libya'da yaşananlar 1989'un gecikmiş sonlarıdır. libya'da olanlar neden oluyor sorusundan önce, neden hemen 1989 sonrasında olmadığını düşünmek gerekir.
1989, arap ülkelerinin yoğun olduğu, osmanlı'dan kalıntı yörelerde, öncelikle, ırak'ta yaşandı. 1990'la ırak gündeme geldi. sscb henüz dağılmamıştı; tükenişteydi. gorbacov'un, sscb'yi abd'nin önüne çıkarmayacağı güvencesiyle ırak'a saldırıldı. saldırı hem kolay kazanıldı, hem de belirleyici bir sonuç getirmedi. saldırının sonunda ırak zayıflamıştı ama, saddam'ın baskıcılığı artmıştı. kuzey'i ırak'tan koparmakla yetinilmişti; bir de saddam'ın kuveyt'ten geriye kaçması askeri olarak gerçeklenmişti. ırak'ta, suriye'de, libya'da "nükleer" ya da "biyolojik" silah olabileceği yeterince korkutucu ve bayağı caydırıcıydı.
saddam'ın zorla kısıtlanmasıın saddam'ı ve ırak'ı çok zayıf duruma düşürmesine karşın, saddam'ın iktidara egemenliğiyle, topluma baskısı artmıştı. sonunda, çok pahalı ve caydırıcılığı çok etkisiz olan 2003 ırak saldırısı ve sonraları yaşandı. libya'nın sırası bir türlü gelmedi. 2006'da kaddafi'nin "nükleer" olmaktan uzaklaşıp, abd'yle uyumlu olmak istemesi kaddafi'nin iktidarını hem uzattı, hem de bitmesinin başlangıcı oldu.
tunus'ta başlayan sokak gösterileri libya'yı atlayarak mısır'da yankılanırken, pekçok siyasi gözlemci ve düşünür libya'nın özel konumda olduğunu ve etkilenmeyeceğini düşündü. libya toplumunun, kaddafi'nin çevresinde toplanmış ve kaddafi yönetiminden yaşam bulmuş azlığının gerisindeki libya kitleselliğinin kırk yıllık suskunluğunun patlaması düşünülemezdi. ayrıca, yine de, özellikle dağıtılan kaynaklarla kaddafi düzenine bağlılığın yeğleneceği varsayımı vardı.
abd, afganistan'da ve ırak'ta çok servet, çok kaynak tüketmişti ve bir türlü de sonu bulamıyordu. libya'ya, suriye'ye ırak'a yapıldığı biçimde saldırı beklentisinin zayıflığı da libya'daki kaddafi yönetimini ve kaddafi gözlemcilerini yanılttı. yılların baskısıyla suskun libya toplumundan tepki ve kararlı direnç beklentisi yoktu. kaddafi'nin çöllerden getireceği destekçilerinin sağlayacağı kitlesellik isyanları anında bitirecek sanıldı. gelişimler öyle olmadı. bingazi'den başlayan kaddafi karşıtı kitleselliğe abd/ab destek oldu. abd/ab, bir yandan kaddafi sonrasını örgütlerken, bir yandan da, bugünü örgütlemeyi başardı. bir gün gelip de, önceki öteki ülke deneyimlerinde olduğu gibi, abd/ab silahlarıyla, abd/ab'ye saldırılmamasının güvencelerini sağlamlaştırarak bekledi abd/ab. abd/ab'nin destek gücünde son saldırının sonuna hızla erişildi. 20 ağustos'la başlayan kaddafi karşıtı toplu saldırının noktalanması, henüz gerçeklenmese de, kaddafi düzeninin sonuna gelindi. altı ayı aşkın bekleyiş de, kaddafi'nin direnç kararlılığı da bir haftadır değişti. kaddafi'nin gideceği yeri olmaması, kaddafi için libya'da yasamını sonlandirmayı kaçınılmazlaştırdı.
