2 Haziran 2012 Cumartesi

cumaları -- 373.

mısır'da başkanlık seçiminin ilk aşaması geride kaldı. beklendiği gibi oylar dağıldı ve güçleri bir adayda toplamak gerçeklenemedi. birinci aşamanın sonucunda ilk iki aday 16-17 haziran günleri yeniden oylanacak. ençok oy alan müslüman biraderler siyasetinden muhammed musri oldu ve oy oranı yüzde yirmialtı. toplumun dörtte biri. ikinci aday da ahmed şefik yüzde yirmiüç oranında oy topladı. en önemli sonuç ise enaz konuşulanı oldu: katılım yüzde kırk idi. ellibir milyonluk seçmenin yüzde altmışı oylamaya katılmadı. ikinci aşamada sessizler ya da ilk aşamanın oysuzları ortaya çıkar mı? oylamaya katılmama bilinçli bir seçim ya da tepki mi; yoksa, oylamaya katılmanın anlamına ve gücüne yabancılık mı? ikinci aşamadaki katılımla daha iyi anlayıp değerlendirebileceğiz.

öne çıkan iki aday da ne küreselin istedikleriydi, ne de "tahrir" odağının beklediğiydi. "tahrir"in mısır'ın tümünü o gün yani 2011 bahar günleriinde temsil etmediği biliniyordu, seziliyordu ama söylenmekten kaçınılıyordu. özgürlük şarkısı söylemeyi çok az yaşamış mısır kitleleri de, çevre destekçileri de ortada yaşanan özgürlük patlamasından sarhoşlamıştı. ayrıca, "dışarıdan" çözümlerin geçersizliğini yoksaymak eskiden "batı" dediğimiz, 1989'dan bu yana "küresel" dediğimiz gerçekliğin anlamak istemediğidir. mısır'ı da sonunda "içsel"in belirleyiciliğ açıktı ve 23-24 mayıs seçimleriyle, önceki seçimlerle tartışılmaz biçimda yaşanan gerçeklik de budur.

16-17 haziran seçimleri ne getirir? bunu tartışmaktan ve beklentileri çoğaltmaktan önce şunu düşünmeliyiz: mısır'da halkın oyladığı ya da seçim sonuçlarıyla ortaya çıkacak başkanın hak ve ödevlerini tanımlayan "anayasa" yok ortada. seçim sonuçlarının kimseyi yatıştırmayacağından öteye tüm güçleri ve siyasiliklerin olmazlanmalarını kabartacağı gerçekliği açıktır. seçimle seçilecek başkanın seçim dışı yoksayılmasıyla, yokedilmesi olasılığı yüksek olasılıktır. ayrıca, "küreselin" olurlandığı mısır içselinin gerçekliklerinin hüsnü mübarek yönetiminden adil, özgürlükçü ve bölüşümcü olmasının ne güvencesi vardır, ne de olabilirliği. "tahrir"deki patlamanın özlediği özgürlükçü ortamın mısır'a barış, mısır kitlelerine özgürlüğü ve ekmeği arttırıcı olması yılların karşılıklı "mücadeleleriyle" olacaktır.

16-17 haziran'a giden süreçte oya katılmayanlarla, muhammed mursi ya da ahmed şefik'te birleşmeyenler oylarını nerede ve nasıl toparlayacaktır? mısır'ı zorlu günler bekliyor ilk öngörümüz ve değerlendirmemiz oluyor ilk aşama sonucunda.

yunanistan'ta meclis seçimleri de 17 haziran'da yenilenecek. bir yanda geleneksel ve küreselle uzlaşık "yeni demokrasi" gücü yine birinci parti olabilir; ya da, büyük güçlerden koparak ortaya çıkan abd/ab'yle uzlaşmaz görünen yeni birliktelik "syriza" ilk aşamada ulaşamadığı güce erişebilir. yunanistan seçiminden beklenen ikilidir: ya yunanistan abd/ab'yle uzlaşacaktır ("syriza") ya da abd/ab yunanistan'la uzlaşacaktır (yine "syriza") çözümü. yunanistan'da "syriza"nın yürütmede olmaması yönetimsizlik ve kargaşadır. toplumlarda kargaşa olur ama kargaşanın egmenliği de, sürekliliği de bitiricidir. biten ne olur? hem yunanistan dağılır; hem de ab dağılır. yunanistan seçmenleri özgür seçimleriyle küreselle uzlaşırken, küresel de yunanistan'la uzlaşacaktır.

abd'de cumhuriyetçi başkan adayı mitt romeny tartışmasız aday olabilmek için gerekli ve yeterli 1144 delege sayısını aşmıştır. bundan sonrası önce tampa florida'da parti toplantısı'yla başkan yardımcısı adayını seçmektir. sonrası da kıyasıya seçim karşıtlığıdır. 6 kasım seçimleri de iki partili seçim olarak yaşanacaktır.

abd'de pazarın duraklması, iktisatın duraklamasını hızlandıracak mıdır? 2012 seçimleri için, demokratlar'ca özlenen iktisatın en önemli göstergelerinden "işsizlik oranı"nda iyileşme yeterince gerçeklenmemiştir. iyileşmenin kolay ve kısa zamanda olmayacağı biliniyordu ama, pazarı güçlü kılmak için gerekli güvendirici söylem pazarın gerçeklerinde yetersiz kalmıştır.

türkiye'de artık kanıksanan ve olağanlaşan iki durum yaşamın değişmezliğidir: gündemin bağlanamamasıyla sürekli değişimi bir yandan, yasallığın belirleyiciliğinin olmaması öte yandan türkiye'de barışı içten kemirmektedir. akp başkanı ve başbakan erdoğan türkiye'nin güllük gülistanlık olduğunu göstermekte akp içinde desteğini korusa da, türkiye'deki desteği çoğunluk olsa da yatıştırıcı olamamaktadır. gerilim sürmektedir.

ne silivri'de yargılamalarda yönlenme açıktır ne de fenerbahçe üzerinden toplumun arındırılmasında inandırcılık yaygındır. iki yan da silivri ile  fenerbahçe'yi bir ve birlikteymiş gösterme çabasında. şimdilik, öyle bir bilikteliğin olduğu da, olabilirliği de açık değildir. zamanla birliktelik mi oluşur; yoksa, olmazlığıyla yeni yönlemeler mi olur göreceğiz? akp içinde değil ama akp dışından yandaş diye tanımlananlarda, akp'den uzaklaşma süreci yaşanmaktadır. şu anda akp'ye saldırıda önderliği de o azıcığın yapması nereye varır ya da ne getirir? akp'ye ilk günden ve kararlı karşıtlar: hoşgeldiniz sefalar getirdiniz der mi? öyle anlaşılıyor ki, uzlaşmaz karşıtlıkların kısa dönemde uzlaşırlığı olmayacağından öteye, uzun dönem için de uzlaşım geride kalmıştır.

1 haziran 2012, college station, texas.