11 Kasım 2011 Cuma

cumaları -- 344.

"wall street'i işgal" eylemcileri kış uykusuna mı girmek durumunda kalır gelen günlerde? yoksa, ölmek var, dönmek yok diye, "wall street" karşısında telef olup geriye mi çekilirler? ikisi de olmaz diyelim. başladığı gibi sürdürecekler. oldukları yerde durarak varolduklarını kanıtlayacaklar. öyle görünüyor ki, dağıtılmaları da yayılmaları da donmuş durumda. kış böyle geçip gider; bahara ise allah kerim demek bize düşmez. başlangıç abartılı olunca, durmak da zorlaştı. oakland'da kargaşanın anlamı new york'taki sakinliğe tepkisi midir; yoksa, oakland'da sözüm sanadır new york'taki mi deniyor? değil. işgalci eylemcilerin "merkeziliği" yok. bu durum, hem zayıflıklarını içeriyor yayılamıyorlar; hem de güçlerini belirliyor dağıtılamıyorlar. böyle sürüp gidecektir: ne hedefteki "wall street"de değişim olur; ne de eylemcilerde dönüşüm.

abd'de konu işgalciler ya da eylemcilik değildir. abd'de konu erken başlayan seçim sürecidir. abd'yi belirleyen "wall street" olduğunca, abd seçmenlerinin abd yurttaşlarının katılımıdır. abd seçmenleri siyasete kuşkulu ve öfkeli ama arayışları düzeni yıkmanın yollarını zorlamak değil. abd seçmeninin arayışı bunlarla da olmadı, yerine kim olabilir beklentisi ve bekleyişidir. sonundaö abd seçmeninin seçimi ortaya çıkanların içinden kendi çıkarlarına en yakınına yaklaşmaktır. abd seçmeninin güvencesi kendisidir: bu da olmazsa, öteki güveninde sarsılma yoktur abd seçmeninde. abd seçmeni kutsal mıdır; abd seçmeni en doğrusunu bilir yapar mıdır? doğal ki: hayır. abd seçmeninin seçmeleri doğru ve güçlü olsaydı, günümüzdeki kuşku ya da güvensizlik bunca yaygın olmazdı. abd seçmenin güvencesi değişimde ona sorulması ve seçmenin seçmelerinin geçerli olmasıdır. abd seçmeninin zayıflığı açıktır: aday olmak da, adayların ön seçimlerinde belirleyici olmak da giderek zorlaşmaktadır. bu zayıflık nerede ve nasıl kopar; o kopuş olur mu belirsizdir. olacaktır demek öznellik olur; nesnelliği zamanla anlaşılır.

abd'de geleneksel seçim günüydü 8 kasım. bir yığın yerelde, bir yığın yerellikte seçimler yaşandı. kimi yerellikler abd ulusal boyutunda yer aldı ve etkinlik sayıldı. örneğin, ohio'da son seçimlerde valilik kazanmış cumhuriyetçi john kasich, ohio'da kamu çalışanlarının "sendika" ve toplu sözleşmede yan tutma haklarının kaldırılmasını halkoyuna sundu. ohio seçmenleri güçlü biçimde sendika ve toplu sözleşme haklarını koruma yönünde valinin isteğine hayır dedi. benzeri biçimde, mississippi'de cumhuriyetçi vali seçildi ama, abd'nin cumhuriyetçilerinin yılmak bilmez uğraşlarından olan kadının bedenine sahiplenmesiyle yaşam seçmesindeki oylamada kadın haklarının korunmasından yana oyunu belirledi. kısaca, sendika hakları da, kadın hakları da cumhuriyetçi valilelerin seçmenlerin uyum içinde olmadıklarını gösterdi. belirleyenin de, belirleyiciliğin de seçmenler olduğu yaşandı.

abd'de 2012 seçimleri erken başladı, sürüp gidiyor. bir yandan obama başkanlık görevini sürdürürken, bir yandan seçim propagandasında. cumhuriyetçiler ise, bir anlamda kıran kırana tartışmada. geçtiğimiz günlerde, "sizin paranız, sizin oyunuz" başlığı altındaki tartışmada mitt romney değişmez yerini korudu. olmayacak biçimde öne çıkmış aday herman cain ise, kendisine yöneltilen geçmişteki "taciz" suçlamalarına karşı savunmadaydı. tartışmanın en çarpıcı yanı da, teksas valisi rick perry'nin düşüşünde bitiş noktasına varışıydı. yılların siyasetçisi ve ağzı kalabalık olanı newt gingrich cumhuriyetçiler içi uzlaşımıyla, demokrat obama karşıtı savları yineleyerek ilgisini korumayı sürdürdü. bundan sonraki tartışmalarda ne olur? mitt romney, daha da öne mi çıkar; herman cain yerini nasıl korur ya da gingrich yeniden yükselir mi? öteki adaylardan öne çıkma gücünü bulan olmayacağı, şimdiden anlaşılmıştır. tartışmalarda, başkan adayları, ayrı ayrı, inşaat/yapım kesimi ve ev değerleri konusunda inandırıcı değillerdi; italya/avrupa konusunda ise duyarsızdılar.

pazarın küreselliğinde yunanistan'daki belirsizlikle italya'nın da zayıflığının çözülmesizliği mali sermaye pazarlarında iniş çıkışlar gösterdi. yunanistan düzeldi düzelecek diye umulurken, "uzlaşım" hükümeti kurulmasına gidildi. bir yığın iç direnişlerle, ençok da dış baskılarla ab adayı yunanistan'a dayatıldı. yunanistan'da seçimlerle yeni siyaset oluşmadıkça, siyasetin teknisyen aklıyla düze çıkmayacağını göreceğiz. yunanistan'da seçimin ötelenmesi, çözümün de ötelenmesidir. unnistan'iın sorunu teknikle değil, toplumsal özveriyle, siyasi uzlaşımla gerçeklenir. ortaya çıkan: çözümden çok, çözümsüzlüktür son değişimin getireceği. italya'da da berlusconi gidene değin oylama berlusconi'nin gitmesini getirmiştir. yerine ne gelir? italya'yı da kurtarmaya abd iktisat okullarının kavramlarıyla donanmış kurtarıcı mı çıkar; yoksa, italya kendi siyasisini mi bulur?

liberya'da, iktidardaki ellen johnson sirleaf(abd okullarından eğitimli), ikinci aşamada zorlanmadan, düşük katılımlı seçim sonucunda yeniden seçildi. sirleaf''in bu dönemi, önceki döneminden zorlu olacaktır.

orta amerika'da guetemala'da eski general "demir yumruk" sloganıyla bir önceki seçimde kazanamadığını bu seçimde kazandı. nikaragua'da ise seçim sonuçları başkan ortega'nın üçüncü dönemini getirdi. yoksul kitlelerin din dayanaklarını siyasi dayanak yaparak seçimi kazandı. nikaragua'nın yoksulluğunda da, yalnızlığında da değişim umudu bir sonraki seçime kaldı.

suriye'de kan gölü büyüyor; beşşar esad yönetimi ellerinin kanıyla suriye'nin geleceğinden yalıtılıp yalnızlaşıyor.

11 kasım 2011, college station, texas.