akp çatlamadan ya da akp'de yönetim sarsıntısı yaşanmadan türkiye nereye sorgusu boşluktadır. akp çatlamaz ya da akp'de yönetim sorgulanmaz yerinde bir değerlendirmedir ama, hergün geçerliliğini yitirmektedir.
akp 2019'u başarılı geçirdi sayılamaz. yerel seçimlerde akp'nin yaşadığı yenilgiler ve istanbul seçimini yenilemedeki zorlamalar 2019'dan kalanlardır. mhp'siz olamayan akp'yi içinden sorgulayamayanların dışarıdan sorgulamaları, 2020'nin küresel salgının zorluklarından da zorlu yaşanmaktadır.
bir yıl içinde, akp kaynaklı, akp'de yaşayamayan, akp'de yaşatılmayan iki ayrı siyasiliğin birbiri ardından çıkışını, akp yoksaymakla küçümsemek gelgitinde karşıladı. başlangıçta, önceleri de yaşanmış parti içinden parti dışı kalmış nice siyasilikler benzeri, hızla söner gider, ali babacan ve ahmet davutoğlu siyasilikleri dirençle varlıklarını koruyor. akp zorlandıkça babacan da, davutoğlu da akp'ye vurmaktan uzak durmuyorlar. neden sorusu anlamsızdır. babacan da, devutoğlu da akp içinden güç koparamazlarsa, akp dışından getirileri olmaz.
babacan siyasiliği daha çok ya da ençok akp'nin kuruluş ilkelerinden sapmalar ve yozlaşmalarda yoğunlaşıyor. babacan akp'nin, ilk on yılını tartışmasız savunuyor ve ne olduysa, 2013'te gezi'ye varan yönetim zayıflığının, akp'yi bitirici olduğunu akp'nin kuruluş söylemleriyle yineliyor, vurguluyor ve vurmaktan uzak kalanıyor. babacan için akp'nin iktisadi programı ve uygulamaları, özellikle, 2013 sonrası "keyfiliklerden" dolayı akp'yi bitirici ve türkiye'nin kalkınmasını durdurucu gördüğünü söylemekten bıkmıyor. doğal olarak da, 2013 sonrası akp yönetimindeki denetimsiz yönetim anlayışının yaşattığı yasadışılıklarla, yasaları zorlayan yasaya uydurmacalıklarla bir yere varılmayacağını "içeriden" söylemle akp içine söylemeyi sürdürüyor. buradan babacan, akp ve türkiye nereye varır? bilinmez diyebiliriz. şurası açıktır ki; akp'nin 2002 bileşkesinin özlemcisidir babacan.
davutoğlu'nun akp'nin başlangıcından sonrası vardığı yerden çok davutoğlu etkinliğinin akp'de boşlukta kalmasından sonrasına eleştirileri olduğu açık. babacan'ın iyi başlayan, iyi giden siyaset söyleminden öteye akp'nin bir sonrasına sözü yetersiz ya da bulanıktır. davutoğlu ise, daha çok, 2015 sonrası akp'deki değişimin durdurulamazlığının kişisel yönetim anlayışında yoğunlaşmış görünüyor. davutoğlu 2015 sonrası yaşananların, yapılanların yanlışlıklarından çok tek kişi seçmesine dayandırılmasına karşıtlık geliştiriyor. bir anlamda, babacan da, davutoğlu da akp'de kişisellik kalksa akp içinde olabileceklerini, akp'li olduklarını vurguluyorlar. akp'de yönetim değişikliğinin akp'yi yeniden demokratik yapıya getireceğini ve türkiye'de demokratik işleyişin huzurla süreceğini görüyorlar, göstermeye önem veriyorlar.
kısacası, babacan da, davutoğlu da kendilerine siyasi temel olarak yozlaşmış akp'nin yozlaşmadan arınmışlığını siyasi hedef olarak görüyorlar. akp'den ötesi onlar için akp sonrasıdır.
soru şu oluyor: akp'nin içinden gelişecek çatlama ya da içeriden sorgulama babacan ya da davutoğlu'na gider mi? öteki türlü de sorabiliriz: akp'nin içnden çatlama ve içeriden sorgulama yaşansa, babacan ve davutoğlu akp'nin içine mi dönerler?
başlangıçta söylediğimi yineleyeyim: akp çatlamadan ya da akp'de yönetim sarsıntısı yaşanmadan türkiye nereye sorgusu boşluktadır. akp'nin içinde çatlama ve sorgulama yaşanır mı? babacan ve davutoğlu'nun akp içinden etkili olamadıkları akp'yi sorgulama akp dışından etkili olur mu?
20 kasım 2020, e. hampton, ny.