abd dış siyasette tüm sorunlarını cumhuriyetçi başkan trump'ın öngörülemeyen belirsizlikleriyle açıklayamaz. oysa abd'de demokrat parti yanlıları abd'nin dışarıdaki zayıflıklarını başkan trump ile açıklamaktan uzak durmuyor.
cumhuriyetçi başkan trump göreve başlamasının ardından "abd'nin dışarıdaki zayıflıkları" sona erdi diye duyurmuştu. demokrat başkan biden ise "amerika geriye döndü" diye başladı. abd'nin çindeki geleneksel ve değişmez cumhuriyetçi-demokrat çekismesiyle karşıtlıklarından ayırarak gözlersek şunu güvenle söyleyebiliriz: abd'nin abd dışındaki gücü zayıflamaktadır.
geçmişi kıyıda unutmadan günümüze ve bundan sonrasına bakarak düşünmeliyiz. abd 1989'la sonlanan "soğuk savaş"tan yenik çıkmadı ama, abd tek başına kalmada ileri adım atamadı. bunun nedenleri açıktır: soğuk savaş'ın abd karşıtı öteki ucu sovyetler birliği'nin parçalanıp dağılmasını abd "gün bugündür" kolaycılığı ve kestirmeciliğiyle sovyet artığı ortadoğu devletlerini dağıtmaya kalkıştı. sonuçta, milyonun üstünde insanın canını yitirdiği ve milyonlarcasının yurdundan ayrılıp sığınmacı, kaçak ve göçmen durumuna düşmesinin sorumlusu konumunda kaldı abd.
abd hazinesi ve insan kaynakları kimilerine göre 4 trilyon dolar, kimilerine göre daha da artısıyla tüketildi. demokrasi taşıyıcılığından gelinen noktada, dost düşman, abd'ye güvensizlik yaşanan gerçeklik oldu.
demokrat başkan abd'ye güvensizliği değiştirmeyi amaçlıyor. abd'nin amaçladığına erişebilmesi kolay değildir. soğuk savaş kavgaları ve korkuları ortadan kalkmıştır. rusya sovyetler birliği değildir ve ortada soğuk savaş'ta olmayan çin vardır. ayrıca, küreselde iki kutupluluk geride kalmış ve üçüncü dünyacılık silinip gitmiştir. ulusallık yön değiştirmiştir.
abd bunları bilmiyor mu? bilmez olur mu? abd de biliyor, ab de biliyor, rusya ve çin de biliyor. abd'nin açması ve sorunu da burada düğümleniyor. çoklu birliktelikler abd'ye özgü değilidr günümüzde. abd dışındakiler de abd benzeri çoklu ilişkiler kurabiliyor; kuruyor. nasıl ki: abd hem rusya, hem de çin'le birliktelik arayıp bulabiliyorsa; rusya da hem çin'le, hem de abd'yle birlikte olmaktan tümden uzaklaşmıyor.
abd başkanı yurtdışına ilk gezisini hem önemsedi, hem de önemsetti. abd'nin dış siyasette yeni arayışı gibi görünenler eski alışkanlıklarıdır ve yeni bir adım yoktur. abd de her ulus devlet gibi ulusal çıkarlarına göre ilişkilerini kurar ve korur. örneğin, başkan biden'in "brexit" sonrası abd'nin "yeni atlantik" arayışı olarak sunduğu nedir? ab içindeki ayrımlardan yararlanmakla birleşik krallığı ab karşısında yalıtılmamış ve zayıflamamış kılmak. bunu almanya, fransa görmez mi; bilmez mi? abd de bilir; ab de bilir.
abd birleşik krallık yakınlaşması ne yenidir, ne de ab'yi parçalayıcı gelişir. abd'nin birleşik krallık'tan değil de, almanya'dan ve ab'nin birlikteliğini dengelemek istediğidir. bu durumda g7 toplantısı ne oluyor? geleneksel olarak g7 sürüyor ama, g20 evresinde g7'nin etkisi g20 öncesine göre geriden geliyor. abd'nin biden'le de g7'yi yeniden belirleyici ve etkin duruma yükseltmesi geride kalmıştır.
abd, 1989 öncesi nato'yu tartıştırmazdı; 1989'la abd dışında olduğunca abd içinde de nato tartışması abd içinin aşağılarında süregitmektedir. başkan biden yeniden nato'yu güçlendirmey zorlayabilir ama, bir değişim beklemek yanlış olur. durduk yerde biden'le nato'yu çin karşıtlığına dönüştürmek de nereden çıktı? ab'nin ve nato ülkelerinin abd'den bağımsız çin'le gelişşen ilişkileri abd'yi güçsüzleştirmektedir.
başkan biden abd'nin bu arayışları arasında türkiye ve rusya ile özel buluşmadan ne bekledi, ne buldu? gelen günlerde bir değişim beklemek zordur.
18 haziran 2021, college station, texas.