3 Nisan 2020 Cuma

rüzgâr ekmekten fırtına biçmeye / cumaları -- 781.

küreselin duraklamasının getirdikleri, getirecekleri diye niceleri ortalıkta. en başta birleşmiş milletler, nato ve ab yıkılır diyenler var. abd ve çin çoktan yıkılmıştı; artık kalkınamaz diyenler var. yok, abd çıkar, çin kötü gitti diyenlerle yok, çin bundan kazançlı çıkar abd büyük darbe yedi diyenler de ortalıkta söz bırakmıyorlar.

somut kurumları ya da son yüzyılın kurumlarını aşıp yeniden dayanışma, bölüşüm ve neredeyse eksiksiz adalet öngörenler de çıkıyor. insanlığın geleceğini ayrımsız, birleşik ve görülmemiş barış öncesinde düşleyenler de var.

küreseldeki duraklamanın ne zaman ya da ne yıkımlardan sonra duracağını bilenler de, öngörenler de gelişenlerle yeniden uyarlamalar yaparken yarına ilişkin öngörüler için erken değil mi sorusu boşlukta sallanıyor. neredeyse, istemiyor musun diyenlerin iyilik, güzellik ve bilim egemen olsun sopası ellerinde sopa yemekten kurtulmak zor. işi daha da ileriye götürüp yüzlerce yıllık kapitalizmi bitirenler, binlerce yıllık dinleri sonlandıran aklı bir karış havada gezenler de eksik değil.

büyük ve benzeri yaşanmamış bir olgunun sürdüğü bugünlerde bildiklerimizi bir anda unutacağız diye düşünmek yanlış olur. küresel duraklama öncesi neredeysek yarın "geçti" çağrısıyla yepyeni bir yerden başlayacağımızı öngörmek en hafifinden yanlış olur. öngörülerin çoklarının izleri kolayca silinecek ve küresel kargaşa sürecektir.

hep olduğunca, yaşanan bu büyük duraklamadan da birçok değişimler olması doğaldır. sanılan, beklenen ve özlenen büyük değişimlerin olabilmesinin temelleri zayıftır. yıkımı ve yıkımları görmeden ne tür yapımlara, yapılara başlanacağını düşünmek kolaydır da yapımı kolay olmaz.

küçük değişimlerle küçük düzenlemeler duraklama öncesini yeniden ve en kısa zamanda yakalamak ilk adım olabilir diye düşünmeliyiz. üretimi yeniden derlemek ve üretici güçleri yeniden üretime dönüştürmek zaman alır. yaşanan duraklama benzeri dönemeçte savrulanları toparlamak kolay olmaz.

yeniden üretime dönüldükçe, siyaset yenilenir mi? duraklama sürecini yönetemeyenler, duraklama sürecinin içinde ezilenler olabilir. siyasette değişimlerin olmasının da, olmayacağının da öngörüleri "bellenmiş doğrular"dır.

değişimler kendiliğinden olmaz. kendiliğinden olan değişimler zamana yayılır. anlık çöküntülerin üzerinde kalıcı ve sağlam yapılar yükselmez. yıkımların birikintilerinden arınmak ve yeni yapılar tasarlamak istenendir diye, olacaktır düşlerine kapılmak yanlıştır. yıkımlardan sonra korkunun ve baskının egemen olması kaçınılmazdır karamsarlıkları da yanlış olur.

yaşananlar önlenebilirdi, önlemler geç kaldı; daha da ötesi, bilinçli yıkıma neden olundu yanlısı kurguların duraklama günlerinde alıcıları olur. uzak durmak yerindedir temelsiz kurgulara.

toplumları yönetenleri zorlu günlerin beklediği duraklama günlerindeki yetersizlikleriyle yaşanıyor. yetersiz yönetimlerin çoğunluğu toplumlarının çoğunluğunun seçtikleridir. yöneticiler yanılmadıklarını düşünürken o seçimleri oylamış onaylamış kitlelerin oylarını, seçmelerini değiştireceklerini düşünmek geçerli olur mu?

bugünkü fırtınayı biçmekte yetersiz kalmış yönetimlerin ektikleri rüzgârlar biliniyor: bölücülük, bölücülük, bölücülük. içinde yaşadığımız fırtınada birlik çağrılarının, fırtına dindikten sonra, kalıcı etkileri olacak mıdır? fırtına kasırgaya dönüşürken erken yanıtların olmazlığı başta sıralanmıştı.

3 nisan 2020, college station, texas.