türkiye'nin dinmeyen akp sorunu derinleşerek sürüyor. türkiye'de cumhuriyet'le yeraltına zorlanmış ve yitip gitmiş sorunları çözümlerim diye yola başlamış akp kültürel savaşta tıkanmış durumda. cumhuriyet'in kültür ve hukuk anlayışını öfkeyle nefretle yoketme savaşında cumhuriyet geleneklerine sahiplenenlerin nitelikli ve dayanıklı direnişini aşamadı akp. ayrıca, akp'nin cumhuriyet'e nefreti ve öfkesi akp karşıtlığı nefret ve öfkesini geliştirdi. karşılıklı nefret ve öfke, türkiye'de, kırılgan demokrasinin aşınmasından yıkımını zorlar oldu.
türkiye'nin vazgeçilemez çıkarları olan ege denizi, boğazlar, akdeniz, karadeniz kıyıları akp'nin siyasi kazanımları ya da akp'nin çıkarları görünümüne dönüştürüldü. türkiye ne zaman kıyılarına sahip çıkmadı ya da sahip çıkmaz? düşüncesi, öngörüsü bile yanlıştır öyle varsayımların, değerlendirmelerin. akp geldi de mi kıyılarımızda egemeniz? olur mu böyle düşünmeler? ardından da: akp nefreti ve öfkesi türkiye'nin kıyılarında ve çevresinde hak gösterilerini gündelik siyasette kazanım yapmasın tepkiciliği? nasıl olur?
akp'nin gündelik, haftalık ya da dönem dönem ortaya saldığı: işte akp yönündeki simgesel güç gösterilerine gösterilen tepkilerde, türkiye'nin çıkarlarınla çelişecek sorgulamalar, küçültmeler, yanıltmalar karşılıklı nefret ve öfke sarmalını süreklileştiriyor.
akp'ye inananlar azalıyor derken dayanak ne oluyor? akp, türkiye'ye hizmeti kendine destek gerekçesi olarak geriye isteyen bir söylemle ortalıkta. gelin birlikte yapalım, gelin birlikte olalım odağından yola çıkılacağına; siz bunları düşünemezsiniz, yapamazsınız, düşünmediniz, yapmadınız saldırganlığında durmak, dinmek bilmedi, bilmiyor akp. türkiye'nin nitelikli insan gücü 2002'den sonra mı yetişti? türkiye'de üniversite reformu 1934 tarihlidir. türkiye'de istanbul üniversitesi'nin, istanbul teknik üniversitesi'nin yanına, 1950'lere gelinceye, ancak ankara üniversitesi katılmıştır. 1950'lerin ortasını bulmuştur odtü, karadeniz, erzurum, ege ve çukurova üniversitelerine kaynak bulabilmek. türkiye'nin yetişkin insan gücü ve kamu eğitimi akp'yle mi başladı? nasıl olur?
akp cumhuriyet'in kurumlarının önünü tıkamak ve yönünü değiştirmekten uzak duramadı. öte yandan da, yetersiz ve yetkisiz insan gücüyle gösterişli ve gösterişçi yapılanmalarla eğitim yaygınlaşmasını akp'nin yapıtlarıymış gösterileriyle yanılıyor ama yanıltamıyor.
akp zamanında yapılanların akp'ye yaraması diye bir algı yanlıştır. akp zamanında yapılanların eksikliklerini, yanlışlarını akp'yi eleştirmekte kullanmayı akp kendisine saldırı ve haksızlık olarak görmektedir. yapılanların daha iyisini istemek: değerleri cumhuriyetle yükselmiş olanların doğal ve önemli konumlarıdır. akp yapılan eleştirilerden eksiklenme ve öfkeyle cumhuriyet'in tüm yapılarını, yapılanmalarını, kurumlarını, geleneklerini yoketmeyi siyasi dayanak yapmakla yanlışlıktan uzak durmadı, durmuyor. kısır döngüye dönüşmüş yıkımlara direniş olarak saygınlık bekleyişi akp'yi yalıtmıştır. akp'ye nefret ve öfkenin kökeninde "önce onlar başlattı" tepkiciliğinde de gerileme olmadan gelişti 2002 sonrası.
akp'nin yaptıklarıyla övünmesinde yıktıklarının övünç aracı olmasında akp içinden sorgulanmaması karşıtlaşmayı uzlaşmaz kılıyor. akp'ye inançsızlık ve güvensizlik değişmeyecektir. akp'ye inananlar az, akp'ye güvensizlik çoğalmaktadır. akp'nin türkiye'nin kıyılarındaki doğal haklarını savunması da durumda değişim sağlamıyor. bu durumda akp güç ise: durup da karşıtlaşmayı keskinleştirme yanlısı siyasetlerden önce, yatıştırıcı ve karşıtlarını çekici olması gerekir. akp'nin yatıştırıcı ve uzlaşmacı olmayışının getirdiği gerilim, akp'yi, kendi içinde de sorgulanır kılacaktır. o gün bugünleri ençok akp'nin yöneticileri arayacaktır.