demokratlar'da başkan obama gereken delege sayısını çoktan tamamlamıştı. cumhuriyetçiler'de beş ayın sonunda mitt romney de gereken 1144'ü aştı. bundan sonra yapılacak altı eyalette seçimlerde delege olarak ağustos'ta genel toplantıya kimlerin katılacaklarından öteye önemi yok.
yaz süresince durmaksızın karşılıklı söz yarıştırmasına abd seçmenlerinin katılımı eylül'den önce belirleyici değildir. bir yandan, 2012 seçimlerinin erken başladığı ve uzun süreli olduğu vurgulansa da, seçmenlerin ilgisi genel toplantılar sonrası yoğunlaşır.
2012 seçimleri obama ile romney karşıtlığından öteyedir. meclislerde yenilemelerle, eyalet düzeyinde valilik ve yerel meclislerin oluşumu da, enaz, başkanlık seçimi düzeyinde önemlidir. 1980'lerle, cumhuriyetçiler aşağıdan yukarıya tüm yerelliklerde çoğaldılar. 2012 seçimleriyle bu yereldeki güçlülük yine güçlenme yönünde mi gerçeklenir? cumhuriyetçiler'in yerelde demokratlar'ın belirleyiciliklerini kırdıkları epeyi geride kaldı. cumhuriyetçiler'in yereldeki kazanımlarıyla güçlülüklerinin ortaya çıkardığı abd, demokratlar'ın belirlediğinden değişiktir ama, daha güçlü bir abd midir? cumhuriyetçiler, ne yerellerde, ne de abd genelinde "dengeli bütçe" amacını tutturamadıklarından öteye "kamu harcamalarını" da dizginleyebilmiş sayılmaz. şunda başarılı ve etkin oldular: vergilerin artmaması. bütçe açıklarının açıklanması da cumhuriyetçiler'in siyasi etkinlikleriyle anlamlandırılmalıdır. tüketim kısıtlanamıyor ama vergiler kısıtlanıyor. değişik biçimde yaklaşırsak daha az gelirle, daha çok tüketmenin getirdiği ortadadır: bütçe açıkları.
2012 seçimleri sürecinde de, demokrtalar cumhuriyetçiler'in kamuoyu baskısı altındadır: hem gelir arttırıcı vergi öngöremezken, hem de kamu giderlerini kısıtlama yanlısı da görünmek istememektedir demokratlar. seçimlerle ilk değişecek olan da budur: cumhuriyetçiler kazanırsa, tüketim azalması zorlanırken vergi artışına da zorlanacaklar. yine benzeri biçimde demokratlar kazanırsa, vergi artışıyla kamu tüketimini de kısamama durumunda kalacaklar. bu da siyasilerin sözünde duramadıkları izlenimini arttıracak. seçimin tek beklenen sonucu: abd'de gerilimin artacağıdır. doğal ki, sovyetler birliği düzeyinde bir yıkılış ve dönüşüm beklemek yanlış olur. toplumsal huzurun da, toplumsal barışın da, toplumsal güvencelerin de son otuz yıldaki huzur, barış ve güvencede olmayacağı açıktır.
abd'nin başını çektiği küreselde 2012 seçimleri sonrası bunalım ertelenemez konumda yaşanacaktır. 2008'den bu yana çevrelenen ve taşması önlenirmiş ya da önlenmiş gibi yaşanan geçici düzelme korunabilir mi? teknolojide beklenmeyen buluşlar ve geliştirmelerin dışında düzelme, gelişim gerçekçi görünmüyor. abd, düzelmeyle yenileşmenin olmadığı bir küreselin bunalıma hazır mı? 6 kasım 2012 seçimleri doğrultusunda bunalım enaz ya da hiç sözü edilmeyendir. demokratlar da, cumhuriyetçiler de çözümlerden çok, çözümsüzlüğün çevresinde dolanır görünmektedir.
yıkılmadan yapım ve yenilenme olmuyor. abd, yıkımı öteleme gücünü 2008'den bu yana gösterdi ama yapım gücünü de 2012'yle bulabilir mi? demokrat obama da, cumhuriyetçi romney de sorunun ötekinden olduğunu yineleyecektir; ikisi de, birlikte uzlaşım diyecektir ama 2012 seçimleri yaşandığında uzlaşımdan uzaklaşıldığını görmeyi abd nasıl karşılayacaktır?
30 mayıs 2012, college station, texas.