kaddafi, kendisiyle birlikte yüzlerce, binlerce insanın da sonunu getirdi. arada trablus'un, libya'nın yaşanabilir yörelerinin paramparça olmasıyla yinelenen insanlık acısı bundan böyle nasil gelişir? libya'nin "birliği" korundu, korunabilir görünüyor. enazından bingazi ve trablus diye iki ayrı örgütlenme olmayacağı ve "libya"nın korunacağı görünüyor. libya'da, kaddafi'nin ortaya çıkardığı, yapay bayrak ayaklar altındadır. libya'nın kaddafi öncesi bayrağı, kaddafi sonrasının da bayrağıdır.
libya'nın yıkımının yeniden yapıma dönüşmesi ve libya'nın yapılarının yeniden yükselmesi ırak ve afganistan örneklerine göre değişik ve hızlı olacaktır. küçük çapta, tekil patlamalar yaşansa da, libya toplumu, hızla sakinleştirilecektir. libya'da kurumlaşamamanın zayıflığı da, kurumların etkisizliği de kaddafi için uzun süreliliği getirse de, aniden çöküşün de nedenidir. libya'da kuruluş kolay değilse de, olanaksız değildir. küçük nüfuslu ve çok zengin kaynaklı libya'da kaynak paylaşımında karşıtlıklar olsa da uyum ve zenginleşme yaşanacaktır. abd/ab, libya'da geçici değil kalıcıdır. abd/ab için libya'da varoluşları yıpratıcı olmayacaktır. abd/ab'ye karşı libya'nın içinden, yerelden tepki hiç olmayacaktır demek yanıltıcıdır ama etkisiz kalacaktır.
abd'de ne oluyor? atlantik'ten kopan ve köpüren kasırganın etkisine karşı hazırlıkların bukez daha güçlü olması son büyük kasırgalardan ders alındığını gösteriyor desek de; şunu da akıldan çıkaramayız: new orleans da new york gibi iktisadî yönden önemlidir ama new orleans insanlarının abd'deki etkinliği ve varlığı new york insanları düzeyinde değildir. new orleans'a yavaş ve uzak kalan abd egemenleri, bukez new york olunca, hızlı ve yakından izler oldular.
abd'de işsizlik göstergeleri iyileşmemekte kararlılık gösterirken, pazarda güvensizlikle, belirsizliğin getirdiği iniş çıkışlar yatışmıyor. obama yönetiminin gizemli çözümleriyle durgunluğun canlanması bir türlü istenen gücü bulamıyor. yeniden durgunlukla, durgunluğa varmadan destek arayışları süregidiyor.
japonya'da 1990'larin başından bu yana bozulmuş kalkınma büyüsü, son yıllarda bir tür siyasi karamsarlığı getirmiş durumda, altı yılda beşinci yürütme ve önderliği değişiminin bu yeni değişimle sonlanmayacağı apaçık görünüyor.
turkiye'de, bir yandan pkk saldırganlığıyla, bir yandan da, bdp'nin tbmm'ye dönüşü beklentisi yaşanıyor. bdp'nin tbmm'de olmasının bdp'nin "son çözümleri"ne getirisi olmayacaksa da, türkiye'de, gündelik barışın sürmesine katkısı olacağı açıktır. bdp'nin tavşan dağa küsmüş, dağın bilgisi yok konumundan, tbmm'de yeralamaya yönelmesinin zamanı gecikmiş de olsa, yeridir artık. bdp'nin, tbmm'de erimesi, önemli bir kazanımdır türkiye'de demokrasi işlerliğinde.
türkiye'nin toplumsallığının temel öğelerinden olan fb sevgisiyle desteğinin küçültülmesi ve azaltılması yönündeki çalışmaların özleneni getirmeyeceğini düşünmeliyiz. fb'ye yaşatılanın türkiye'de futbolu küçültmeye yönelik olması anlaşılırdır da, etkili olacağını düşünmek kolay değildir. akp yönetiminin, fb'deki gelişmelerden kendilerini yalıtabilmeleri ve sorumsuz kalmaları kolay değildir. fb'ye yapılanların sorumluluğu, fb kitleselliğince, akp yönetiminden sorgulanacağı düşünülmelidir.
