16 Eylül 2011 Cuma

cumaları -- 336.

libya, suriye, mısır, tunus. erdoğan, suriye dışında herbirinde. yakın zamanlara değin suriye'ye de gidip gelebiliyordu erdoğan. suriye'de yönetim, gittikçe içine kapanıyor. için için yanan suriye'de büyük patlama yaşanmadı henüz. yakındır. erdoğan uyarıyordu: suriye'de şii sünni diye kanlı çatışma yaşanmasın. ırak'ta yaşanandan kötüsü, ırak'ta yaşanandan kanlısı olur. o gün yaşansa: ne türkiye karışır, ne de iran. uzaktan seyrederler. tarihin gerçekliği de, toplumsallık da odur. suriye yanar. vay gidene.

erdoğan, mısır'da, tunus'ta ve sonunda libya'da ne aradı, ne buldu? birleşmiş milletler'in bu yılki genel kurulu'nun en onemli konuşmacılarındandır erdoğan. ortadoğu'da barışı, kardeşliği, demokrasiyi erdoğan vurgulayacak. bir de müslümanlığı ve laikliği. bunların, türkiye'de akp ile oluşmadığını bilenlere ne düşüyor günümüzde? türkiye'de de, ortadoğu'da da barışın, demokrasinin, kardeşliğin ve özgürlüğün  akp'den öteye olduğunu yinelemeye gerek yok. bilenler biliyor.

erdoğan, türkiye dışından kazandığı güçlü konumuyla gündeme ne taşır? başkanlık mı, anayasa mı, doğu'da, güneydoğu'da barış mı?  gündemde bunlar sıradayken, gündemin sapacağını ummak en doğrusudur. gündemin sürekli ötelenmesi erdoğan'ın ve akp'nin siyasallığıdır. nasıl ki, demirel sorunları öteleyerek zamanlama kazanır, iktıdarını uzatırdıysa: erdoğan da, çözümleri öteleyerek iktidarını uzatıyor. nereye değin diye sorabiliriz ama yanıtlayamayız.

geçen hafta, neredeyse, israil'le savaşa başlıyorduk; gelecek hafta, abd'yle ipleri koparıyor gibi olabiliriz. o anı kurtarmak için geçerli neyse, gereğini yaparak iktidarı sürdürmek yeni siyasettir.eylemin sözü izlememesi, şimdilik, güvencemizdir. bunca sözden sonra, birgün eyleme girişileceğine de hazırlıklı olmak gerekir.

birleşmiş milletler genel kurulu sonrasında türkiye'nin gündemi bellidir: bdp, tbmm'ye gelecek midir? tbmm, bdp'yi kucaklayacak mıdır? tbmm bir ve birleşik kalır mı; bdp, birlik görüntüsünü sürdürür mü? bdp, tbmm'den uzak kalırsa, tbmm'nin temsil gücü, türkiye'nin birliğini sağlar mı? hızla son ayaklanmayla, son uzlaşmaya gider gibi yaşayıp, sürekli öteleniyoruz.

akp'de önemli değişimler yaşanıyor. yeni adlar, daha önde görünüyor; taner yıldız, zafer çağlayan,enaz binali yıldırım, egemen bağış, ömer çelik düzeyinde onde görünüyor. ötekiler ise, gerilemiyorsa da, geriye çekilmiş görünmeyi benimsiyor. erdoğan ise, herşeyin, herkesin üstunde, önünde durmasını koruyor.

abd maliye bakanı geithner'in başını çektiği önerilere katılmış avrupa devlet önderlerinin geçici önlemleri küreselde duraklamayı durdurmuş gibi görünüyor. avrupa birliği, yunanistan'ı da, potekiz'i de, italya'yı feda etmemekte kararlılığını sürdürüyor. sonuçta, g8 de, g20'ler de uyumluluğunu koruyor. abd çin'le uyumlu, rusya abd'yle uyumlu, hindistan çin'le uyumlu, japonya abd'yle çatışmasız. barış, sonsuza değin mi?

abd'de yuzde ona yakın işşizlik değişmezliğinde kararlılığını sürdürürken ortaya çıkan tek "muhalafet"in "çay partisi" olması tarihsel yorgunluk mu, tarihin donmuşluğu mu, tarihin bitmişliğiyle liberalizmin sonsuz iktidarı mı?

abd'de, demokratlar'da, obama seçimiyle yanıldık mı pişmanlığı gündeme taşınırken; cumhuriyetçiler'de obama gitsin de yerine kim gelirse obama'dan iyisidir dağınıklığı güncel siyasiliğini korumaktadır. dört aydan az öncesinde ön seçimler başlayacak; belki de, altı aya başkan adayları belirlenecek. bir yıla da abd, yeniden değişir mi, değişsin mi gündemi seçme olacak. o zamana, kaddafi, hâlâ yeraltında mı, yerin altında mı sürdürüyor olacak yaşamını?

16 eylül 2011, college station, texas.