9 Eylül 2011 Cuma

cumaları -- 335.

mısır'da ne oluyor? bu soru da nereden çıktı mı diyeceğiz? pakistan'da uza[k/y]dan erişimli uçaklarla bombalama durmaksızın sürerken, mısır'da "müslüman biraderler" tahrir'i demokrasi için doldurmuş, konu mudur? "tahrir"den alınan güçle mısır'daki israil yerleşkesine saldırılmış konu mudur? yeter ki, mısır'da demokrasi olsun; müslüman biraderler iktidar olsun.

demokrasi olunca aykırısı mı olacaktı? bir önceki yönetimle, bugünkü yönetim seçimle kazanabilir miydi, kazanabilir mi? seçime hile katılmadığı sürece mısır'da da, müslüman biraderler için demokrasi neyse, mısır'da demokrasi o olacaktır. neyse, sırada, öncelikle, anayasa var.

türkiye'nin büyümesi, genişlemesi mi önemli; yoksa, demokrasiyle barışın sürmesi mi? sanılır ki, üretimdeki tıkanıklıklar, yönetimdeki zorluklar, içselde gerilemeleri saptırmak için, yönlendirmede, savaşı öngörür yönetimler. geleneksel faşizm denilen gerçeklik oydu ya da faşizmin askerlikle birebir ilişkisi varsayılır. her askerilik faşizmdir kimilerine. neyse ki, tarihsel olarak, toplumsal olarak da, biliyoruz ki: basbayağı, demokrasi icinde de, sivillik savaşı zorlayabiliyor; savaşı çözüm diye öngörebiliyor.

türkiye'nin israil'le çatışmasının ne tarihsel, ne de toplumsal gereği vardır. türkiye'de israil'in varlığı nedir? turkiye'nin güçlenmesinin, büyümesinin önündeki engel israil midir? şöyle de sorabiliriz: türkiye'de demokrasi ve barış, israil yüzünden mi gelişmedi, gelişmiyor? israil devlet olarak, türkiye'nin içinde, dışarıda türk varlığına saldırı mı düzenledi?

israil'in, filistin topraklarında filistin ve arap nüfusuna baskı, zorbalık uygulaması yeni değil. israil'e dur demek, türkiye'de çoğunluk desteğini alır ama, savaşla değil. üç ayını bulmadık 12 haziran seçimlerinin. neydi akp'nin hedefleri? yollarımız ikilendi, dörde katlandı; daha da yola devam. hastahanelerimizde bekleme, sürünme kalktı; daha da iyisini getireceğiz. okullarımızda, enson teknolojik olanaklarla eğitimi geliştireceğiz.

israil'le savaşacağız, gazze'de sarılmış hamas önderligindeki kardeşlerimizi baskıdan, sarılı olmaktan özgürleştireceğiz diye hedef neden konmadı? dış ilişkiler, öyle, oy desteğiyle, ahlak üstünlüğüyle, tarihsel geçmişimizle yürümez. oldubittiler türkiye'yi ilgilendirir; türkiye'yi bağlar. kaldı ki, arada, akp gitse de, savaşın sonuçlarını geriye döndürmek yeni savaşlar gerektirir.

bunları bilmez mi akp yönetimi? herkesten iyi bilir. neden sonu belirsiz oyuna girerler? güvenceleri nedir, destekleri nedir? israil, filistin'e zorbalık ediyor, zulüm yönetimidir, şımarık çocuktur söylemiyle savaşa mı gidilir? uçaklarımızı teslim etmedi yeterli gerekçe midir? israil'den uçak isterken neden bağlayıcı olmayı atladınız?

erdoğan'dan şunu iyi biliyoruz artık: kuru bir gürültü ve sonunda yağış yok. erdoğan, anı gelince, gerileyendir. erdoğan, gerilediğinde de, akılda teslim olmayandır. sözünü sakınmayan erdoğan, gerilim getirendir. erdoğan'ın çözüm getirdiği yoktur. erdoğan, gücü, yıldırmak için değil, korkutmak için kullanandır. önceki gelişimlerden, önceki hedeflerinden biliyoruz ki, anı gelince, gerileyecektir. bu kuru gürültüden geriye ne kalır? oldubitti olmadığı sürece, geriye kalan, ileriye değişecek yoktur bu gerilimde.

bu hafta turkiye'de futbol sahaları yeniden kalabalıklaşıyor. yazboyu, fenerbahçe yönetiminin başıyla uğraşan tff, turkiye'de futbolun yönetimini sonuna erdirir mi? gerilimsiz, patlamasız, sporun gereklerine, futbolun kurallarına göre mi belirlenir yeni şampiyon?

abd'de işsizlik sürüyor; pazar canlanmıyor. obama yönetimi üç yıldır yürütmenin başında. hazineden, yemenin dışında bir çözüm ve hedef bulunmuş değil. yeniden iş olanağı açmak, yeniden işsizleri üretici konumuna getirmek icin önerilen ne? keynes'in çözümleri, bugün için nasıl geçerli, neden gerçekçi olabilir? olamaz. abd, yeni üretimde sonlarda. abd tüketimle süregiden bir ülkedir keynes'ten bu yana. yeniden keynes'e gelinmesi ne rastlantıdır, ne de geçicidir. küreselliğin geriye dönülmez gelişmişliğinde, abd içselinde keynes uygulamalarıyla pazarın duraklamasına, belki, 2012 seçimleri için canlılık gelebilir. onun için de, cumhuriyetçilerin evet demesi gerekiyor. görünen o ki, 2012 seçimlerine değin cumhuriyetciler "evet" demek icin demokratların keynes'ten ötesini bulup, göstermeleri gerekecektir.

9 eylül 2011, college station, texas.