istanbul seçimi yenilenme sürecinde türkiye'nin çevresi ve dış koşullarda görünüm nedir? önce yakın çevremize bakarsak: suriye sorunu tepede ve ırak sorunu değişmez görünümdedir. lübnan'da sessizlik sürerken, iran'la abd dalaşması tırmanmadadır. biraz uzaklaşırsak suudi arabistan'da güç değişimi midir, kalıcılığı var mıdır belirsizliği sürmektedir. mısır'da sisi yönetimine başkaldırı çoktan durulmuş ve yeraltı da sessizleşmiştir. libya'da uluslararasının da kabulleneceği ve trablus'la bingazi'yi birarada tutacak güç ortaya çıktıkça kargaşanın sonu gelmemektedir. ya israil, ya netanyahu? israil tarihinde ilk kez ençok oyu alan parti onca ödüne karşın birliktelik yönetimi oluşturamamıştır. yunanistan'da ab'yle uyumlanan çipras'ın içerideki uyarsızlığından erken seçime gidilmektedir.
türkiye'nin çevresi derken kafkaslar, balkanlar, ege, akdeniz ve lübnan, suriye, ırak ile iran'ı anlıyoruz. türkiye'nin dışı derken, abd, rusya, almanya diye düşünmemiz gerekir. rusya'nın içinde huzur değilse de, gündelik yaşamda, ayaklanma ve tepkiler, çokluk olduğunca, bastırılmış ve herşey yolunda gerçekliği yanılsama mıdır? rusya, ukrayna'yı yatıştırmış ve yutmaya gerek duymamaktadır. rusya için sorun kişiye bağlı yönetimdir; putin sonrası, putin öncesine dönmez anında ama, putin sonrası putin döneminin sürmesi olmayabilir. rusya'yla olmak yanlılarının putin sonrasının nasıl bir rusya olduğunu öngördüklerini söylemek zordur. rusya, putin'le ya da sonrasında bad'yle olursa ne olur? o gün düşünülür olmaz dış ilişkilerde.
türkiye'nin dışında ab en çalkantılı günlerindedir. birleşik krallık ab'den nasıl kopacak ya da kopunca birleşik krallık mı, ab mi dağılacak? ab parlamentosu seçimlerinde ulusallıkların ab'yi sürdürme yanlısı olanların ülkelerindeki destekleri karmaşıktır. ab'yi güçlendirme yanlılarından çok ab'yi yoksayıcı temelden oy çokluğu avrupa parlamentosu çalışmaya başlayınca bugüne değin olduğundan değişik yürüyecektir. sonbahar'da almanya'da merkel sonrası başlayacaktır. merkel sonrası deyince yeniden "sosyal" olan demokratlar mı; yoksa, "hristiyan" olan demokratlar mı almanya'da başı çekecek?
abd ise: yayılmacılıktan geriye çekilişinde ortadoğu'da ne barış vardır; ne de olabilir görünümdedir. abd, suudiler ile mısır ve israil'i iran'a ve sonrasında türkiye'ye karşı çatışmaya zorlayacak siyasetlerden uzak durmamaktadır. katar ve ürdün gibi ortadoğunun küçüklerini suudiler'in yanına çekmekte zorlanan abd istediğine ulaşırsa ne olur? burada ne olur, doğal ki, türkiye'ye karşı ne olur diye anlaşılmalıdır.
işte bu belirsizliklerde, abd, ab ve rusya kendi çıkarlarını korumakta güçlü ama, birbirleriyle uzlaşmakta zorluk yaşadıkları ortamda, türkiye, 1940'ların ortasından ya da 1947'den bu yana olan seçmesini yeniden belirleme açmazındadır. f-35'e karşı s-400 seçmesinde herikisi de zorlama olarak süregitmektedir. çok açıktır ki: türkiye'nin s-400 seçmesinin getirecekleri güvenlikle birlikte kargaşa olarak yaşanacak boyutları içermektedir. nasıl ki, 1947 seçmelerinde, türkiye'de tartışma yaşanmadan etkinlerle yetkinlerin kararı belirleyici olduysa; günümüzde de, yine kitlesel katılım olmadan yön değişikliği seçmesi dayatılmaktadır.
tüm bu çevre ve dış koşullar eşliğinde istanbul'da gereksiz ve dayanakları inandırıcılıktan uzak belediye başkanlığı seçimi yenilenmesine gidilmektedir. akp yanından, chp adayının "terör"le ilişkilendirmesinin getirisi olmayacağı açıktır. benzeri biçimde, chp yanlılarının da akp'nin istanbul'u zorla seçim yenilenmesinde "açılım" diye bilinen getirisi kime ne oluru bilinmezi güncelleştireceği korkusuyla korkutucu/uyarıcı çabalar eksilmemektedir.
14 haziran 2019, college station, texas.