türkiye'de de, küreselde de güvensizlik değişmeyen gündeliktir. bu güvensizlik ne yenidir, ne de gidicidir.
her dönemeçte, her sorunda, her karmaşada benzeri yaşanıyor. karşılıklı yalanlar, yanıltmacalar ve kimi durumda da yalanlamalar.
toplumların çoğunluğu salgını önemsemiyor ve hazırlıklara katılmıyor; ne de savaşı zorunlu görüyor ve sessiz kalabiliyor. onlar kötü biz iyiyiz egemen seçmedir heryerde. karşıtlaşma çoktan aşılmış ve tek çözümle beklenti ötekinin yokolması ya da zorlanması. o gitmeden her kötülük ondandır ve o gitmelidir. ola ki, durumu sorgulayan varsa: bu tür karşıtlaşmayla onun varoluşu sürekliliğe dönüştü diyemiyorsun. ilk tepki; sen de ondansın!
ortada bir salgın varsa ve doğal ki var; o zaman odur sorumlusu. neden diye sorulamaz. o var da, o sorumsuzluk yapmasaydı salgın çoktan durdurulmuştu. türkiye'de de, küreselde de yaşanan karanlık evre budur. bu güvensizlik salgınla ortaya çıkmış, salgın durdurulduğunda gidici değildir.
güvensizlik görüntüdür; beklenen üstesinden gelinmesidir.
güvensizlik siyasette olsa ya da siyasetle kısıtlı olsa, siyasetin işleyişiyle değişir. bu güvensizlik toplumu salgın olarak dağıtmıştır ve durmak bilmiyor. karşıtlar içinde de güvensizlik için için işliyor ve yarına güvensizlik egemenleşiyor. senin yüzünden ya da benim sana değil, senin bana güvensizliğin sorundur daha yaygın. güvensizliğin değiştirilememesi birlikte olanları, olabilecekleri sarıp sarmalıyor. güvensizler de birbirlerine güvenmez durumda.
o gitse; onun yerine benim istediğim gelirse ne olacak? soru mu bu? türkiye güvenle kalkınacak, adalet ve özgürlük herde olacak. adalet ve özgürlüğün olduğu yerde yaşam güzelleşecek, sevgi ve sevinçle barış gelecek. nasıl? önce o gitsin, adaletsizliklerin öcü alınsın(alınmasın mı? nasıl dersin? onların ne yaptıkları ortada değil mi?) herşey daha güzel olacak. olmasın denir mi?
güvensizlik toplumları tel tel ayrıştırmıştır. o kimdir diyemezsin. o biliniyor: bir yanda kapitalizm, neoliberaller, devlet, halk düşmanları, hırsızlar, uğursuzlar, onursuzlar ve niceleri. öte yanda; allah'tan uzaklaşırsan; görevlerini yapmazsan; yabancıların uşağı olursun; hainlik edersen salgın da vurur; taşkınlar da olur; depremler de eksilmez ve üstüne taş değil bombalar yağar; kapitalizmin kölesi, komünizmin kölesi olursun. o nedir diyemezsin. hem kapitalizmin, hem komünizmin kölesi olmak ne demektir? o ve yandaşları öyle diyorsa öyledir. ona katılmazsan, onu izlemezsen o kimi düşman görüyorsa sen osun!
bir süre daha türkiye'de de, küreselde de güvensizlikler karşıtlaşarak sürecektir. ayrışma nasıl kopuşlara dönüşür ya da ne birliktelikler oluşur? bilinmez. güvensizlik egemendir. karşıtlardan karşılıklı güven beklemek zordur. karşıtların kendi içlerinde güven geliştirenleri güvensizliği ortadan kaldıracak güce erişmeyi başarabilecekler mi? başarmanın dışında almaşıkları var mı?
13 mart 2020, college station, texas.