25 Mayıs 2012 Cuma

cumaları -- 372.

mısır'da da başkanlık için ilk aşama seçimleri geride kaldı. ilk sonuçların, son ve bağlayıcı sonuçlarla değişmeyeceğini düşünmek yerinde olur. ençok oyu alan "özgürlük ve adalet partisi" başkan adayı muhammed mursi oldu. "müslüman kardeşler"in ikinci adayıydı muhammed mursi. birinci adaya seçim hakkı verilmedi. sonuçta, mısır'da halk gücünün, kitleselliğin belirleyici gücünün adayların kişiliği değil, "misliman kardeşler" örgütlülüğğ olduğu bir kez daha ortaya çıktı. ikinci aday ise, hüsnü mübarek'in kişiliğini değil de, örgütlülüğüyle siyasiliğinin temsilcisi ahmed şefik oldu. 16-17 haziran'da muhammed mursi ile ahmed şefik arasındaki seçmenin şimdiden belli olduğunu söylemek gereksiz ve anlamsızdır. oyların dağılımını oyların kesin sonuçlarına göre yeniden değerlendirmek daha anlamlı olacaktır. yine de, ilk sonuçlara göre, ahmed şefik'in oy oranı da, hemen ardından gelen üçüncü aday hamdi sabahi'nin de beklenenden yüksek oy oranına erişmesi önemsenmelidir. uzun dönem için nasır'dan uzaklaşmış hüsnü mübarek toplumsallığından gelen ahmed şefik ile nasır'ın dinmemiş izleyicilerinin temsilcisi hamdi sabahi'nin birlikteliklerinin kesişmesi yaşanacaktır. yok, öyle bir kesişim olmayacaksa ya da iki ayrı varlık olarak süreceklerse: "müslüman kardeşler"in iktidarı uzun süreli ve kalıcı olur.

muhammed mursi, abd için enaz tartışmalı adaydır. abd'nin müslüman kardeşler'le birlikte olabilmesinin güvenilir adayıdır. sorun ne muhammed mursi ne de "müslüman kardeşler"dir abd için. abd için sorun: "müslüman kardeşler"in abd'yle uzlaşmazlarıyla seçim dışı bırakılan "selefi"lerdir.

mısır seçimleriyle ortaya çıkan gerçeklikten öteye, yaşanacak yeni süreçte güçlerin nasıl dağılıp, neden ve nerede toplaşacağıdır. 16-17 haziran seçimlerinin kimi iktidara getirdiğince, kimlerin ne birleşimlerle bileşimlere gidebileceğinin ilk ipuçlarını yakalama olanağı vermesini de gözleyeceğiz. mısır'da hüsnü mübarek sonrasının başlangıcını 16-17 haziran sonrasında başlatmak doğrusu olacaktır. mısır'da paylaşımcı, katılımcı siyasilik mi egemen olacak; yoksa, özgürlükle yeraltından üste çıkma olanağı ve gücü bulanların uzlaşmazlıklarından yeni kargaşalarla sokaklar mı sürecek? sokakların mısır'da hüsnü mübarek'in gidişini sağladığını biliyoruz ama iktidarın kıyısını bulamadığının gerçekliği de ortadadır. sokaklar dağılmayacaksa dağıtılacaktır. sonrası yeraltının yer değiştirmesidir. bu durum da özgürlükçülerin kaçınılmaz acı kaderleri olacaktır ve kendi özgürlükleri uğruna yeraltının güçlülerini özgürleştirici bir aracılık işlevi.

mısır'da bitenden çok başlayanın belirsizliği önceliklidir.

yunanistan'da da büyük seçim 17 haziran'da yaşanacaktır. öyle görünüyor ki, yunanistan seçimlerinin sonucu yunanistan'da, ab'de değil de almanya siyasiliğinde de belirleyici olacaktır. ab, her ne olursa olsun, yunanistan'ın ab ve almanya dayatması kısıtlamalarına direnişçilerini içinde eritme ve yatıştırmayı seçmiştir. yunanistan'da direniş ab'yi zayıflatmıştır ama bitirici olmamıştır diye değerlendireceğiz sonunda. ab, "iktisat" diye başlamış ve sürerken, birden siyasiliğe zorlanmıştır. günümüzde ab, "iktisadi" birliktelikten önce "siyasi" birliktelik olarak önemlidir. ab, siyasi olarak, yunanistan'ı içinde korumayı yeğlemektedir. iktisadi olarak çok pahalı olmasına karşın varılan gerçeklik budur. "syriza" birlikteliği de, ne ab'den kopmayı ne de ab'ye uyumu temsil etmeyen birlikteliktir. sokakların geçici yatıştırılmasıyla, sürekli yatıştırma da gerçeklenir mi? beklenen odur.

abd'de, 6 kasım seçimlerine yönelik yaşama siyasiliğin de, pazarın da, toplumsallığın da belirleyicisidir. gelen seçimin abd için pahalı ve yıpratıcı olacağı açıktır. bakalım kirlenme ya da çirkinleşmeye yönelme de yaşanır mı?

"camp david"de yaşanan "g8" toplantısından sonra şikago'da yaşanan "nato" doruğunu neden sayan küresel karşıtlarıyla işgalciler güçlü sokak gösterileriyle varlıklarının sğrekli ve kalıcılığını gösterdiler. abd toplumundan kazanımları oldu mu sorusunu göstericilerin kendilerine sormadığını varsaymalıyız.

türkiye'de, akp gücünün doruğunda yarılma değilse de, çatlak görünüme elverişlidir. akp'de erdoğan'ın açıklamalarının yetmezliğiyle, erdoğan'dan bağımsız seslerin de ortada saklanamazlığının susturulması kolay olmayacaktır. toplumda akp'ye "muhalefet" yatıştırıldıkça, akp içi "muhalefet" daha çok olanak bulacaktır.

türkiye'nin suriye, ırak ve iran karşıtlıklarında ulusal güvenlik seçmelerinin uyumsuzluklarının getirdiği gerilimlerin de akp'de tartışmaları arttırıcı etkilerde olacağı açıktır.

25 mayıs 2012, college station, texas.