30 Kasım 2011 Çarşamba

sendikalar tükenir mi?

evet, sendikalar tükenmektedir. ingiltere'de patlayan son sendika eylemlerini nasıl görmeliyiz?

<<
     "British workers strike over retirement benefits"

     http://www.cnn.com/2011/11/30/world/europe/uk-public-sector-strike/index.html?hpt=hp_t3
>>

1950'lerden bu yana, kapitalizm, nice bunalımlar yaşasa da iki gelişimi gözardı edemeyiz: 1. sermayenin hem ulusallıkta yaygınlaşması hem de uluslararası yayılması; 2. işçilerin toplumsallıktan bireyselliğe çözülüşü.

oysa, 19. yüzyıldan beklenen neydi? sermaye yoğunlaşacak, işçiler de yoğunlaşacak. bu yoğunlaşmanın getireceği uzlasmazlıkla, toplumsallığın tıkanışı bir sonraki aşamayı zorunlu kılacak. 20. yüzyılın başında, işçilerin "iktisadi" haklar temelindeki uğraşlarından beklentinin yerine, işçilerin, devrimci öncülerle bilinçlendirilmiş siyasilikleri zorlandı. uzun süre, işçi temelli siyasilikler "sovyet" modelinin iktidar başarısını izlediler.

"sovyet" modeli ulusallaştıkça, "tek ülkede sosyalizm" algısıyla her ülkenin kendine özgülüğü kavrayışı işci temelli toplumsallıkların bitişini getirdi. kapitalizm serveti yoğunlaşmadan çok yaygınlaştırarken, "refah" devleti/toplumu bolluk getirdi. işçi eylemleriyle, eylemciliği tükeniş sürecine yönlendi.

1950'lerle yaşanan devrim görünümlü iktidarların zoryönetim oldukları, refahı.bolluğu yaygınlaştırmaktan çok iktidar yanlılarında toplaması kargaşasıyla uzun süre geçti.

kapitalizm, önündeki "sovyet" modelini sarmalayarak, sonunda soluksuz tükenişini getirdi. arada gelişmiş din/ulus temelli direnis noktalarını da sovyetler sonrası birer birer yoketmeyi sürdürüyor. bu arada, "sovyet" modelini dengelemek yolunda gelişmiş "sosyal demokrasi" uzlaşımcılığıyla "refah toplumu" giderlerindeki sürdürülemezliği dizginlemede kapitalizmin çevrimsel tıkanıkliğı uyarıcı etkinlikte oldu. sarsıntı sürecektir.

2007 abd duraklamasıyla, küreselin "mali" zorluklarında toplumsal baskı yaşanmaması şaşırtıcı değildir. üreticiler "sahip"tirler. sermaye/servet nicelik olarak da, nitelik olarak da yoğunlaşmış değil, yaygındır. bunalım uzarsa, süreçte,  servet yitirmesi yoğunlaşmayı getirirse; kapitalizmin paylaşıma dönmesi kaçınılmaz olur. bunalım dengelenirse, süreçte servetin yaygınlğı korunup da sürerse, 19. yüzyıldan öngörülen işçi temelli değişim düşü bırakalım yanılsamadır.

ingiltere'de yaşanan yeni dalga işçi temelli eylemler yeni bir sıçramayı değil, bitişin göstergeleri olarak da izlenmelidir. işçi temelli değişimi zorunlu ve kaçınılmaz görenler ingiltere'den umutlanacaktır. işçilerin, uzun süredir deneyimsizlikleriyle, 20. yüzyılın başında biten eylemlere dönüş görüntüsünden coşkuya kapılmadan düşünmekte yarar vardır.

ingiltere'de, 21. yüzyıl mı başlıyor; 20. yüzyıl gecikmiş noktalamasına mı yaşıyor?