana tepki gelişti. 1975'den bu yana yaşanan abd siyasiliğinde gelinen noktada abd yeni seçmeler yapabilir mi? bir yandan, 1930'ların getirdiği olumluluklarla o olumlulukların getirdiği tıkanıklıklar; bir yandan da, 1930'ların olumsuzluklarını yoketmekle yeniden büyüme özlemleri 2010'lu yılların ötesini belirleyecek.

abd, 1980'leri, 1930'ların kazanımlarını "itibarsızlaştırıp" yoketmekle geçirdi. demokrat'tan dönme cumhuriyetçi ronald reagan'ın önderliğinde ve milton friedman benzerlerinin sözcülüğünde devletin "refah" kavramıyla kapitalizmin önünü tıkadığını yinelediler. bu yinelemeler demokratlar'da da gerilemelerle uzlaşımları getirdi. nasıl ki, 1930 sonrası cumhuriyetçiler de demokratlar'ın katkılarını korumak ve sürdürmek zorunda kaldılarsa; 1980 sonrası demokratlar da, cumhuriyetçiler'in yıkımlarını yapma gücünü bulamadılar.

2008 demokratlar'a tepkili cumhuriyetçiler için de otuz yıllık güvenlerini sarsıcıydı. 2008'in "panik" günlerinde abd "pragmatizmi" geçici olarak uzlaştı. cumhuriyetçi başkan bush'un önerilerine demokrat obama sözde katılmasa da, özde katıldı. benzeri cumhuriyetçiler için de yaşandı; sözde katılmasalar özde katılanlar da oldu. mitt romney de, paul ryan da 2008 cumhuriyetçi önerilerine katılanlardı. oysa, demokratlar'da da özde de, sözde de katılmayanlar vardı; cumhuriyetçiler'de vardı.

demokrat başkan obama, yaptıklarını da, yapamadıklarını da 2008 dayatmasıyla açıklıyor. obama ile biden ikilisine karşı romney ile ryan da 2008 dayatmasının demokratlar'ca kötüye kullanıldığını ve geleneksel kamucu, kamuya dayanan kalkınmacı işleyişi canlandırdığını söylüyor.

abd'de tartışmanın özü nedir? abd'nin sürekliliğiyle güvenliği de, kapitalizmin sürekliliği de tartışmanın özü değildir. o konuda uzlaşım da, birlik de vardır. abd'de tartışma ve karşıtlığın özünde bütçe önceliklidir. abd'de, bir yandan "refah" korumanın gereği "kamusal harcamalar" kısılamıyor; öte yandan da, zorunlu "harcamalar"ı sağlayacak "gelir" karşılanamıyor. bu durumda seçme açık: harcamalar kısılacak, gelir attırıcı kaynaklar bulunacak.

obama yönetiminin ilk yılında bush bütçesi geçerliydi. son üç yıldır obama meclislere bütçe sunamadı. abd, bir anlamda "çadır"da yaşadı. geçici ve kısa süreli harcama/vergilendirmeyle üç yıl geçiştirildi. 2011 yılında wisconsin'den cumhuriyetçi temsilci paul ryan bütçe komitesi başlanı olarak kendi adıyla anılan bir bütçe tasarımını önerdi. demokratlar'ın tamamıyla, cumhuriyetçiler'den de çoğu bu ryan'ın önerdiği bütçeyi benimsemedi. bu bütçe, ne 1930'lar anlyışındaydı; ne de 1980'ler.

cumhuriyetçi başkan adayı mitt romney de, yardımcı diye seçtiği paul ryan bütçesini ilk başta benimsemeyenlerden. bu durumda neden paul ryan'la olmayı seçti? önyargıyla öngörülerde bulunabiliriz: ryan bütçesini tümden yadsıma sonucu gereği olarak da alabiliriz; ryan bütçesini yeni bütçelerin oluşumunda temel almanın ilk adımı olarak da düşünebiliriz.

abd, 6 kasım seçimlerinde, bundan sonraki bütçelerinde gelirle giderlerin nasıl sağlanacağıyla nasıl paylaşılacağının seçimini belirleyecek. romney ile ryan seçilince de ryan bütçesi 2011 anlayışıyla dayatılmayacak; obama ile biden yeniden seçilirse de, 2011 ryan bütçesi tartışmaların odağıdır. romney önemli ve yürekli bir seçme yapmıştır. bütçe tartışmasını abd'nin odağna getirmiştir. bütçelerin kısa süreli oldubittilerden kurtulması gereği abd'nin birincil gündemidir. abd, bütçe tartışmasından daha güçlü mü çıkar; yoksa, bütçe tartışmaları, korkulduğu gibi, sınıfsal ayrılıkları mı körükler?  obama seçmesiyle ötelenen bütçe tartışmaları, romney yönetimiyle meclislerin birincil işlevine döner mi? abd, obama da olsa, romney de olsa bütçesiz yaşayamaz. abd de tükettiğni dengelemek, ürettiğinden, kazandığından çoğunu harcamamaya dönmek zorundadır.

13 ağustos 2012, college station, texas.