20 Nisan 2012 Cuma

cumaları -- 367.

türkiye için suriye'nin barışı mı öncelikli, türkiye'nin barışı mı? ikisi de kolaycı ve yetersizdir açıklayıcılıkta. türkiye'nin suriye'nin içinde olması türkiye'nin barışını güçlendirici midir? türkiye'nin günümüzdeki temel sorunu da birincil sorusu da budur: türkiye'de barışı nasıl koruyabiliriz? türkiye'nin çevresinden yalıtılmış kalması olanaksızdır. "soğuk savaş" boyunca, önce mısır'da, sonrasında suriye ve mısır'da sscb'nin varlığı, türkiye'nin çevresinden yalıtılmışlığını getirmişti. 1989'la değişen, türkiye'nin çevresiyle kopukluktan kopuşudur.

1989'la türkiye'nin çevresinde iki büyük değişim yaşanmıştır: azerbeycan ve ırak. nasıl ki, azerbeycan ve ırak değişimleri suriye değişimini getirmişse; yarın, suriye değişimi de, yeniden azerbeycan ve ırak'a yansırken, iran'da değişimi de getirecektir. türkiye için güncelde sorun suriye olsa da, ırak da, azerbeycan da, iran da sorundur.

tüm bunların ötesinde, bir de, türkiye'nin yeniden tarihsel haklar ve tarihten gelen zorunluluklar diye bir kavramı temel etmiş bir yürütmenin iktidarın parçası olmasıdır. akp, türkiye'nin çıkarlarını, 19. yüzyıl "güç dengeleri" kavrayışıyla, yirminci yüzyıl'ın yaşanmışlığı gerçeği üzerinden korumaya ve geliştirmeye uğraşıyor. bir anlamda, akp, gününde başarılı olduğu varsayılan abülhamid yöntemlerinin ve denge arayışlarının, osmanlı'nın zayıf anında değil de; cumhuriyetin en güçlü anında daha da geçerli olduğunu varsayıyor. abdülhamid yöntemi yalındır: güçlü devletlerin kendi aralarındaki uzlaşmazlıklarla uyuşmazlıklardan seçmelerle "gücü" ve "mülkü" koruma. abdülhamid yönteminde iç barışı korumak birincildir ama, savaştan uzak kalınamaz. kaldı ki, abdülhamid'le iç barış korunamadığından öteye savaşın sürekliliği de önlenememiştir. oysa, günümüz türkiye'si barış içindedir. türkiye'nin cumhuriyet'le yaşanmış yansızlığıyla, bağımsızlığı, ilk kez, savaşta yan tutuşla değişebilirlik konumundadır.

osmanlı, abdulhamid'le, güçlü devletler yanında savaşa girişmedi. suriye'deki türkiye cumhuriyeti varlığı, güçlü abd ile suriye'nin barışını belirleyip, türkiye'de barışı kökleştirmeyi amaçlıyor. bu anlaşılır ama, suriye'de barışın belirleyicisi olunamazsa sorusunun yanıtı bilinmiyor. türkiye'de yarınki barışın sürekliliği adına, savaş koşullarına dönüşebilecek türkiye'nin içselliğine hazırlığımız nedir? sorun suriye'yle kısıtlı değil ki?

erdoğan, ırak'tan barzani ile ikili görüşme yaptı. öncelikle, bu ilişki, anında ırak'la uyumsuzluk değil midir? suriye gündeminde ırak'ın içişlerine karışmak gücü gerektirir. türkiye, ırak'ta barzani'nin konumunun ırak adına olmadığını bilmiyor diyemeyiz. herkesten iyi biliyor. toplantı sonrasında ne oluyor? erdoğan ırak'ın parçalanamazlığını vurguluyor. doğrusu da odur. barzani de ırak'ın anayasallığı korunsun diyor. bu da yerındedir, doğrusudur. ardından iki benzemez ve uyumsuz açıklama ne oluyor? barzani diyor ki: pkk, ırak topraklarında silahlı yaşayamaz. neden yaşadı, nasıl yaşadı sorularını biran için unutalım. bundan sonrasında nasıl yaşar? barzani ırak adına mı karar veriyor? ırak'ta bağdat'ta anında, maliki araya giriyor: erdoğan ve türkiye ırak içişlerinde ırak'a birliğine, egemenliğine aykırı ve dostça olmayan girişimlerdedir diye açıklama yapıyor. erdoğan ırak'ta ırak'ın içinde istenmeyen gelişmeler vardır diyor. ırak'ı maliki'den mi, barzani'den mi, erdoğan'dan mı değerlendireceğiz? ayrıca, barzani, suriye konusunda, yan tutmaz görünmeye özenirken; maliki basbayağı suriye'de esad yönetimini destekler sözler ediyor.

beşar esad gidince ne olur bu durumda ilk sorudur? beşar esad gidince, bunca söylenenden sonra maliki nasıl yaşayabilir?  tamamlayıcı soru da şudur: maliki'nin desteği esad'ı iktidarda tutmaya yeter mi? öyle bir durumda, erdoğan'la barzani'nin konumu ne olur?

abd/ab suriye konumunda uyumlu olsa da, yarın da türkiye bağlamında bir ve birlikte davranacaklardır nasıl diyebiliriz?

sonuç olarak, türkiye'de de, suriye'de de, ırak'ta da, iran'da da pusuda bekleyenler çoktur. ilk silahın patlamasıyla barışın sürekliliği arasındaki süre kısa ve kesin olmayacaktır.

çin'de iktisadi yavaşlamayla, ab'de almanya dışında duraklamanın sürekliliği abd'deki iyileşmenin sürekliliğini de sürdürülebilirliğini de zorluyor. fransa'da 22 nisan pazar günü yapılacak devlet başkanlığı seçiminin başkanı belirlemeyeceği ilk ve tek beklenendir. 6 mayıs'taki seçim için sarkozy ile hollande'in iki aday olarak kalması açıktır. fransa da, ab'de, abd de sarkozy'nin gidebileceğine de, kalacağına da hazırlıklıdır diyebilir miyiz? sarkozy'nin kalmasına, sarkozy'nin gitmesinden daha hazırlıklıdır. oysa, hollande ile de, geçici belirsizlik dışında, değişen olmayacağı hızla anlaşılacaktır.

abd'de siyaset obama ile romney karşıtlığına ısınmaktadır. 24 nisan'da 5 eyalette yapılacak seçimlerin herbirinde mitt romney'nin yüzde ellinin üstünde oy çokluğunu bulması gerekir. romney için, cumhuriyetçiler için romney'nin yüzde ellinin altındaki seçim sonuçları çok düşündürücü olur; baştan yenikliği getirir. 24 nisan seçimlerinde herbir eyalettn yüzde ellinin üstüne çıkmış romney'nin çevresinde cumhuriyetçiler'in toplanışı hem kaçınılmaz olur; hem de hızla gerçeklenir. istenen sonuçla, newt gingrich'in de sürdürebilmesi olanaksızlaşır.

20 nisan 2012, college station, texas.