29 ekim 1923'le başlayan türkiye cumhuriyeti'nin 29 ekim 2023'ü nasıl bulduğu yüzyıldır hergünü tartışmalı yaşanmıştır.
cumhuriyetçiler başında çok azdılar. türkiye cumhuriyet olunca cumhuriyet ülküsü atatürk'ün ötesine atatürk ile ve atatürk olmadan da sürdü. atatürk'le olanlar da, atatürk'e karşıt olanlar da yüzyıldır eksilmedi. türkiye'de yüzyıldır bitmeyen karşıtlık ikinci yüzyılda nasıl sürer, nasıl gelişir? bilemeyiz. "ilelebet payidar" olacaktır kararlılığıyla yüzyılda başarılamamış hedeflere varılacağını söylemek inanç ve inançlılık olur.
ulusal kurtuluş üzerinde kurulmuş ve yükselmiş cumhuriyet'in başlaması değil ama, sürdürülmesi zorlu yaşanmıştır.
cumhuriyet, yıkılmış, yakılmış, küçülmüş bir türkiye'nin bağımsızlık savaşı'nın zorunlu ya da kaçınılmaz bir sonucu değil ama, önlenemeyen bir oluşumdur. kurtuluş savaşı'nın başarılı askerleri ve sivilleri cumhuriyet oldubittisine direnç gücü bulmakta zorlanmışlardır. yıkılan, yoksayılan osmanlı hanedanı yönetimindeki "devlet-i aliyye" savunucularının yokluğu cumhuriyet'in kuruluşunun ilk adımı olmuştur.
cumhuriyet halk fırkası'na karşıtlığın örgütlülüğü de terakkiperver cumhuriyet fırkası olarak açığa çıkmıştır. ilk zorluk ve ayrım budur: halkçılık ve terakkiperver olma. cumhuriyet olmada değil ama, cumhuriyet'i kurma ve sürdürmede yaşanan ayrılık yüzyılın karşıtlığıdır. cumhuriyet olmasın ya da cumhuriyet değil de önceki devlet ve yönetimi savında siyasilik cumhuriyet tarihi boyunca yaşanmamıştır. osmanlı devleti'ne saldırılar ve övgüler ayrılıklarıyla çelişkiler siyasi olarak da, toplumsal olarak da yaşanmamıştır. yğzyıldır yaşanan karşıtlıklar, uzlaşmazlıklar ve uzlaşımsızlık "cumhuriyet olmasın" odağında hiç olmamıştır.
cumhuriyet'i gücünü aldığı kurum tbmm yakın zamanlara değin türkiye cumhuriyeti'nin kutsalıdır. 2017'de yaşanan anayasa değişikliği de özünde tbmm'yi küçültmüş olsa da, sözde üstesinden gelememiştir. şunu da güvenşe söyleyebiliriz: 2017'yle başlayan süreç kalıcı olamaz ve olmayacaktır.
tbmm ve cumhuriyet'in kurucusu atatürk'ün "egemenliğin kayıtsız, koşulsuz ulusun olduğu" ilkesi de yüzyıl içinde çokça yerlerde sürünse de cumhuriyet'in kurucu ilkesi ve sürdürücü ilkesi olduğu, neredeyse, tek ortaklığıdır türkiye cumhuriyeti'nin.
kurucu önder ya da siyasi sözülüğümüzde "ebedi şef" ve de atatürk izlerlerinin deyimiyle ölümsüz önder atatürk cumhuriyet yönetiminin toplumsallığını hedefini de açıkça söylemiştir: sınıfsız, imtiyazsız kaynaşmış türkiye. bu düşsel ülkü cumhuriyet'in onuncu yıldında ne denli doğru ve geçerliyse de sonrasını tanımlayıcı olmamıştır. türkiye hızla değil ama, özellikle ilk yirmibeşinci yılından sonra artarak sınıflaşmış ve kaynaşmışlıktan imtiyazlı olanların çoğaldığı bir toplumdur. bu olgunun değişmesi de, değiştirilmesi de toplumsallığın özüne ve doğasına aykırıdır. atatürk'ün açıkladığı hedef kurucu kadroların cumhuriyet'in ilk on yılındaki hedeflerinin yüceliğini ve iktidarlarının gücüdür.
halkçılık ve kalkınma("terakki") olarak yaşanan ilk ve uzun süreli karşıtlık tek partililikten çok partililiğe geçişin ve sürdürülmesinin dayanaklarını ve sürdürülmesini getirmiştir. tartışma: nasıl halkçılık, kim halkçı olarak siyaseti ayırmıştır. yine benzeri biçimde nasıl kalkınma ve kimi kalkındırma da siyasi ayrımların temeli olarak yaşanmıştır yüzyıldır. bunların kökenlerini ve izlerini atatürk'le kazım karabekir ve rauf orbay tartışmalarından, ismet inönü ile ali fethi okyar tartışmalarından, ismet inönü celal bayar-adnan menderes karşıtlıklarından bulmak zor olmaz.
cumhuriyet'i zorlayan ve özlenen özgürlük ve demokrasi hedeflerini yakalamasını zorlaştıran üç toplumsal karşıtlığı olmuştur: kürtçü ayrımcı isyanlar, gerici-dinci ve sonunda siyasi islamcı dirençler ve liberal-komünist eleştiri ve örgütlenme arayışlarıyla etkinlikleri.
kalkınmanın her tıkandığı durumda siyasette değişimler yaşanmıştır. tek partili yaşamın sonlanması ilk tıkanıklığın aşılmasını getirmiştir ve 1946'yla açığa çıkan çok partililik 1950'de chp iktidarını değiştirmiştir. 1950'lerin kalkınması 1957 sonrası tıkandığında dp ve yönetimiyle anayasa değişimi çözüm olarak dayatılmıştır. 1950'lerle gelişen sanayileşme ve sınıflaşma 1960'larla örgütlenme gücünü artırmış ve 1971 duraklaması yeni değişimi getirmiştir. cumhuriyet kalkındıkça sınıflaşma ve kaynaşmışlıkta zayıflıklar siyasi ve iktisadi imtiyazlıların cumhuriyet kurtarıcısı imtiyazlılarınca durdurulmasını getirmiştir. 1960, 1971 derken 1980'le ve anayasa değişimleriyle özlenen sınıfsızlık da, kaynaşmışlık da, imtiyazsızlık da azalacağına çoğalmıştır.
cumhuriyet'le iki alanda büyük başarılar kazanılmıştır: kalkınma ve çok partililik. cumhuriyet'le özlenen ama başarılamayan ise hukukun üstünlüğü ile düşünce özgürlükleri olmuştur. düşüncede çok istenen olması gerektiğinden öteye olduğu varsayılan yasallık ve kendini özgürce açıklamada atılacak çok adımlar ve alınacak çok yol vardır.
yüzyılın sonunda bugün geldiğimiz noktada cumhuriyet sonsuzluğa varoluşunu sürdürürken cumhuriyet kurucularının izlerleri siyasi iktidardan ve toplumsal etkinlikten çok gerilerde kalmışlardır. cumhuriyet değişim olduğunca, değiştirici de olmuştur. türkiye'nin gelen yüzyılda cumhuriyet'i değil ama, toplumsallığı ve cumhuriyetçileri nice değişimlerle türkiye'nin kalkınmasının, özgürleşmesinin ve barışının sürmesinin güvenceleri olarak varolacaklardır.
27 ekim 2023, college station, texas.