küreselde "suriye"de sona gidiş öncelikliyken, miyanmar(burma)'da ne oluyoru izleyen azdır. 2010 kasım'ından bu yana miyanmar'da tarih hızlandı. "askeri" yönetimle, zoryönetimde ensona kalanlardan miyanmar'da değişim değişimi getiriyor. 2010 kasım'ında "muhalefeté izin verilen seçimlerde yönetim oyların yuzde seksenini almıştı. ardından, yedi yıldır gözaltında ve yalıtılmış siyasetçinin özgürlüğü kuşkuyla karşılanmıştı. geçtiğimiz günlerde iki büyük gelişim miyanmar'ı temellerinden sarsacak nitelikteydi: 1. yılların dirençli karşıt siyasetçi aung san suu kyi'nin ve partisinin de özgürce katılacağı yeni seçim kararı alındı, 2. daha da önemlisi, abd dışişleri bakanı hilary clinton'ın miyanmar'a çağrıldığı açıklandı. abd için, abd dışişleri için, neredeyse, iran'dan, kore'nin kuzey'inden çağrı düzeyindedir bu gelişim. bundan sonrası da, aung san suu kyi'nin seçimle yönetimin başına geçmesidir. tarihin zoryönetimlerinden biri daha, küresele direnemedi ve sonunu barış içinde geçişle gerçeklemeyi seçti.
önce yunanistan, ardından italya'da yönetimin üst düzeylerinde yaşanan değişimler pazarın kürselliğinde ve kitle iletişiminde güncelin en tepesindeki yerlerini korudu. yıpranmış iki siyasinin yerlerine gelen teknisyenlerin siyasi başarıları olabilir mi? önyargıyla olamaz demeliyiz; yine de, kesinlikle olmaz dememeliyiz. zor durumlarda olmayacak önderlerin ülkelerini zordan düzlüğe çıkardıkları görülmüştür. özellikle, italya için, morio monti'nin, yunanistan'daki lucas papedemos'tan daha başarılı ve etkili olacağını öngörebiliriz. italya'da da, yunanistan'da da çözüm içselden değil, dışşsalın dayatmasından gelmiştir. dayatmanın kaynağı ve izini abd/ab'yle, g20'ye sürebiliriz. yunanistan'la, italya'yla gerçeklenen çözümlerin benzerlerinin, sırasıyla ispanya ve belçika'da da küresel gündeme geleceğini beklemeliyiz. demokrasiyi seçim kazanmanın ötesine götüremeyen siyasilerin elenmesini teknisyenlerin yükselişi olarak alabileceğimiz gibi, siyasetçilerin yenilenmesine yöneleneceği olarak da görmeliyiz. gelen günlerin önemli tartışmalarındandır demokrasi ve siyasetin yenilikleriyle, yeniden biçimlenmesi.
abd'de de önemli gelişimler yaşanıyor. bir yandan "bütçe" odağında abd'nin devlet/ulus sürdürülebilirliğinde ulusal gelirle, "refah harcamaları" düzenlemesinde yaşanan tıkanmada çözüm dönemecine gelindi. abd ya sürecek, ya sürecek noktasındayız.
abd'de bütçe tıkanıklığı da, üretim durgunluğu da, tüketim alışkanlıklarında değişimler de akşamdan sabaha, bugünden yarına kolayca çözülecek değildir. ötelemenin, çözülebilirliği ötelemekten öteye çözümsüzlüğe yöneldiği açıktır. toplumlar, çözümsüzlük anında çözümü buldukları gibi, dağılıma düşmeleri de yaşanmış gerçekliklerdir. abd bütçe seçimlerinde demokratlar'ın da, cumhuriyetçiler'in de kazanamayacağı noktadadır. abd'de hem devletin gelirinin artması, hem de ulusun "refah" düzeyinde gerilemelerin kaçınılmazlığı ötelenemez noktadadır. uzlaşım oluşacak mıdır? uzlaşımın karşıtı çözümsüzlüktür. abd, toplumsalda da, bireyselde de "refah" toplumu gereklerinden geriye dönecektir.
17 eylül'de "wall street" çevresinde toplananlar, abd'deki tıkanıkların üstüne, gelir bölüşümündeki yapısal aşırı dengesizliklerle gelecekten umutsuzluklara tepkici eylemciliklerinde yeni sıçramalara hazırlanırken dağıtılmışlardır. 15 kasım sabahı polis gücü, eylemcileri dağıtmış, toplanma yerlerini temizlemiştir. polis, direnç gösterenleri toplayıp götürmüştür. sokaklarda kapitalizme karşı devrim ve yıkım özleyenler yayılma ve sıçrama noktasında geçici dağılım yaşamıştır. ölmedik yaşıyoruz, bitmedik biteceğiz kararlılığıyla, önceden tasarlanmış 17 kasım eylemleri dağınık ve dağıtılmış yaşanmıştır.
polis koşuşturmasına dönüşen eylemler abd toplumuna yayılmadan çok, yalıtılmayı getirecek biçimde yaşanmıştır. bundan sonrasında ne olur? artık, bu eylemden aldıkları bilinçlenmeyle yaşamları altüst olmuş eylemciler için eylem süreklidir, sonsuza değindir. bir bölüğü içinse: yaşananlar yaşanmış, geride kalmıştır. sonuçta, eylemler, eylemcilerce durdurulmadan, dışarıdan zorla durdurulmuştur. eylemcilerin, gösteri ve eylem hakları geçerlidir denilse de, uygulamada, her eylem anında şiddetle önlenecektir. şu denebilir: ne güne değin? yeni katılım ve yayılma olmadığı sürece eylemcilerin sürekliliği durdurulacaktır. öyle görünüyor ki, üniversite ortamında kış süresini yaşamayı deneyeceklerdir eylemciler.
abd'de bütçe tartışmaları, nyc ve oakland odaklarında yaşananlarla, cumhuriyetçiler'in 2012 için başkan adayı arayışları birbirlerini etkilemektedir. sonunda, mitt romney'i dengelemekte ağzı büyük sözlerle dolu newt gingrich etkin aday konumuna yükselmiştir. gingrich yerini koruyup, yükselişini sürdürür m? gelecek tartışmada ipuçlarını yakalayacağız.
türkiye için gündem suriye'de belirlenmiştir. suriye'de sona giderken türkiye seçmesini beşar esad'ın gitmesi gerektiğinde toplamıştır.
18 kasım 2011, college station, texas.