"süper salı" diye beklenen 6 mart da geride kaldı. demokratlar sessiz ve tartışmasız; cumhuriyetçiler ise dağınık ve kuşkulu.
6 mart'ta, ocak'tan bu yana en yüksek oranda delege ve ençok sayıda eyalette birden seçimler oldu. demokratlar yönünde seçimler belirleyici değil. önemli olan ve izlenen cumhuriyetçiler'in seçimleri. önce
sayıları konu edeyim: on eyaletin altısında mitt romney kazandı; üçünde
rick santorum önde bitirdi; newt gingrich birini kazandı. ron paul
eyalet temelinde önde bitiremedi. eyalet kazanmak önemli ama daha da
önemlisiyle, belirleyici olanı da kazanılan delegeler. delege sayılarında
da sıralama benzerdi.
bu sayıların açıkladığı az. biraz daha
açıklayıcı olmak gerekir. eyaletler bir ve benzer değil. eyaletlerin içi
bile bir ve benzer değil. ayrıca, kimi eyaletlerde, eyalet temelinde
ençok oyu alan eyalet için belirlenmiş tüm delegeleri kazanırken;
eyaletlerin çoğunda oy oranlarına göre delege paylaşımı oluyor. örneğin, "massachusetts" ve "idaho"da eyalet temelinde kazanan mitt romney delegelerin tümünü aldı. 6 mart öncesindeki florida, arizona seçimlerinden de benzeri biçimde mitt romney ençok oyla delegelerin tümünü almıştı. kimi yerlerde oylama yapılıyor, delege dağılımı sonrasına bırakılıyor.
bunca çeşitliliği zenginlik olarak değerlendirenler de çok; seçimlerin anlamını ve değerini düşürdüğünü düşünenler de çok. türdeş(tek ve benzer kurala göre) ve tek günde(yaklaşık altı aya yayılmış olmasına karşı) seçimin gerçeklenmesini önerenler de var. 2012 seçimleri 2008 seçimlerine göre kuralları önceden belirlenmiş olarak gerçekleniyor. örneğin, 2012 öncesi seçimlerinde oyların çoğunluğunu kazanan delegelerin tümünü alır kuralı daha çok eyalette geçerliydi. 2012 seçimlerinde oy oranlarına göre orantılı delege dağılımı daha çok eyalatte geçerli. bunların önemi şu: seçim sürecinin uzamasına neden oluyor.
"süper salı"nın önemi bir adayın öteki adaylara göre belirleyici konuma gelmesini gerçeklemekti. öyle görünüyor ki beklenen gerçeklenmedi. ençok oy almış, ençok eyalet kazanmış, ençok delege toplamış mitt romney'nin kaçınılmaz adaylığını benimsemiyor geriden gelen üç aday. seim süreci de uzuyor ve uzayacak diye öngörülüyor. nedenleri kişisellikten öteye.
28 şubat'ta michigan seçimlerinde mitt romney oyların yüzde kırkbiriyle 16 delege alırken, yüzde otuzsekiz oyla rick santorum 14 delege kazandı. 6 mart'ta ohio'da mitt romney yüzde otuzsekizle 35 delege kazanırken, mitt romney yüzde bir eksiğiyle yüzde otuzyedi oyla 19 delege kazandı. eyaletlerin de kendi içlerinde, dar seçim bölgelerinde nüfus oranlarına göre delege belirleme oranları eyalet oranlarına göre değişik. bunca karmaşıklık ve değişiklik neyi getiriyor? seçimlerin kısa sürede gerçeklenmemesinin ötesinde "para"nın belirleyiciliğini arttırıyor. parası olan adayın dayanıklılığı artarken, parası tükenen adaylarin elenmesi gerçekleniyor. paranın toplanması da, kullanımı da önemli bir güç göstergesi oluyor. adayaları desteklemek de, seçimlere katılım da bu kurallarda, süreçten, paradan etkileniyor. abd demokrasisinde bu tartışılan bir durum olsa da, çoğunluğun benimsediği bir siyasilik olarak korunuyor. adayların örgütlenme gücüyle, kaynaklarını dengeli kullanımı ve uzun süreli baskılara dayanıklılığı ölçülmiş, denenmiş, sınanmış sayılıyor.
kuralları kim belirliyor sorusu da abd demokrasisinden belirleyici oluyor. abd'nin geleneksel ve yaşayan ikili yapısıyla gerçekliği seçimler konusunda birebir işliyor: hem partilerin eyalet(yerel) temsilcilerinden oluşan ulusal kurulları kuralları onaylarken; yerelin kuralları belirleme gücü işliyor. örneğin, 2008 seçimlerinde demokratlar'ın ulusal kuruluyla, michigan ve florida yerelleri kuralların değerlendirmesini de, uygulamasını da uzun süre tartıştılar ve sonunda ulusal düzeyde uzlaşın gerçeklendi. 2012 seçimlerinde tartışma "missouri" eyaletinde cumhuriyetçiler'de yaşandı. "missouri"de seçimler yaşandı ama delege dağılımı sonraya ötelendi.
bunların ötesinde, ayrıca, sayıları ve dağılımı partilerin ulusal kurulunca belirlenen "süper delege"ler var. partilerin öteki işlevlere seçilmiş etkilileri "süper delege" olarak kişisel seçmeleriyle adaylara adanıyor. eyalet senatörleri, valileri, meclis temsilcileri, belediye başkanları ve benzerleri "süper delege" oluyor. kimi "süper delegeler" seçimlerini eyalet seçimleri öncesinde belirlerken, kimileri eyalet seçimleri sonrasına öteliyor; kişisel ayrıcalık kişisel olarak kullanılıyor.
sonuç olarak, 6 mart "süper salı"sı da geride kalırken, delege dağılımı, bugün için şudur: romney 429, santorum 169, gingrich 118 ve paul 67 delege kazandı. cumhuriyetçiler'de partinin başkan adayı olmak için 1144 oyu kazanması gerekiyor.
6 mart'da beklenen olmadı derken, adaylar en öndeki aday adına, bundan sonraki seçimlerden çekilmedi. gelen seçimlerde, oy yüzdelerine göre delege dağılımı olması kuralı belirleyici olacağından, birinci aday olamasalar da, romney'ye katacakları oyla 1144'ü bulmayı sağlamanın getireceği güç paylaşımı beklentisi seçimlerin sürmesini getirdi. gelen günlerde romney'nin gerisinde kalan adayların kendi aralarında güçlerini birleştirmesiyle, adaylardan birinin ikisinin romney'le birleşmesi de olasıdır. bu tür uzlaşımlar, abd seçimlerinin doğallığıyla, siyasi olarak istenen güçbirliği ve güç gösterisi olarak algılanıyor.
abd'de seçimler sürüyor. mitt romney'nin sonunda başkan adayı olacağı da, sürenin uzayacağı da 6 mart'ın getirdikleri oluyor.
7 mart 2012, college station, texas.