12 Ekim 2018 Cuma

büyük bekleyiş / cumaları -- 705.

beklenen ne? türkiye cumhuriyeti tarihinin yaşanmamış iktisadi çöküntüsü.

iktisadi duraklamamnın göstergeleri uzunca süredir bıkmaksızın yinelenegeldi. 24 haziran seçimlerinin olağandan önce yapılması, gününde, iktisadi duraklama, gerileme ve çöküş beklentisiyle algılandı ve açıklandı. akp ile mhp öyle öngörmedi ve bitiş/çöküş öngörülerini tümüyle yadsıdı.

24 haziran seçimleri sonrasında iktisadi duraklama ve çöküş beklenen düzeyde yaşanmadı ama, söylentisiyle beklentisi dinmek bilmedi. akp için yaşananların iki açıklaması var: dışarıdan abd/ab baskısıyla kısıtlaması bir yandan ve dış baskıları görmeyen içerideki chp ve hdp karamsarlığı öte yandan.

doğal ki, iç ve dış baskılar, akp yanında ve akp'nin sürekliliğinden yana görünmüyor. akp, önünde sonunda dışarının baskılarını içeriye dayanarak karşılayacağı düşüncesinden gerilemiyor. akp'nin içerideki destekçilerinde kuskulu sesler çıkmıyor ya da bastırıldığını göstermiyorlar. akp için dışarının baskısına direnç ile içerinin ne olursa olsun destek gücü sürdürülebilir mi?

yine çok açıktır ki: akp karşıtları için, akp'nin türkiye'yi getirdiği noktadan çıkışı olmayacak  varsayımı, neredeyse, büyük bekleyiş olarak nitelendirilebilir. akp yeni bir atılım gücünü yitirmiş konumda, kazanılanları korumakla savunmada dururken; akp karşıtları, türkiye battı ve onların sırası gelecek yanılsamasındalar.

türkiye'nin yaşadığı gerilimin üstünde bu bekleyişi nasıl görmeliyiz? akp yönünden dışa dirençli gösterilen ve de akp'nin içerideki desteğinde sarsıntı olmayacağı düşünülen durum nasıl değişir?

akp'den önce türkiye vardı; akp'den sonra da türkiye sürecektir.

akp, açılım olarak "adalet" ve "kalkınma" olarak siyaette yerini aldı türkiye'de. akp'yle türkiye'de adalette yaşanılan sorunlarla "kalkınma"nın da sorunlu duruma geldiğini akpliler de görebilecek midir?

adaletsizliğin getirdiği kalkınmanın duraklaması mıdır yaşanan; yoksa, kalkınmada yanıltıcı görünümün, akplilerce görülmesi ya da akplilere gösterilmesi mi adaletsizliği getirdi sorusu geride kalmıştır. adaletsizlik de, kalkınmasızlık da görünen ve yaşanan gerçekliğe dönüşmüştür.

akp karşıtları, akp'nin, başından bu yana değişmeksizin, bugün gelinen noktada olunduğu tepkileri yeterince saygınlık kazanmadı. akp içinden akp'ye bağlılık ve bağımlılık çözülmedi. bugün gelinen noktada, akp içinde de adaletsizlik yaşanır mı? akp'nin duraklattığı iktisadi durum, akplilerce de sorgulanır mı? yarını ençok belirleyici olacak: akp'nin akp içinden sorgulanması yaşanıp yaşanmayacağıdır. bir bekleyiş de budur türkiye'de.

büyük bekleyişten sonrası ne oluru düşünmek gündeliğin sorusu olmaktan uzaktır.

örneğin, "imf(uluslararası para fonu)" dayanağı olmadan çözüm bulan ya da bulabilen siyasilik var mıdır türkiye'de? beklenen: akp'nin "imf"ye yakın günlerde endonezya ve pakistan benzeri gelin konuşalım diyeceğidir. akp ise: "imf"ye başvurusuz kalkınmanın duraklamasından çıkış için, hem akp'ye zaman kazandırmak yanlısıdır; hem de mutlaka çıkış olacaktır beklentisindedir.

bekleyişlerin, çokluk, beklenmediği yönde gelişmediğinde ne oluru bugünden öngörmek yanlıştır. karşıtlaşanlar, kendi beklentilerinde yerlerinde donmuş beklemektedir.

12 ekim 2018, college station, texas.