fransa'da yeni yönetime geçiş sıradan idi. yürütmenin, simgesel de olsa, kamusal görevde kişisel gelirlerini, kısmalarının anlamı nedir? göstermelik olması ilk tepkidir. önemli olanı "harcamalar"da kısıtlama izlenimidir. abd/ab odaklı pazar duraklamasına iki temel çözüm öngörülüyor: kamusal harcamalarla, kişisel tüketimleri kısıtlamak ve bir de, kamusal harcamaları pazarı canlandırmak için öncelikle arttırmak. abd'nin çözümü, abd içinde tartışmalaı da olsa, kamusal harcamaların önünü açmak. pazar canlandıkça da vergilendirmelerle, tüketimi denetim altında yürütmek. ingiltere'nin çözümü ise, kamu harcamalarını tümden kısıtlamak ve gereksiz yatırımlara uzak durmak. ab'nin belirleyicisi almanya da, kendisinin "denetimli" harcama geleneklerinin korunmasıyla, tüm ab ülkelerinin de yaşama düzeylerinde önemli kısıtlamaları zorlayıcı konumunda. fransa ise, ingiltere ile almanya arasında "kararsız" ve "melez" yaklaşımda. fransa, almanya'ya mı daha yakınlaşacak; yoksa, ingiltere modelini mi izleyecek? ikisi arasında gelgitlerde italya, ispanya ve yunanistan benzeri mi gerileyecek?
yunanistan'da seçimlerin getirdiği açıktı: yeniden seçim ve daha da ötesi ab'nin mali denetiminden ulusallığa dönüş. 17 haziran'da yeniden seçim ne getirir? yunanistan, ab'den bağımsızlığını mı seçecek, ab'nin içinde erimeyi mi seçecek? iki türlü de gelişebilir yunanistan. en olmayacağı da 6 mayıs'taki güçler dağılımının 17 haziran'da yinelenmesidir. 17 haziran da yunanistan'da çözümleyici olmayabilir ve yönsüzlükle, kargaşa egemenleşebilir. bu sonuç da, avrupa'da kargaşanın belirleyiciliğini getirir. 17 haziran'da abd/ab'nin mali güöleriyle yunanistan'ın yerelleri 1989 sonrası büyük sınavdadır. 1989 sonrası, öncelikle, soğuk savaş'tan arta kalan ulusalcı fırsatçılıklar belirleyici olmuştu. bundan böylesi de, soğuk savaş'ta sovyet karşıtlarının kendi içlerindeki ulusalcı dirençlerle karşıtlaşmaktır. abd/ab en büyük sınavına hazırlanıyor. yunanistan, ispanya ve italya karşıtları ab'yi belirlerse ne olur? o durum da, abd'nin 1960ilar, 1970'ler boyunca en korktuğudur: abd ile ab karşıtlığı. tarihi bitirenler, tarihte bittiklerinden, ortalıkta o tür düşünmeler görülmüyor, uzunca süredir.
meksika ve venezüela seçimlerine daha çok var sanabiliriz. oysa, eli kulağındadır. yine de, öncelikli ve ilk büyük seçim mısır'daki son seçimdir: 23 ve 24 mayıs günleri mısır'daki seçimle "tahrir" noktalanabilir de; yeniden yönlenebilir de.
abd'de, rick santorum'dan sonra newt gingrich ve en sonunda ron paul da adaylıktan çekildi. nisan ayında demokrat başkan barack obama'nın 43 milyon dolarlık seçim bağışı toplamasına yakın cumhuriyetçi aday mitt romney'nin de 40 milyon topladığı açıklandı. "sosyal medya" ile geleneksel kitle iletişim ortamlarında kıyasıya bir karşıtlık yaşanacağı açıktır. karşıtlık nerde kirlenir, nasıl kirlenir, adaylar çirkinleşir ve abd seçmenleri yabancılaşır bilinmez. bunların olması olağandır; olmaması ise abd demokrasisinin olgunluğu olur.
abd'de pazarın düzelmeyeceği kararlılığıyla, düzeldi düzelecek ötelemesi atbaşı sürüyor. abd pazarının 2012'nin ilk ayındaki başarılı görünümünde büyük bir düşüş yaşanmaktadır. abd'de 2012 seçimleri yaklaştıkça, geçici gerileme mi belirgin olur; yoksa, geçici düzelme mi yeniden pazarı canlılaştırır? önemli olanı, 6 kasım 2012 seçim sonrasıdır.
son yılların, son ayların büyük beklentilerinden olan "facebook"un toplumsal etkinlikten, toplumsal işleyişte yaygın gerçeklik olmasından öteye artık pazarda işlem gören bir firma olması da yaşandı. kamuya sunulan "hisse senetleri" istendiği gibi kapış kapış gitmedi ama, kamuya malolmuş 16 milyar dolarlık "facebook" var; pazar değeri de 100 milyar dolara vardı. bunlar değişken ölçülerdir ama, yine de girişimcilik ruhunu canlı tutmaktadır. yaratıcılığın pazarda değer bulmasıyla, girişimciliğin değeri nice insana çekim gücü sağlamaktadır. bunların getirdiği toplumsallığı anlamayı ötelemek yanlış olur. ayrıca, bunları, salt pazar ve pazarlama oyunları diye algılamkta yanlış önyargılardır. "ürün tasarımı" ve yeni ürünlerle pazara katılımda mühendisliğin gücü önemsenmelidir.
bu arada, abd'de nifus bileşiminde önemli değişimlerin 2012 seçimlerini değil ama, 2020 seçimlerini etkileyeceği sıradan veri ve tartışma odağı. abd'de azınlık kökenli nüfus artışı artık birincil durumda. abd'lileştirmeden yeni yöntemler mi, yavaşlama mı bir sonrasıdır?
şikago'da, bir anlamda, "nato"nun en canalıcı tartışmaları yapılacak gelen günlerde. afganistan'da, abd yalnız başına mı karşılayacak ayaklanmayı; yoksa, ab'nin katılımı azalarak değil de, artarak mı korunacak? abd'de afganistan'ı anlatmak onca zor iken, ab'de afganistan'ı anlatmak daha da zorlaşmıştır. bundan sonrası daha da zor sürecektir abd/ab için.
suriye'nin baskıcıları da, suriye'nin, görünürde destekçileri rusya ile çin de kıyıda beklemektedır; küreselde yerlerini almak için abd/ab'nin zayıflıklarını izlemektedir.
tüm bunlar yaşanırken türkiye nerededir? türkiye'nin yüzyıllık kurumu fenerbahçe'ye yapılan inandırıcılığı yetersiz saldırıyla yaşanmış koca yıl iki büyük maçla sonlanmıştır. fenerbahçe iki büyük maçta da olmuştur. saygınlığı birincil olanı "süper lig"de şampiyonluk gs'nin olurken, ikinci büyük kupa fenerbahçe'nin olmuştur. fenerbahçe'nin şampiyonluğu kaçırdığı maç sonunda yaşanan üzücü görüntülerde araya sızmış ya da kışkırtılarak yönlendirmelerin yıkıcılığı yaygınlaşmamıştır. gelecek yıla kalan tortuların arındırılması çok zaman alacaktır.
18 mayıs 2012, college station, texas.