12 Şubat 2021 Cuma

anayasaya uyanlar ya da yaptıkları anayasa olsun isteyenler / cumaları -- 826.

türkiye'de anayasalar hep sorunlu olmuştur. türkiye'de sorun anayasalardan çok anayasallıktadır. üzerinde enaz düşünülmüş olan ya da düşünülesi olan da anayasallık sorunudur.

türkiye'de anayasalar güce dayatılan bir güç olmuştur. 1876'dan bu yana öyledir durum.

toplumsal uzlaşımla anayasa oluşması ya da oluşturulması özlemi hep geçiştirilmiştir ya da oluşturacak güç birliği ve toplumsal birliktelik olmamıştır.

1876 anayasası'nın uygulanması 1908'i bulmuştur; sonraki on yılın anayasaya göre yaşandığını söylemek kolay değildir. 

1921 anayasası ile kurtuluş savaşı kazanılmıştır ve belki de anayasaya uyumluluğun en geçerli olarak yaşandığı evredir. 1924 anayasası kuruluş anayasası olmuştur. 1921 kurucu meclis anayasası kurtuluşun yasallığı ve uygulaması iken, 1924 anayasası da kuruluşun sürekliliğini getirici olarak tasarlanmış ve uygulanmıştır.

1924 anayasası kısa sürede 1925 sonrası devrimlerini de kılıcı kılmak yönünde temeli sarsmayan ve koruyucu değişimlerle sağlamlaştırılmıştır. 1924 anayasası ile chp ve dp iktidarlarını kurup yaşamışlardır. 1940'larda chp ile dili yenilenen anayasa, 1950'lerde yeniden "eski" ya da "özgün" diline değiştirilmiştir.

1960 ihtilâli  dp'nin "anayasa'yı ihlâli" suçlamasıyla dp'yi iktidardan etmekten öteye 1924 anayasası'nı tümden ve bir anlamada "albaştan" ya da "tümüyle" yenilenmesini getirmiştir. 1961 anayasası halkoylamasına başvuruyla gerçeklenen ilk anayasa olmuştur. 1961 anayasası, pekçok ilkleri içerir: devletin 1921 ve 1924'te olduğuna yakın kökten değişimini getirmiştir. 

1961 anayasası'nın hazırlanışında toplumun çoğunluğunun temsilcisi olan dp'nin siyasi temsilcilerinin anayasa hazırlama kurullarında olmaması ve sonrasında kurucu meclisi'nde temsilden yoksun bırakılması temel zayıflığıdır. sanıldığı ve söylenegeldiği gibi "askerlerin" anayasası değildir 1961 anayasası. halkın oyladığı bir anayasadır ama, halk katmanlarında açık tartışması olmaması da temel zayıflığının tamamlayıcısıdır.

1961 anayasası türkiye'nin tümüyle katılımından çok türkiye'yi biçimlendirme özleminin tutkulu bir dayatmasıdır. türkiye'nin ilk çeviri ve olanın değil olması gerekenin anayasası olmuştur. doğal ki, 1960'la yıkılmış ve siyasiliği ezilmiş, yokedilmiş dp'nin ya da benzerinin bir daha dp gücünde olmamasını öngören bir düşün anayasası olmuştur. siyaset toplumda yoksayılmış, siyaset anayasa ile denetlenir olsun tasarısı olarak uygulanmıştır. çok geçmeden 1971'de askeri gücün isteklerinden gerilemesiyle siyasetlerinin gücünü ulusun seçmenlerinden alanların birlikteliğiyle kısıtlamalar özde değişmese de, anayasa gücü kısıtlanmıştır.

1950'lerde anayasa tartışmaları yapan chp'ye karşı anayasallığı önemsemeyen dp arasındaki çekişme 1960'larda değişim göstermiştir. ap, bir yandan 1961 anayasası'na uyumluluk gösterirken, bir yandan da, anayasanın siyaseti/siyasileri kısıtlamasını zorlayıcı siyasi duruş göstermiştir. 1972 ile anayasa ve anayasallık tartışması gündemden kalkmıştır.

1970'lerin toplumsal gerilimleri ve türkiye'de büyümenin getirdiği dış sorunların dayatmalarının aşılamaması sonucunda duraklayan siyaset ve yasama gücü anayasanın yeniden yapımı/yazımını getirmiştir. 1982 anayasası 1980 duraklamasını yasallştırmak ya da 1980'de yapılanın anayasallığını sağlamak gereğinden oluşmuştur.

1982'den 2017'ye değin sürekli anayasa tartışması ve anayasallık tartışması gündemi ve gündeliği boyunduruğuna almıştır.

2017 anayasa halkoylaması sonucu oluşan "cumhurbaşkanlığı" yönetiminin anayasallığı getirmeyeceği biliniyordu. 1982 anayasası öncesinde yaşanan 1980'i sürekli kılma adına anayasa yapımı/yazımı yaptığı gibi 2017' değişimiyle özlenenin isteneni, istenen düzeyde getirmemesiyle, yeniden yaptıkları anayasa olsun özlemini getirmiştir.

menderes ve demirel varolan anayasa ile çalışır ve kısıtlanırken, özal ve erdoğan sürekli anayasallığı zorlayan ve kendilerine göre anayasa özleyen konumunda yürümülerdir siyasi güçleriyle.

cumhuriyet tarihinde onca anayasa yapımı, yazımı ve değişimine karşın başlıca iki siyasilikten sözetmek yanlış olmaz. menderes ve demirel anayasa yapmaya değil varolan anayasa kısıtlarıyla yönetmeye çalışmışlardır. soyut düzeyde geçerli anayasaya uynalardandır diyebiliriz. özal anayasallığı önemsemez davranmayı yeğlemiş; erdoğan ise hep yaptıkları anayasa olsun istemiştir.

erdoğan anayasaya uymak istemediğini anayasa özürlüdür ya da "darbe anayasası" diyerek küçültücü ve anayasallığa siyasi güçle karşı çıkmayı siyaset saymaktadır. anayasaya uyacağına yaptıkları anayasa olsun da anayasallıkla sorunu yokmuşa erişmek istemektedir. olur olmaz; istediğini alır almaz uzamadan göreceğiz.

soyut anlamdaysa şurası da açıktır: bir an için anayasa varolan siyasi güce uydurulsa da, sonrasında da yeniden anayasa yapımı/yazımı zorunlu olacaktır. toplumsal birliktelik ve uzlaşımla yaşanmayan anayasa yapımları/yazımları kaçınılmaz olarak sürekliliğe erişmez ve yeniden yapımı/yazımı zorunlulaşır.

akp'nin yapacağı anayasa olmaz ya da olsa da kalıcılığı ve sürekliliği hiç olmaz. anayasaya uymayanların anayasası anayasallığı geliştirmez.

12 şubat 2021, e. hampton, ny.