7 Kasım 2011 Pazartesi

bugün kıyıda kalanlarda​​​n -- 1.

insanların ağzından çıkan sözlerin o anı kurtarıcı olması sonrasını zorlaştırır. insanın ağzından çıkan sözlerin önceden düşünmüşlüğü doğaldır.

<<
     "Evet devletçiyim evet milliyetçiyim"
      http://www.aksam.com.tr/evet-devletciyim-evet-milliyetciyim--77673h.html>>

erdoğan bu sözleri söylerken içtenliksizdi demek ya da düşünmeden şöylenmiştir diye almak yanlış olur. basbayağı bilinçli söylenmiştir diye alınması gerekir.

burada bir an duralım ve anımsayalım: chp'nin ilkeleri ya da simgeselliği olan altıok nelerdir?

cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, laiklik, devletçilik ve inkılâpçılık. erdoğan cumhuriyetçi değildir diyebilir miyiz; diyebilir mi? erdoğan, tartışmasız halkçıdır desek geçersiz mi olur? laiklik konusunda da mısır'ı seçmedi mi yakın zamanlarda laikiz, laik olun diye. geriye inkılâpçılık mı kalıyor? kimileri için atatürk'ten sonraki son devrimci de erdoğan değil mi?

bu noktada durup da erdoğan değişti mi diyeceğiz? kanımca, türkiye'de chp'nin altıoku, kolayca atlanacak, hele hele, yoksayılacak demek büyük yanlış olur. türkiye'nin mayasında altıoku vardır; türkiye, altıokun ötesini de bulmuştur, yaşamaktadır.

altıoku, sıradan, rastgele, yeterince düşünülmemiş saymayı yeniden düşünmek gerekir.

oysa, bundan sonrası nedir? erdoğan'da "liberallik" ya da "demokratlık" görüp de, chp'nin altıok'unun tarihten silinmesinin siyasetini varsaymışlar tümden kopmak için yeni özür, yeni açıklama bulmuş sayacaklardır. önemli olanıysa: erdoğan'ı oylayanların ne düşündüğüdür sonuçta.

7 kasım 2011, college station, texas.