mısır deyince, uzunca süredir, baskıcı yönetim, fakirliğin üzerinde süregiden yapay zenginleşme, işsizlik, üretimsizlik, eğitimsizlik ilk çağrışımlardı. ayrıca, abd'den en yüksek yabancı yardımla mısır yaşama düzeyinin üstünde yaşayan, kendi insanını isyan ettiren; her isyanı zorla, zulümle, baskıyla, hapisle bastıran yönetim egemendi. mısır'daki baskıcı yönetimin içteki zorbalıklarına karşılık dışta gördüğü destek inandırıcılığını çoktan yitirmişti. abd, israil'in barışı karşılığında mısır'ın zorbalarını kolluyordu.
en büyük kargaşa mısır'ın içindeki zorbalığın dışta ya da daha açık deyişle abd yanından desteklenmesi de değildi. hüsnü mübarek yönetimi'nin nasır yönetim anlayışıyla özdeşleşmesiydi. nasır'ın mısır tasarımı ve gerçekliğiyle, ardından gelen enver sedat bir ve benzer değildi. hüsnü mübarek de, ne nasır, ne de sedat idi. nasır umut idi, coşkunluk idi, bağımsızlık ve ulusallaşmada kendine güven idi. sedat, nasır umudunun, iyimserliğinin karamsarlıkla, yıkımla, yenilgilerle değişiminde ortaya çıktı. nasır izleri olarak başladı; nasır'ın yokluğunda yön değiştirdi. nasır sscb'yle dostluk aradı ve karşılığı yalıtılmak oldu. nasır, "soğuk savaş" koşullarında sscb'den aradığını bulamayanların vardığı abd yanına yaklaşmadı. nasır önderliğinde mısır'ın, "üçüncü dünyacılık"la bağımsızlıktan öteye ekmek, barış ve özgürlükte adımları yetersizdi. mısır, israil'le ve sovyetler'in düşmanlarının düşmanlığıyla tıkandı.
enver sedat, nasır iyimserliğinin karamsarlıkla yer değiştirdiği anda ortaya çıkmıştı; mısır'ın kaderini israil'e karşı savaşla değiştirmekten uzak kalamadı ve mısır, nasır'dan sonra, sedat'la da yenik düştü. enver sedat, nasır'ın düşünemeyeceği, mısır'da gününde düşünülemeyeceğe yöneldi ve abd aracılığıyla barışı seçti. mısır'ın içinde "soğuk savaş"ta abd'nin sovyetler'e ve sovyetçilik'e karşı desteklediği "müslüman biraderler" abd'den bağımsızlaştı. abd'den bağımsız olan ordu kurumu abd'lileşti. sedat'ın siyasi yaşamı uzun olmadı. abd'nin mısır toplumunda kitlelerin temsilcisi "müslüman biraderler"den kopukluğuyla, sedat'ın yereleşik mısır kitleselliğinin karşıtlığından elenen sedat'ın yerine yine benezeri kurumdan abd'yle ilk günden uzlaşık hüsnü mübarek seçildi. abd için, ne kitlelerin özgürlükleri, ne demokrasi, ne de insan hakları önemliydi. israil'le barışı koruduğu sürece, abd karşıtlığı yapmadığı sürece, hüsnü mübarek msır'ın zorbası olması önemli değildi. suudi arabistan'la, emirlerle birlikte olabilen abd, mısır'ın firavunu hüsnü mübarek'le de olabilirdi; oldu da.
sedat'la başlayan, mübarek'le uzlaşmazlığa erişen abd müslüman biraderler karşıtlığında hüsnü mübarek güçlü yandaş idi. ortadoğu'da, sovyetler'den arta kalan saddam, esad düzenleri iktisadi baskılarla yalıtılırken, askeri saldırılarla yokedilmeye uğraşılırken hüsnü mübarek yönetimi kendi toplumuna ve tüm arap müslüman halklarına yabancılaştı. müslüman biraderler, mısır'ın bağımsızlığının temsilcisi konumuna yükselirken; hüsnü mübarek yönetimi de mısır'ın abd'ye bağımlılığının aracı konumuna düştü. bu uzlaşmaz çelişki, müslüman biraderler'in mısır'da önder güç olmasını kolaylaştırdı. nasır'ın kitleselliğinden mübarek'in yalnızlığına varıldı.
hüsnü mübarek'in kitlelerle uzlaşım yerine, hanedan yönetimine yönelmesi yakın çevresinden de yalıttı. 2011 şubat'ında "tahrir"de beklenmedik patlamanın hüsünü mübarek'in elenmesinden çok, hüsnü mübarek'in toplumsal desteklerini daraltmaktan çok hisni mübarek'in "hanedan" özlemlerini durdurmasını sağlayıcı olacağı istendi. sokak kalabalıkları, hüsnü mübarek ve olası hanedan kalıntılarının kolayca ortadan kalkmasının bir sonrasının kendilerinin iktidarı olmasını özlediler.
toplumlarda değişimler "düşünce"den öteyedir. toplumsal güçlerin örgütlülüğüyle, siyasi kararlılığı değişimi getirir. mısır'da da 2011 şubat'ından bu yana yaşananların toplumsal, siyasal açıklaması bu temel ilkede gelişmiştir; bu ilkelere göre sürecektir.
2011 şubat'ından bu yana nice sokak gösterileri olmuştur, nice seçimler yaşanmıştır. bu gösteriler de, seçimler de mısır'da toplumsal güçlerin oluşumunu ortaya çıkarmıştır.
mısır toplumunda, parçalanmışlık yaygındır. devlet başkanlığı için ilk aşama seçimleri sürecinde adayların çokluğuyla, nice adayların seçilme haklarından yoksun kalmaları mısır'ın temel gerçekliğidir. ikinci gerçeklik de şudur: mısır toplumu onca parçalanmışlıktan ikili toplaşmayı da gerçekleme gücünü göstermiştir. mısır toplumunun oy kullanan seçmenlerinin yarısından az çoğunluğu nasır'dan bu yana yozlaşarak süren müslümanlık'a düşmanca yaklaşanlara karşı olduklarını göstermişlerdir. yüzde elliiki çoğunluk için mısır'da kuran'ın rehberliği yaşamın temeli olmalıdır. bunun ne olduğu, nasıl olduğu konusundaki tüm ayrımlar yüzde elliiki çoğunluktur. bu kalabalık kitlenin ne gerileyeceğini, ne de yokolacağını düşünemeyiz. mısır toplumunun yüzde kırksekizi de müslümanlar özgürce yaşayabilir ama yaşamı belirleyemez noktasında uzlaşık değildir. yüzde elliikinin kendine güveni eksiksizdir, korkusuzdurlar. yüzde kırksekiz ise yüzde elliikinin korkusundan toplu durmaktadır.
bir de, bu iki büyük gücün dışında görünen ama, öncelikle ve neredeyse tamamıyla yüzde kırksekize yakın görünen belirsiz "askeri konsey" gücü var. mısır'da gücün, yüzde elliikinin tek başına iktidarını getirmeyen paylaşımcı, katılımcı olmasını zorlayan "askeri konsey"in uzlaştırıcı güç mü, yönlendirici güç mü, belirleyici güç mü olduğu konusundaki belirsizlik aşılmış mıdır? aşılmış da değil, aşılması da kolay olmayacak.
mısır, 2012 haziran'ında bu noktadan başlıyor. mısır'da toplumsallık ve siyaset, bundan sonrasında, bu noktayı korumaktan çok, değiştirmek yolunda yaşanacaktır.
26 haziran 2012, college station, texas.