abd'de işsizlikte iyileştirme yeterli değil. yakın zamanda iyileşeceği yönünde iyimserlik de yok.abd genelinde, pazarın durumuyla, geleceğe ilişkin karamsarlık yerleşik. nasıl oluyor da, kapitalizmin bu derin ve uzun süreli bunalımı toplumsal patlamalara, şiddetli tepkimelere neden olmuyor? ya da oluyor, olacak da henüz gözlemleyemiyor muyuz?
yakın zamanlarda, abd'nin pazarının simgesi "wall street" çevresinde toplaşma yaşanıyor. önce onlar, yüzler derken, binleri bulan bır toplaşmanın, new york ötesi eyaletlerde de yüzleri bulan yaygınlaşma var. onca derin bunalım, onca işsizlik, onca umutsuzluk ve ortada çok cılız, çok yetersiz tepki, dağınık, sönük birkaç söz. tepkilerin yetersizliğinden öteye, söylemin eskiliğiyle etkisizliği midir diyeceğiz? yoksa, bunca gecikmiş, onca etkisiz süz ve eylem kendi sesini, kendi sözünü getirebilir mi? olayın ve eylemin içindekilere baksak, neredeyse, 1871 paris komünü günlerine gidiyoruz. doğal ki, aşırı umutvar olmaktan çok, öznellikleri içeriyor o iyimserlik. neden? nedenden çok ndenler sıralayabiliriz: birincisi, ortada gördüğümüz eylemciler ya da "protestocular"ın temsil ve çekicilikleri yok. abd ortamında, abd sorunlarına, çok "küresel" kalıyorlar. eski deyişle söylesek, abd'ye yabancılar. abd'nin sınıfsallıklarını, abd değerlerine uzaklar. abd'yi temsil etmeyen eylemliliğin, eylemciliğin soluklu olmasını beklemek değişim özlemini küçümsemek değildir. olanı dışarıdan, nesnel görmekle eşleneiktir. eylemin yaygınlaşmasını kısıtlayan bir neden de şudur: abd, neredeyse, sınıf temelli karşıtlığın eylemliliğne, hiç elverişli olmadığından öteye, yıllardır cılızlığına da uzaktır.
yine de, eylemciler için öngördüğümğz kısıtların, toplumsal koşulların elverişliliğiyle ya da eylemcilerin abd'yle çakışıp bütünleşecek örgütçülüğüyle yer değiştirmesi oluşur mu? ilk ve tek yanıtımız olumsuzdur. çok zorlayarak umutlananların kararlılığını koruduklarını varsayarak toplumsal etkinliğe dönüşmesi durumunda, bugunkü olumsuz beklentimizi nasıl değerlendirebiliriz? abd toplumunda, bugün görmediğimiz değişimlerin varlığı ilk ve tek açıklamamız olur.
sokaklarda toplaşmış bu dağınık eylemciliğin, abd'nin sınıfsal sorunlarının temsilcileri olmadığından ayrı abd'yi iyileştirici olmaktan çok abd'yi değiştirici beklentileri ise ilk eleştiri konusudur.abd'nin kitlelerinin katılımı için hedefler, önderler hem belirsizdir; hem de öyle yapılanmalar, öyle örgütlülük bu dağınıklığın hiç istemediğidir. avrupa'da, yakın zamanlarda fransa ve ingiltere örneklerinde yaşamıştık: göçmenlerin yeni nesil uyumsuz gençlerine, yaşadıkları toplumlarda kararlı direniş tepkilerini yoksaymak yanlış olur. hem fransa'da, hem ingiltere'de, geleneksel demokrasi hoşgörülerinin kolayca çiğnendiği gerçekliğini yadsımamak gerekir. kısaca, bugünkü cılızlık, yarın birgün güçlenmeye yönelse, abd toplumundan gelecek tepki, ab toplumlarından keskın ve kararlı olur. abd demokrasisi, kendi ölçülerindeki toplumsallıkları, tepkileri, eylemlilikleri, o eylemlerin abd'yi değiştirme gücü olmadığı sürece hoşgöreceğini düşünmeliyiz. o eylemliliklerin, bugun hoşgörülmesi, abd demokrasisinin gücü olduğunca; yarın susturma gününde de susturmanın şiddetinin abd demokrasisinin gücünden geleceğini öngörmek gerekir. toplumsallıklarda, hele başlangıçta umutvar olmak yarın yanıltıcılığın kaynağını da oluşturur.
abd'de pazar durgun, işsizlikte düzelme beklentisi karamsarlığını korurken, toplumsal tepki toplumun ne yenilenmesini, ne değişimini zorluyor. abd toplumu, hala zenginliği de, zenginleri de ne kendi geleceklerinin, ne de abd'nin geleceğinin sorunu olarak görüyor. abd toplumunun yaygın kitleselliğinde, hala, zengin olma düşü ve beklentisi çok canlı korunuyor. olan öfke, kendi zenginliklerinin ötelenmesi ve gecikmesindendir.
abd'de obama yönetimi, hızla yaklaşan seçim süreciyle, sokakların öfkelenmesinden beklenti ve baskı umuyor. obama, sokakaları yatıştırmak için güç olduğunun ayrımında olmadan sokağı, kendi iktidarını sürekli kılmak için kullanacağını umuyor. tarihsel bir yanılgı içindedir. obama yönetimi neden böyle abd'ye aykırı bir konumdadır? siyasi güçsüzlükle çözümsüzlük bir açıklamasıdır. yönetimi kullanarak "sistem"i yıkmak kolay olmayı bırakın, olası değildir. doğal ki, obama yönetimi sokaktan beklentisiyle sistemin yıkımını değil, işlerliğini sağlamakla, işlerliğini özlüyor. sokaktan beklentiler hep yanıltıcı olmuştur. sokakları başlatabilirsiniz ama, durdurmak zordur. obama yönetiminin ateşle oynadığını söyleyelim şimdilik.
türkiye'de, bdp'nin tbmm'ye katılımı ve ardından anayasa çalışmalarının hızlandırılması içiçe yaşanmıştır. hemen ardından bdp yanlısı yerellerin tutuklanmalarının açıklanması zaman alacaktır. ilk söylenecek açıktır: bdp'nin toplumsal gücünün dağınıklğını hızlandırmak amacı ortadadır. ya bdp daha kenetlenirse? tutuklanmalardan beklenti: bdp içinde iç tartışmayla kopuş gerçeklemek.
7 ekim 2011, college station, texas.