demokrasiye ve siyasete inançsızlık yeni değildir. siyaseti küçümseme ve siyasetçiyi aşağılama da yeni bir görünüm ve oluşum değildir. kendilerini seçkinlikle ilişkilendirenlerde de bu durum benzerdir; genel toplum katmanlarında da. zaman zaman saygın ve sevilen siyasetçiler olmuştur; olur. genel kanı ve kavrayışı değiştirecek düzeyi bulmaz siyasete saygı, siyasetçiye saygı.
daha özelde düşünürsek siyaset eylemi ve düşüncesi "seçmenli" yurttaş demokrasilerinde giderek saygınlıktan uzaklaşır görünümdedir. bu saygınlıktan uzaklık, günümüzde, "parti" örgütlülükleri varoluşlarında daha da belirgindir.
şu da vardır ve yaygındır: her siyasetçi ya da siyasi oluşum kendini "arınmış (eskilerin deyimiyle "pir ü pâk" ya da pirüpâk") sayarken karşıtlarını saygınlıktan yoksun görür; göstermeye çalışır.
bu söylediklerim genel doğrular ya da ortalama geçerli bilgilerdir. yeni bir durumdan ve gelişimden sözetmekte yarar var. nedir o?
türkiye özeline dönmekte yarar var. karşıtlarınla siyasi uğraşta eskimeyendir "değersizleştirme (ya da eskilerin deyişiyle "itibarsızlaştırma")" etkinlikleri. günümüzde siyaetin dinmeyenden öteye giderek temel etkinliğidir değersizleştirme. bu olanın bir yanıdır.
bir öteki yanı da "değersizleştirme"ye katılma, inanma yanında "taşımacılar" türemiştir ve yayılmaktadır. "paylaşım" etkinlikleriyle kısa zamanda olmayacak yalanlar, yakıştırmalar kısa sürede yayılmaktadır. "bilgi" diye uydurulmuşluklar ve kurgulamalar sorumsuzca yayılma olanağı bulmaktadır. bu tür "aktarmaları" ve "paylaşımları" durdurmak da, önlemek de zordur; zordan öteye olanaksızdır.
türkiye özelinde 2002'den bu yana yıllardır "yeraltından" süregelmiş değersizleştirici söylemler, sözler en yetkin düzeyden durmaksızın dillendirilmektedir; yinelenmektedir. türkiye'nin değerleri olmuş kurtarıcı önderler, kuruluşu gerçeklemiş siyasetler ve siyasetçiler gündeliğin "değersizleştirme" saldırganlığından uzak kalmamaktadır.
en belirgin değersizleştirme "chp zihniyeti" olurken, ardından geleni de chp'nin kurucu başkanı ve cumhuriyet'in kurucusu atatürk'e olur olmaz, "iki ayyaş" gibi yerli yersiz dil uzatmalarla küçümseyici yaklaşımlar olmaktadır. bu tür siyasi davranışların, söylemlerin getirisi de: akp varlığını yoksayıcı, küçümseyici, aşağılayıcı değersizleştirmelerin yaygınlaşması olmaktadır. ok yaydan çıktı örneği geriye dönüşü olmayan karşıtlaşma yaşanan tek siyasilik olmaktadır.
bu durum nasıl değişir ya da ne zamana değin sürer günümüzde yanıtı olmayan belirsizliktir.
şunu güvenle söyleyebiliriz: siyasette değersizleştirme baskınlaşmıştır. değersizleştirmesiz siyasi söylem ve siyaset yapılamamaktadır. günümüzün siyasetinin yarına değişimi konusunda umutsuzluk ve karamsarlık yükselmiştir. gelenin gideni aratacağı deyişi çoktan geride kalmıştır. siyaset hızla "o gitsin de" ile "onlar gitsin de" batağında debelenmektedir. değersizleştirme değersizleştirmeyi geliştirmiştir ve karşıtlaşma birbirlerinin üstüne körlemesine gitmektedir.
4 haziran 2021, college station, texas.