26 ağustos 2011, college station, texas.
1989, arap ülkelerinin yoğun olduğu, osmanlı'dan kalıntı yörelerde, öncelikle, ırak'ta yaşandı. 1990'la ırak gündeme geldi. sscb henüz dağılmamıştı; tükenişteydi. gorbacov'un, sscb'yi abd'nin önüne çıkarmayacağı güvencesiyle ırak'a saldırıldı. saldırı hem kolay kazanıldı, hem de belirleyici bir sonuç getirmedi. saldırının sonunda ırak zayıflamıştı ama, saddam'ın baskıcılığı artmıştı. kuzey'i ırak'tan koparmakla yetinilmişti; bir de saddam'ın kuveyt'ten geriye kaçması askeri olarak gerçeklenmişti. ırak'ta, suriye'de, libya'da "nükleer" ya da "biyolojik" silah olabileceği yeterince korkutucu ve bayağı caydırıcıydı.
saddam'ın zorla kısıtlanmasıın saddam'ı ve ırak'ı çok zayıf duruma düşürmesine karşın, saddam'ın iktidara egemenliğiyle, topluma baskısı artmıştı. sonunda, çok pahalı ve caydırıcılığı çok etkisiz olan 2003 ırak saldırısı ve sonraları yaşandı. libya'nın sırası bir türlü gelmedi. 2006'da kaddafi'nin "nükleer" olmaktan uzaklaşıp, abd'yle uyumlu olmak istemesi kaddafi'nin iktidarını hem uzattı, hem de bitmesinin başlangıcı oldu.
tunus'ta başlayan sokak gösterileri libya'yı atlayarak mısır'da yankılanırken, pekçok siyasi gözlemci ve düşünür libya'nın özel konumda olduğunu ve etkilenmeyeceğini düşündü. libya toplumunun, kaddafi'nin çevresinde toplanmış ve kaddafi yönetiminden yaşam bulmuş azlığının gerisindeki libya kitleselliğinin kırk yıllık suskunluğunun patlaması düşünülemezdi. ayrıca, yine de, özellikle dağıtılan kaynaklarla kaddafi düzenine bağlılığın yeğleneceği varsayımı vardı.
abd, afganistan'da ve ırak'ta çok servet, çok kaynak tüketmişti ve bir türlü de sonu bulamıyordu. libya'ya, suriye'ye ırak'a yapıldığı biçimde saldırı beklentisinin zayıflığı da libya'daki kaddafi yönetimini ve kaddafi gözlemcilerini yanılttı. yılların baskısıyla suskun libya toplumundan tepki ve kararlı direnç beklentisi yoktu. kaddafi'nin çöllerden getireceği destekçilerinin sağlayacağı kitlesellik isyanları anında bitirecek sanıldı. gelişimler öyle olmadı. bingazi'den başlayan kaddafi karşıtı kitleselliğe abd/ab destek oldu. abd/ab, bir yandan kaddafi sonrasını örgütlerken, bir yandan da, bugünü örgütlemeyi başardı. bir gün gelip de, önceki öteki ülke deneyimlerinde olduğu gibi, abd/ab silahlarıyla, abd/ab'ye saldırılmamasının güvencelerini sağlamlaştırarak bekledi abd/ab. abd/ab'nin destek gücünde son saldırının sonuna hızla erişildi. 20 ağustos'la başlayan kaddafi karşıtı toplu saldırının noktalanması, henüz gerçeklenmese de, kaddafi düzeninin sonuna gelindi. altı ayı aşkın bekleyiş de, kaddafi'nin direnç kararlılığı da bir haftadır değişti. kaddafi'nin gideceği yeri olmaması, kaddafi için libya'da yasamını sonlandirmayı kaçınılmazlaştırdı.
kaddafi, kendisiyle birlikte yüzlerce, binlerce insanın da sonunu getirdi. arada trablus'un, libya'nın yaşanabilir yörelerinin paramparça olmasıyla yinelenen insanlık acısı bundan böyle nasil gelişir? libya'nin "birliği" korundu, korunabilir görünüyor. enazından bingazi ve trablus diye iki ayrı örgütlenme olmayacağı ve "libya"nın korunacağı görünüyor. libya'da, kaddafi'nin ortaya çıkardığı, yapay bayrak ayaklar altındadır. libya'nın kaddafi öncesi bayrağı, kaddafi sonrasının da bayrağıdır.
libya'nın yıkımının yeniden yapıma dönüşmesi ve libya'nın yapılarının yeniden yükselmesi ırak ve afganistan örneklerine göre değişik ve hızlı olacaktır. küçük çapta, tekil patlamalar yaşansa da, libya toplumu, hızla sakinleştirilecektir. libya'da kurumlaşamamanın zayıflığı da, kurumların etkisizliği de kaddafi için uzun süreliliği getirse de, aniden çöküşün de nedenidir. libya'da kuruluş kolay değilse de, olanaksız değildir. küçük nüfuslu ve çok zengin kaynaklı libya'da kaynak paylaşımında karşıtlıklar olsa da uyum ve zenginleşme yaşanacaktır. abd/ab, libya'da geçici değil kalıcıdır. abd/ab için libya'da varoluşları yıpratıcı olmayacaktır. abd/ab'ye karşı libya'nın içinden, yerelden tepki hiç olmayacaktır demek yanıltıcıdır ama etkisiz kalacaktır.
abd'de ne oluyor? atlantik'ten kopan ve köpüren kasırganın etkisine karşı hazırlıkların bukez daha güçlü olması son büyük kasırgalardan ders alındığını gösteriyor desek de; şunu da akıldan çıkaramayız: new orleans da new york gibi iktisadî yönden önemlidir ama new orleans insanlarının abd'deki etkinliği ve varlığı new york insanları düzeyinde değildir. new orleans'a yavaş ve uzak kalan abd egemenleri, bukez new york olunca, hızlı ve yakından izler oldular.
abd'de işsizlik göstergeleri iyileşmemekte kararlılık gösterirken, pazarda güvensizlikle, belirsizliğin getirdiği iniş çıkışlar yatışmıyor. obama yönetiminin gizemli çözümleriyle durgunluğun canlanması bir türlü istenen gücü bulamıyor. yeniden durgunlukla, durgunluğa varmadan destek arayışları süregidiyor.
japonya'da 1990'larin başından bu yana bozulmuş kalkınma büyüsü, son yıllarda bir tür siyasi karamsarlığı getirmiş durumda, altı yılda beşinci yürütme ve önderliği değişiminin bu yeni değişimle sonlanmayacağı apaçık görünüyor.
turkiye'de, bir yandan pkk saldırganlığıyla, bir yandan da, bdp'nin tbmm'ye dönüşü beklentisi yaşanıyor. bdp'nin tbmm'de olmasının bdp'nin "son çözümleri"ne getirisi olmayacaksa da, türkiye'de, gündelik barışın sürmesine katkısı olacağı açıktır. bdp'nin tavşan dağa küsmüş, dağın bilgisi yok konumundan, tbmm'de yeralamaya yönelmesinin zamanı gecikmiş de olsa, yeridir artık. bdp'nin, tbmm'de erimesi, önemli bir kazanımdır türkiye'de demokrasi işlerliğinde.
türkiye'nin toplumsallığının temel öğelerinden olan fb sevgisiyle desteğinin küçültülmesi ve azaltılması yönündeki çalışmaların özleneni getirmeyeceğini düşünmeliyiz. fb'ye yaşatılanın türkiye'de futbolu küçültmeye yönelik olması anlaşılırdır da, etkili olacağını düşünmek kolay değildir. akp yönetiminin, fb'deki gelişmelerden kendilerini yalıtabilmeleri ve sorumsuz kalmaları kolay değildir. fb'ye yapılanların sorumluluğu, fb kitleselliğince, akp yönetiminden sorgulanacağı düşünülmelidir.
26 ağustos 2011, college station, texas.